Başlangıç
Soluklarımı düzene sokmaya çalışıyordum. Yüzümdeki anarşist, özgürlük savaşçısı bir çizgi roman kahramanı V'nin maskesi ise bunu gittikçe zorlaştırıyordu. Terli ellerimi altımdaki kırmızı eteğime gizlice sildim. Titreyen bacağımın üzerine bir elimi koyup titremesini azaltmaya çalışıyordum. Zira Arena'nın taş zemininde topuklu ayakkabımın sesi fazla ses yapıyor, dikkatleri üzerime çekmemi sağlıyordu.
Neden buradaydım?
Karşımda adi, deri bir tahtta oturan sarışın Rus asıllı adamdan dolayı mı? Yoksa örgüte girdiğim andan itibaren artık çıkamayacağımı bildiğim için mi? Daire şeklini almış tarikatın bir üyesi olarak tahta sandalyede oturuyordum. Dairenin tam ortasında ise evinden kaçırdığımız esmer bir kadın ayakta duruyordu. Adını söylemek dahi isteyemeyeceğim kadar nefret dolu olduğum bir kadın.
Ürkek bakışları hepimizin üzerinde geziniyordu. Kim olduğumuzu elbette biliyordu ve bu onu daha çok korkutuyordu.
Nicolas yüzündeki ürkütücü maskenin arkasından sesli bir nefes vererek başını yana yatırdı. Onsekiz kişiden de çıt çıkmıyordu. Bir sonra ki emri bekliyorduk lakin benim midem daha fazlasını kaldıracak gibi değildi. Arena'nın yerden yüksek ve geniş ebatları hiçbir şekilde rahatlamamı sağlamıyordu.
"Kamera kayıta başladığında her şeyi tek, tek anlatacaksın." Nicolas'ın bariton sesiyle ağlamamak için dudaklarını birbirine bastırdı. Zira ilk emri 'Ağlamak yasak,' olmuştu. Nicolas oturduğu tahtta bacaklarını aralayarak daha rahat bir oturma pozisyonu yakalarken, eli maskesinin çene kısmına gitti.
"Kayıtta mıyız Jayse?"
Esmer kadının haricinde tek ayakta duran kişi Jayse denen zenci adamdı ve o da kamerasının açısıyla uğraşıyordu.
"Başla demeni bekliyorum Nico."
"Beni hiç tanıyamamışsın Nicolas. Bugün olanları asla unutma. Ben unutmayacağım... Kadının güçlü çıkan sesiyle, Nicolas yüzünü tekrar ona çevirdi.
"Sana söylenen dışında konuşma." Dedikten sonra öne doğru eğildi. "Yaptığın ucuz haberi düzelteceksin. Şayet bunu yapmazsan, o zaman buradan ölün dahi çıkamaz Jessica.
Kadın başını iki yana sallarken, Nicolas'a doğru bir adım attı. "Bunu yapamazsın!"
Nicolas ürkütücü bir tavırla başını ağırca yana yatırıdı.
"Bir daha düşün Jessica. Zamanın kısıtlı. Tik, tak, tik, tak."
"Bu yaptığına pişman olacaksın. Asla unutmayacağım, asla." Dedi tükenmiş bir ifadeyle.
"Yaptığımı değil, dediğimi unutmayın bayan Jessica. Haberi düzelt ve eski masumane(!) yaşantına geri dön."
Jayse'e dönüp başını salladığında kayıt başlamıştı. Sessiz ve titrek bir nefes verdim.
O gece yaşananları ve daha öncesinde olan her şeyi öyle soğuk kanlı bir şekilde anlatıyordu ki, profesyonel bir yalancı olduğuna inanıyordum. Hakettiğini yaşamak üzereydi.
Esmer kadının arkasından yaklaşan Caroline ile muhtemelen kayıt çoktan durdurulmuştu. Elindeki şırıngayı hızla kızın boynuna sapladığında ne olduğunu anlamaya fırsat bulamadan, Caroline'in cılız ancak güçlü kollarına yığıldı. Bir ceza töreninin daha sonuna gelmiştik... Ve ben belki de ilk kez bundan haz alıyordum.