Parmak uçlarımla kucağımdaki çantayı sıkarak, yanıma ulaşmasını bekledim. Ne diyeceğimi hızlıca düşünmeye çalıştım ama bu çok saçmaydı. Bu böyle hızlıca alınacak bir karar değildi. Derken... Burak da yanıma ulaşmıştı zaten. Hemen yanıma oturup, yan dönerek sinirli bir ifadeyle gözlerime baktı. "Neden yazmadın Ebru?" diye sordu. "Sana da selam, iyiyim sen?" diyerek başka tarafa baktım. "Ebru..." diye uyarıcı bir tonla konuştuğunda, tekrar gözlerine baktım. "Beni istemiyor musun?" diye sordu, gözlerimin içine bakarak. Bakışlarımı istemsizce kaçırıp, parmaklarımı çantanın üzerinde kıpırdatıyordum. "Şey... Biraz düşünmeye ihtiyacım var. Yani biraz zaman tanıyamaz mısın?" diye mırıldandım. "Başka biri mi var?" diye sorduğunda, hızla ona doğru döndüm ve başımı iki yana salladım. Var asl

