....GEÇMİŞTEN BİR GÜN....
12 ŞUBAT 2015
Gözlerim ondaydı. Başımı olumsuzca salladım. Alt dudağım çoktan titremeye başlamıştı. Ağlamak istemiyordum. Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. Gözlerim buğulanmaya başlamıştı. Ellerim iki yanımda yumruk olmuştu. Karşımda öyle ruhsuz durması beni sinirlendiriyordu ama bir yandan da sıkıca sarılıp beni bırakma diye ağlamak istiyordum ama ne olursa olsun ,kim olursa olsun benimde bir gururum vardı. Başımı öne eğdim. Gözlerimden bir iki damla süzüldü yanaklarıma. Hızla elimin tersi ile kuruladım. Ağlamak istemiyordum.
‘’Beni se…’’
Sustum.
Kelimeler boğaızma dizildi.Üst üste binip koca bir yığına dönüştüler. Başımı mümkünmüşçesine daha da önüme eğdim.Derin bir nefes aldım.Boğazımda ki kuruluğun geçmesi için yutkundum.
‘’Gerçekten beni sevmiyor musun?’’
Diye sızlandım. Ayağımla zemine desenler çizmeye başladım. Kesik kesik nefes alıp veriyordum. Göz yaşlarım yerine yenisini almıştı çoktan. Hayır desin bana sıkıca sarılsın istiyordum. Bana bir kez olsun sarılmamıştı şimdiye kadar. Hiç aşkla bakmamıştı. Bunca zaman hep ben kendimi kandırmıştım. Bir kez olsun elimi tutmamıştı. Gözümün önünde tüm yaşadıklarımız canlandı. O beni hiç sevmemişti. Bana beni sevdiğini söylememişti hiç. Ben salak gibi kendimi buna inandırmıştım. Karnıma koca bir tekme yemişim gibi hissediyordum .O şimdiye kadar bana ümit verecek tek bir hareket dahi yapmamıştı. Sadece ben sürekli onun peşinde dolanmıştım. Nefes alışverişim sıklaştı. Kafamı hızla kaldırdım. Onun gözleriyle buluştu gözlerim. Kalbime koca bir hançer saplandı.
Sevmiyordu.
Sevmemişti.
Hiç sevmemişti.
Saçlarımı sertçe asıldım. Canımı yakmak istiyordum ve her seferine acısını saçlarımdan çıkarıyordum. Bunun sebebi de o2ydu. Bana saçlarımı sevdiğini söylemişti ve ben o günden itibaren saçlarımdan nefret etmeye başlamıştım. Canımı her yakmak istediğimde saçlarımı asılıyordum. Her seferinde onun yüzünden kendime sayısız defa zarar veriyordum.Göz yaşlarımı durdurmuyordum artık. Kesik kesik nefes alıp veriyordum. Onun gözlerinin içine bakarak ağlıyordum. Böyle olmamalıydı. Bu kadar gurursuz olmamalıydım. Başımı olumsuzca salladım. Durmadan ağlıyordum. Bana doğru bir adım attığında çığlık attım. Ateşe değmiş gibi geri kaçtı. Hiç kibar olmayan bir hareketle burnumu çektim. Başımı sağa sola salladım.
‘’Beni hiç sevmedin’’
Sesim olabildiğince kısık çıkmıştı. Kendimi inandırmaya çalışıyordum ama bir yandan da asla inanmak istemiyordum. Elimi alnıma götürüp sertçe vurdum. Kendime gelmeliydim bu kadar basitleşmemeliydi.
‘’Feraye’’
Diye mırıldandı.Eli bana doğru uzandığında sessizce onu izledim. Usulca yanaklarımda ki yaşları kuruladı iki eliyle ardından yüzümü avuç içlerine aldı. Ağlayarak ona bakıyordum. Bana doğru temkinli bir adım attı. Burnumu tekrar oldukça kabaca çektiğimde gülümsedi.Sol eli saçlarıma kaydı. Usul usul okşamaya başladı.
‘’Ağlama artık’’
Diye fısıldadı. Omuz silktim. Ağlamamamı istiyorsa sevsin beni diye geçirdim içimden. Gözümün önüne düşen kaküllerimi düzeltti. Yanaklarımı sıktırdığında umutlu gözlerle ona bakıyordum.
‘’Benim için küçük bir kız çocuğundan farkın yok’’
Kaşlarım çatıldı. Onun için tam olarak buydum. Onun gözünde tam olarak böyleydim. Küçük bir kız çocuğu….
‘’Sümüklü küçük bir kız çocuğu…’’
deyip gülümsedi Omuzlarım çöktü. Ardından beni kendine çekip sıkıca sarıldı. Bana sarıldığı anda gözlerim kapandı. Ben burada böyle kalmak istiyordum. Sonsuza dek burada bu şekilde kalabildim. Sadece o bana bu şekilde sıkıca sarılsın yeterdi. Kokusu bedenimi çoktan esir almıştı. Hala ağlamaya devam ediyordum. Eli sırtımda aşağı yukarı gezinmeye başladı. Başımı omzuna yasladım. Nefes almıyordum bu an hiç bitmesin biz hep böyle kakalım istiyordum. Sırtımda gezinen elleri durdu.
‘’Sen benim için yaramaz bir kız kardeş gibisin’’
Bedenim buz kesti.
Nefes alamadığımı hissettim. Öylece hiç hareket etmeden kaldım. Ellerim iki yana düştü. Öfke yavaş yavaş bedenimi ele geçirmeye başladı. Ellerimi kaldırıp omuzlarına koydum. Sertçe onu omuzlarından geri ittiğimde bir iki adım geriledi. Kocamana açılmış gözlerimle ona bakıyordum. Yanaklarımda ki ıslaklıkları kuruladım . Yutkundum. Elim ayağım sinirden titriyordu. Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. Avuçlarımı sıkıca açıp kapadım. Yüzümde acı dolu bir gülümseme oluştu.
‘’Kız kardeş demek ha’’
Başımı aşağı yukarı salladım. Gözlerim gözlerine kaydı. Gülümsemem büyüdü. Kahkaha atmaya başladım. Elimi karnıma koyup gülemeye devam etim. Omzularım sarsılıyordu. Bir yandan ağlayıp bir yandan kahkaha atıyordum.
‘’Kız kardeş’’
Diye fısıldadım. Başımı gökyüzüne çevirdim. Sakin olmalıydım. Sakin kalmalıydım ama elim ayağım çoktan titremeye başlamıştı. Kafamı ona çevirip gözlerimi ona kitledim. Gülümsemem sönükleşti.
‘’Niye yattın benimle o zaman’’?
Başını hızla öne eğdi. Gülümsedim. Ona doğru bir adım attım.
‘’Niye yattın benimle ‘’diye bağırdım. Gözleri kocaman açıldı. Bakışları hızla beni buldu. Elini ağzımın üzerine kapadı hızla. Çırpınıp ondan kurtulmaya çalıştım. Bir yandan da ağlamaya devam ediyordum. Ellerimle vurmaya başladım. Beni kendine çekip sıkıca sarıldı. Kendimi kurtarmaya çalışıyordum ama sanki hiç bırakmayacak gibi sıkıca sarılmıştı. Dudaklarını kulağıma değecek kadar yaklaştırdı. Çırpınışlarım son buldu. Sabit kaldım. Tutuşu yumuşadı ama dudakları hala kulağımdaydı.
‘’Hataydı.’’
Diye fısıldadığında. Ayaklarım bedenimi taşıyamadı. Kollarının arasından usulca süzülüp yere düştüm. Beni tutmak için bir çaba dahi harcamamıştı. Öylece durup düşüşümü izlemişti. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Hiç kimse umurumda değildi. Etrafımda ki hiçbir insan umurumda değildi. Hakkımda ne düşündükleri umurumda değildi. Ne halde olduğum umurumda değildi. Nasıl göründüğüm umurumda değildi. Ne hissettiğim umurumda değildi. Sadece ağlıyordum. Elim ayakkabısının üzerine gitti. Gülümsedim. Delicesine aşıktım bu adama. Başımı kaldırıp tepemde dikilmiş öylece duran adama baktım. Bana acıyarak bakıyordu. Gözlerim etrafımda gezindi. Sınıftaki herkes bana kocaman açılmış gözlerle sanki deliymişim gibi bakıyorlardı. Gözlerim Ayşe’ye kaydı. Hızla gözlerini kaçırdı benden. O da utanıyordu benden. Hiç kimse umurumda değildi.
‘’Ayağa kalk’’
Duyduğum sesle nefesim kesildi. Hızla arkamı döndüm. Babam öylece durmuş bana bakıyordu. Başımı olumsuzca salladım.Yanakalrımdan sayısız yaş dökülüyordu.Kesik kesik nefes alıp veriyordum.
‘’Baba’’
Yerden destek alıp hızla ayağa kalktım. Yanaklarımda ki yaşları silip karşısına geçtiğim de yüzüme sert bir tokat attı. Attığın tokatın etkisi ile bedenim savrulup yere yapıştı.
‘’Yazıklar olsun sana. Yüz karası’’
Babamın tükürüşünün ardından sertçe kapanan kapı sesini duydum. Yaşadığım utançtan kafamı dahi kaldıramıyordum. Elim acıdan kavrulan yanağıma gitti. Gözlerim onun ayakkabılarına kitlenmişti. Başımı kaldırıp ona baktım.
‘’Ölmek istiyordun ya hani’’
Diye fısıldadım. Bakışları sertleşti. Gülümsedim. Delirmiş gibi hissediyordum.
‘’Öl o zaman’’
Saçlarımı sertçe asıldım. Ellerimle durmaksızın zemine vurmaya başladım. Ne hale düşmüştüm. Sadece kendim değil babamı da ne hale düşürmüştüm. Ben bitmiştim artık. Ellerim kanmaya başlamıştı ama bedenim uyuşmuştu sanki Acıya dair hiçbir şey hissetmiyordum. Yerden destek alıp ayağa kalkmaya çalıştım fakat tekrar yere düştüm. Gülmeye başladım. Ayşenin bana doğru gelemeye başladığını görünce elimle onu durdurdum. Tekrar ayağa kalkmaya çalıştım. Tam karşısına geçip gözlerinin içine baktım.
‘’Öl’’
Başımı dikleştirdim. İşaret parmağımı sertçe göğsüne bastırdım.
‘’Yoksa seni ben öldürürüm.’’
Kafamı hızla aşağı yukarı salladım. Gülümsedim. Kaşlarım çatıldı. Aldığım kararı ona söylemek için yaklaştım. Nefesi yüzüme çarpıyordu. Gülümsemem söndü. Gözlerinin içine baktım.
‘’Seni öldüreceğim.’’