Devran. “Oğlum sen ne edersin? Kimdir bu kız? Odanda ne işi var?” Merdivenlerden inerken anamda telaşla peşimden geliyordu. “İhsan'ın kızıymış ana. Mevzu uzun,” deyip son basamağı da indim. “Çakal İhsan'ın kızı mı varmış?” Anam bile şaşırmıştı. “Varmış ana. Herkesi topla konuşacaklarım var.” “Herkes seni bekler oğul.” Demişti ki yukarıdan bir şeylerin kırılma sesi gelmişti. Anam direkt yukarı bakarken bir cam kırılma sesi daha geldi. “Bismillahirrahmanirrahim… bu kız konağı başımıza yıkacak. Devran niye geldin yanından?” diyen anamın sesiyle ona döndüm. Efsun’un yanında kalmak mı? Bu iyi bir fikir değil. “Kalayım da kafamı mı kırsın ana? Elleşme, sinirli biraz. Stres atıyor.” dedim. Düştüğü duruma bakılırsa sinirlenmekte haklıydı. Kimse kendini böyle bir şeyin içinde bulmak

