1. BÖLÜM "Çaresiz"

1181 Words
1.BÖLÜM Ellerim zangır zangır titriyordu. Ayrıldığım villanın bahçesinden dışarı attım kendimi… Göz yaşlarım seller misali akıyordu. Ellerimi yumruk yaparak tırnaklarımı avuçlarımın içerisini geçirdim. Adımlarımı yokuş aşağı ağaçlık alandan yavaşça ilerletiyordum. Köşeyi dönmemle gözlerim iyice buğulandı yaşlarımı hızla geriye atarken adımlarımı daha da hızlandırdım. Az önce bana yapılan ahlaksız teklifi hazmedemiyordum. Para karşılığında ilişki teklif edilmişti. Hayatımın bu noktaya geldiğine inanamıyordum. Bundan bir yıl önce Amerika’da eğitimlerimi tamamlarken hiç bunları hayal etmemiştim. Tamam, çok mükemmel bir aile olduğumuz söylemezdi lakin en azından babamız hayatta ve kapı gibi arkamızdaydı. Anneannemin yakın arkadaşı hep derdi ki babası ölen büyür, anası ölen ise kimsesizdir… Öyle olmuştu. Babamın ölümüyle bir gecede büyümüştüm. Cenaze sabahından sonra ki gün kapıya dayanan alacaklılar… Başımıza yıkılan borçlar… Annemin zaten iyi olmayan mental sağlığı babamın ölümüyle iyice çökmüştü. Bitik bir durumdaydı. İlaçlarla ayakta durmaya çalışıyordu. Tüm borçlar ve alacaklarla hınca hınç ben boğuşuyordum. Babamın sağ kolu gibi olan Metin Bey’le elimizden geleni yapıp tüm borçları ödemeye çalışmıştık. Başarmıştık lakin elde avuçta ne bir yalı ne de bir villa kalmıştı. Son olarak elimizde kalan küçük bahçeli evi tutmaya çalışıyordum. Haciz kapıya dayanmak üzereydi. Oyalayabildiğim kadar oyalamıştım lakin artık elimiz ve avucumuz bomboştu. Çalışmak zorunda ve borçları ödemek zorundaydım. Yoksa, annem kız kardeşim ve ben sokakta kalacaktık. Bacaklarımın bedenimi taşımadığı hissederken kenarı da ki kaldırıma oturdum. Ağlarken saçlarımı geriye doğru attım. Babamın ölmesinin yanı sıra bitik bir annemin olması iyice dibe çökmemi sağlamıştı. Kadın yıllarca uğradığı psikolojik şiddetlerin, gördüğü değersizliklerin ardından dayanamamış ve yıkılmıştı. Babam çok iyi bir babaydı evet, ama iyi bir eş hiçbir zaman olamamıştı. Her zaman babaannemi, erkek kardeşini ve kız kardeşini annemin ve bizlerin önünde tutmuştu. Henüz on yaşlarında şehir dışına pikniğe gidecekken babamın bizi kapının önünde bırakıp babaannemleri gezmeye götürdüğü günleri hiç unutmuyordum. Babam iki aydır bize hiç vakit ayırmamıştı ve kız kardeşimle keyifle o günün gelişini saymıştık. Babam için her zaman onlar önde gelmişti. Tabi bu durum annemi her geçen gün yıkmıştı. Kadıncağız, gözlerimin önünde her geçen gün daha da eriyordu. Babamın iş kolikliği anneme hiç vakit ayırmamasıyla annemin tüm neşeli sesleri solup gitmişti. Annemin kendisine sahip çıkmaya çalıştıkça, babamın ona savurduğu küfürleri, hakaretleri ve sözlü şiddetler hala gözümün önündeydi. “Orospu… Kaltak… Amına koyduğumun kadını… Kadın mısın lan sen?” Kulaklarımda babamın anneme söyledi sesler yankılanırken birden göz yaşlarımı silerek ayağa kalktım. Ağlamayacaktım, bizi önemsemeyen ve hiçbir zaman ailesi olarak görmeyen bir adam için göz yaşlarımı dökmeyecektim. Onun esas ailesi arkasından göz yaşları dökecekti. Babaannem ve kardeşleri… Pantolonumun cebinde çalan telefonu çıkartarak ekrana bakındım. Metin Bey arıyordu. “Buyurun Metin Bey,” dedim hafifçe öksürerek. “Serin yarın eve haciz geliyor, tüm eşyalarınızı alacaklar… İsterseniz bana gelin…” dediğinde elimi alnıma götürdüm gözlerimi yumdum. “Olmaz öyle, sana zahmet olmasın Metin Bey,” dediğimde nefes nefeseydim. “Yok canım ne sorunu olacak? Siz bu geceden eşyalarınızı alıp bana gelin. Babanın kardeşi sayılırım ben…” Biraz durup düşündüm. Başka çarem yoktu. “Tamam Metin Bey, lakin bu şekilde benim içim rahat etmez. Size borçlanmış oluruz,” dedim. “Ödersin bir şekilde borcunu güzellik. Sen şimdi bunları dert etme, annenleri al gel.” “Tamam,” dedim nefes nefese. Telefonu kapattım. Hızla uzakta gelen minibüse elimi kaldırdım. Durmasıyla binerek paramı verdim ve en arkadaki boş koltuğa geçtim. Yaşadığımız küçük bahçeli evin önüne geldiğim kapıyı açarak içeri geçtim ve kapıyı kapattım. Anahtarımla kapıyı açarak içeri girdim. “Anne…” dedim. Etraf dağınıktı. Hızla salona ilerledim. Tüm perdeler kapalıydı, sehpanın üzerinde ilaçlar vardı. Doktorun verdiği ilaçlar sürekli uyumasına sebep oluyordu. Özellikle şu ara hep uyuyordu. “Anne,” dedim kolunu dürterek. “Kalk.” “Ne oldu kız?” dedi mırıldanarak. “Anne kalk!” “Ne var? Ne?” dedi. Küçük kız kardeşim oda kapısını açarak dışarı çıktı. “Ne var yine? Ne oluyor?” “Annemin hali ne? Sana ilgilen iki tane almasın dedim… Neden bakmıyor musun bu kadına?” “Kadına bakması gereken ben miyim abla? On altı yaşında olan benim! İlgiye ihtiyacı olan benim! Annem değil!” dedi bağırarak. “Sesini alçalt Mira! Benimle düzgün konuşacaksın!” “Sen benim annem değilsin!” “Ablanım! Ve sözümü dinleyeceksin!” “Ahkam keseceğine! Büyüklük taslayacağına söyle bakalım, iş bulabildin mi? Parayı bulabildin mi?” dedi gözlerini kısarak. “Evet, iş buldum. Hemen çalışmaya başlıyorum. Bu iyi haber… Kötü haber ise… Hemen evden çıkmamız gerek. Yarın haciz gelecek…” dediğimde annem yattığı yerden doğruldu. “Sen ne diyorsun serin? Nereye gideceğiz? Bu elimizde kalan son yer…” Annem saçlarını geriye atarak ayılmaya çalıştı. “Metin Bey’e gidiyoruz.” “Abla saçmalama o herifin evine gidilir mi? Gözü yemek avına çıkmış gibi kız bulmanın derdinde!” dedi. “Mira!” dediğimde sesim evde yankılandı. “Derhal hazırlanın çıkıyoruz! Yoksa başımıza gelmeyen kalmayacak! Kapının önüne atacaklar bizi!” dedim haykırırken. Yüzüm kıpkırmızı kesildi. Mira odasına dönerek kapıyı yüzüme çarptığımda annem ayağa kalktı. “Doğru bir karar olduğuna emin misin Mira?” dedi bana bakarak. “Mecburuz anne. Gidecek yerimiz mi var? Babaannemlerin bizi alacağını mı sanıyorsun? Babamın ona aldığı evde üzerinde olduğu için kadının villasına da el koydular. Kadın geçen ay ne kadar kızgındı görmedin mi? Zaten babamı ne zaman sevdi ki bizi sevecek! O babamın parasını, ona sağladığı imkanları sevdi…” dediğimde sustu. “Peki kızım… Bir yıldır boğuşup duruyorsun, sen nasıl dersen o olsun...” dedi kadın pes ederek. “Keşke sen ayağa kalksaydın da sen koştursaydın!” dediğimde sustu. “Hem hiçbir şey yapmıyorsunuz! Hem de sorguluyorsunuz!” diye ekleyerek hızla odama doğru yöneldim. Bavulu açarak hızla kıymetli olan eşyalarımı içine doldurmaya başladım. Annem hızla odama girdi. “Kızım borsadaki hisseleri satmaya ne dersin? Elde avuçta bir tek o kaldı,” dediğinde ona döndüm. “Anne o paralar şu an hiçbir şeye yetmez. Çok az… Uğraşmaya bile değmez. Satmak istesek üç gün sonra elimize geçecek…” “Gizlice Yatırım Danışmanlığı yaptığında biz sürü paralar vardı elinde…” dedi annem. “Anne o paraların hepsi bitti. Hisse sahiplerine parayı verdim konuyu kapattım.” “Keşke hisseler çıkmadan vermeseydin.” “Alacaklı gibi kapıya dayandılar, keyfimden mi verdim?” dedim sıkıntılı bir biçimde. Annem Nalan uzun süre sustu. Ardından odamdan çıkarak odasına gitti. Yarım saat içinde üçümüz bahçeli evin kapısının önüne indik. Evden ayrılarak bahçe kapısından dışarı çıktık. Caddeye çıkarak taksi çağırdım, hepimiz bindiğinde Metin Bey’in adresini verdim. Yirmi dakika içerisinde Metin Bey’in villasının önündeydi. Otuz beş yaşlarındaki genç adam bizi karşıladı. “Hoş geldiniz Nalan Hanım,” dedi annemin elini öperek içeri davet ederken. Evine geçtiğimizde anneme ve kız kardeşime bir oda, bana ise ayrı oda verdi. Akşama kadar Metin Bey’le vakit geçirerek akşam yemeği yedik. Ardından hepimiz odamıza çekildik. Yatağın üzerine boylu boyunca uzandım. Koyu kahve gözlerimi tavandaki çizgilerin üzerinde gezdirdim. Loş ışığı kapattım. Artık çok yorulmuştum. Dinlenmek istiyorum. Yarın sabah işe başlayacaktım. Kerem Bey’in oğluyla ilk defa tanışacaktım. Giyeceğim kıyafetlerimi düşünürken odamın kapısının açılmasıyla hızla loş ışığı açtım. Yataktan doğruldum. Metin Beyin karanlık gözleriyle karşılaştım. “Buyurun Metin Bey,” diyerek ayağa kalktım. Adımlarını hızla yanıma taşıdı. “Bey demesek,” dediğinde elini yavaşça omzuma götürdü. Üzerimde duran beyaz askılı pijamanın kolunu çıkartmaya çalışmasıyla eline vurdum. Kaşlarımı çattım. “Ne yapıyorsun Metin Bey!” dediğimde onu ittim. Öfkelenmiş gözlerle gözlerime baktı ve sertçe beni yatağa itti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD