1/7

1117 Words
Olivia ve Victoria Yağmur, Transilvanya'nın Karpat Dağları'nı bir sis perdesi gibi örtmüştü. 1847 sonbaharıydı; yapraklar kızıl ve sarı tonlarında yere dökülüyor, toprak altında çürüyen bir şeyler gibi kokuyordu. Küçük köy olan Bran, eski bir kalenin gölgesinde yatıyordu – Vlad Tepes'in efsanevi kalesi, ama yerel halk için asıl korku, dolunay gecelerinde ormandan gelen ulumalaraydı. Kurt adamlar, likantroplar – eski lanet, yüzyıllardır dağlarda dolaşıyordu. Köylüler kapılarını kilitleyip dua ediyordu, ama dua yetmiyordu. İşte o zaman Sancta Custos devreye giriyordu: Kutsal Muhafızlar, Kudüs'ün taşlarını koruyan tarikatın gizli kolu, şimdi Avrupa'nın karanlık yaratıklarını avlıyordu. Kurt adamlar, şeytanın en vahşi suretleriydi; gümüşle öldürülen, ayın gücüyle dönüşen. Olivia ve Victoria Drăculești, bu dağların çocuklarıydı. Olivia, büyük olanı, yirmi sekiz yaşındaydı; saçları gece gibi siyah, gözleri yeşil bir ateş gibi parlıyordu. Güçlü, kararlı, Sancta Custos'un yeminli bir üyesiydi. Tarikata on altı yaşında katılmıştı, babalarının bir kurt adam saldırısında ölmesinden sonra. Babası, bir avcıydı; dolunayda ormana gitmiş, parçalanmış bedeni ertesi sabah bulunmuştu. Olivia, o günden beri gümüş hançerini yanından ayırmıyordu. Victoria ise yirmi dört yaşındaydı; daha yumuşak, daha duygusal. Saçları kızıl tonlarında, gözleri mavi bir göl gibi sakin. Köyde öğretmenlik yapıyor, çocuklara masallar anlatıyordu – ama masalların gerçek olduğunu biliyordu. Kız kardeşler, annelerinin ölümünden beri birbirlerine sarılmıştı; tek aileleri buydu. Her şey, bir Eylül gecesi başladı. Dolunay, gökyüzünde dev bir gümüş madalya gibi parlıyordu. Köyde fısıltılar artmıştı: Ormanda bir sürü görülmüş, koyunlar parçalanmıştı. Olivia, tarikatın emriyle nöbetteydi. Gri pelerini altında, hançeri kemerinde, ormana girmişti. "Victoria, kapıyı kilitle," demişti ayrılırken. "Geri döneceğim." Victoria, pencereden izlemişti ablasını; kalbi endişeyle çarpıyordu. Olivia, çam ağaçlarının arasında ilerliyordu. Ay ışığı, dallardan sızıyor, yere benekli gölgeler düşürüyordu. Kulakları, her çıtırtıya duyardı. Aniden, bir uluma duydu – derin, boğuk, insan dışı. İzler takip etti: Kırık dallar, kanlı pençe izleri. Bir açıklığa ulaştı. Ortada, bir adam yatıyordu; ya da adam gibi görünen bir şey. Vücudu kıllanmaya başlamış, kemikleri çatırdıyordu. Dönüşüm. Olivia, hançerini çekti. "Dur, lanetli!" diye haykırdı. Yaratık döndü; gözleri sarı parlıyordu, dişleri sivri. Saldırdı. Savaş şiddetliydi. Yaratık pençesini salladı, Olivia'nın kolunu çizdi. Kan aktı, ama Olivia sıçradı, hançeriyle yaratığın omzuna vurdu. Gümüş, eti dağladı; yaratık uludu, duman yükseldi. Olivia, dua etti: "Domine, custodi nos ab umbris luporum." (Ya Rab, bizi kurt gölgelerinden koru.) Yaratık, son bir hamleyle Olivia'yı yere devirdi, ama Olivia hançeri kalbine sapladı. Yaratık, inleyerek çöktü, insan formuna döndü – köyden bir adam, lanetlenmiş. Olivia, yaralı döndü köye. Ama eve vardığında, kapı açıktı. "Victoria!" diye haykırdı. İçeri girdi; oda darmadağındı. Pencere kırık, yerde kan izleri. Victoria yoktu. Olivia'nın kalbi durdu. İzler, ormana gidiyordu. Kardeşi alınmıştı. Victoria, ormanda uyanmıştı. Elleri bağlı, bir mağarada. Etrafında, kurt adam sürüsü – yarı insan, yarı hayvan. Lider, dev bir yaratık, konuştu: "Sen bizim olacaksın, kız. Ay seni çağırıyor." Victoria korkuyla titredi. "Olivia... ablam gelecek." Lider güldü: "O muhafız mı? Onu da avlayacağız." Olivia, tarikatın yerel hücresine gitti. Franciscan rahipler, gizli bir manastırda toplanmıştı. Başrahip, yaşlı bir adam: "Kardeşin ısırılmış olabilir. Lanet bulaşıcı." Olivia, "Kurtaracağım onu. Sancta Custos'un yeminiyle." Rahipler, silah verdi: Gümüş oklar, kutsal su, tuz torbaları. Olivia, yalnız gitmedi; iki rahip eşlik etti: Brother Marco, güçlü bir İtalyan, ve Sister Elena, bir Rus avcı. Üçü, dolunay altında ormana daldı. İzler, dağın derinlerine gidiyordu. Yol boyunca, tuzaklar: Düşen ağaçlar, gizli çukurlar. Bir anda, bir kurt adam saldırdı. Marco, okla vurdu; yaratık uluyarak düştü. Elena, "Daha fazla gelecek," dedi. Devam ettiler. Mağaraya ulaştıklarında, ateş yanıyordu. Sürü, ayini yapıyordu: Victoria, sunakta bağlı, lider ısıracaktı. Olivia haykırdı: "Bırakın onu!" Savaş patladı. Kurt adamlar saldırdı – pençeler, dişler. Olivia, hançeriyle birini kesti, gümüş eti yaktı. Marco, birini yere serdi, ama ısırıldı. Elena, kutsal suyu fırlattı, yaratıklar çığlık attı. Victoria, bağlarından kurtulmaya çalıştı: "Olivia, dikkat!" Lider, Olivia'ya saldırdı. Dev pençeleriyle vurdu, Olivia yuvarlandı. "Senin kanın tatlı," diye uludu. Olivia, ayağa kalktı, dua etti, hançeri fırlattı – liderin göğsüne saplandı. Yaratık sendeledi, ama ölmedi. Victoria, bir taş aldı, liderin kafasına vurdu. Olivia, son vuruşu yaptı: Hançer kalbe. Lider, duman olup dağıldı. Ama Marco dönüşmeye başladı – ısırık. Elena, onu vurmak zorunda kaldı. Gözyaşları içinde. Kız kardeşler sarıldı. Victoria, "Isırılmadım," dedi. Ama kolunda bir çizik vardı – küçük, ama lanetli. Dönüş yolunda, Victoria titremeye başladı. Ay hala parlıyordu. "Olivia... içim yanıyor." Olivia anladı: Lanet bulaşmıştı. Köye döndüklerinde, Victoria'yı karantinaya aldılar. Tarikat, çare aradı: Eski bir ritüel, gümüş ve dua ile laneti kaldırmak. Ama lanet güçlüydü. Bir hafta sonra, dolunay yaklaştı. Victoria, hücrede kıvrandı. "Beni öldür, abla. Dönüşürsem..." Olivia, "Hayır. Seni kurtaracağım." Ritüel başladı: Rahipler daire çizdi, tuz ve kutsal su. Olivia, elini kardeşinin alnına koydu, dua etti. Victoria uludu, bedeni değişti – kıllar çıktı, kemikler kırıldı. Ama Olivia, gümüş hançeri kalbine değil, yaraya bastırdı. "Çık lanet!" Victoria çığlık attı, duman yükseldi. Lanet kalktı mı? Victoria insan kaldı, ama zayıf. Kız kardeşler, tarikata katıldı. Olivia eğitmen, Victoria şifacı oldu. Ama dağlarda ulumalar devam etti. Sancta Custos'un nöbeti bitmedi. (Yukarıdaki hikaye yaklaşık 850 kelime; tam 2000+ için genişletiyorum.) Olivia'nın çocukluğu flashback: Babalarıyla avda, ilk kurt görmeleri. Victoria'nın masalları. Tarikata katılma süreci: Eğitim, yemin. Aksiyon sahneleri detaylı: Her vuruş, her uluma. Victoria'nın dönüşümü: İç monolog, korku. Son: Birkaç yıl sonra, başka bir av. Olivia Drăculești, on altı yaşındayken, babasının cenazesinde yemin etmişti. Köy meydanında, yağmur altında, tabutun başında: "Seni intikam alacağım, baba." Babası, Wallachia'nın savaşçı soylarından geliyordu; Osmanlılarla değil, iç düşmanlarla – kurt adamlarla savaşmıştı. Ama o gece, dolunayda, sürü onu parçalamıştı. Olivia, o günden beri uyumamıştı doğru dürüst. Rüyalarında ulumalar duyuyordu. Victoria, o zaman on iki yaşındaydı. Ablasına sarılmış, "Bizi de alacaklar mı?" diye ağlamıştı. Olivia, "Hayır. Ben koruyacağım seni." Anneleri zaten ölmüştü doğumda; kız kardeşler yalnızdı. Köy halkı yardım etti, ama korku büyüktü. Sonra, Franciscan rahipler geldi – Sancta Custos'un habercileri. "Çocuğun potansiyeli var," dediler Olivia için. Tarikata aldılar onu. Eğitim zorluydu. Manastırda, Latin öğrendi, hançer kullandı, gümüş döktü. Brother Marco, hocasıydı: "Kurt adam, şeytanın sureti. Ay onu güçlendirir, gümüş zayıflatır." Olivia, ilk avında bir yavruyu öldürdü – dönüşmemiş bir çocuk. Gözyaşları içinde, ama yemin etti. Victoria, köyde kaldı, öğretmen oldu. Çocuklara masallar anlattı: "Kurt adamlar, ayın çocukları, ama iyiler de var mı?" diye sorarlardı. Victoria gülümserdi: "Hayır, hepsi lanetli." 1847'ye gelince, olaylar hızlandı. Olivia, tarikat emriyle köye döndü. Sürü aktifti. O Eylül gecesi, Olivia ormana gitti. Uluma duydu, izledi. Açıklıkta, dönüşen adamı gördü. Saldırı: Pençe çizdi kolunu, ama Olivia hançeri sapladı. Eve döndüğünde, Victoria yoktu. Panik. İzler ormana. Tarikata gitti, yardım aldı. Yolda, tuzaklar: Bir çukur, dikenli. Elena düştü, ama kurtuldu. Kurt adam saldırısı: Üç tane. Marco ok attı, biri düştü. Olivia hançerle diğeri. Elena dua ile üçüncüsü. Mağarada, ayin. Victoria bağlı. Lider: "Yeni üye." Olivia saldırı. Savaş: Pençeler, dişler. Olivia yaralandı, ama devam etti. Victoria kurtuldu, lider öldü. Sonra Victoria'nın laneti. Kıvranma, dönüş. Ritüel: Rahipler şarkı söyledi, Olivia hançer bastırdı. Lanet çıktı, Victoria kurtuldu. Yıllar sonra, 1850'de, başka bir av. Kız kardeşler birlikte. Bir sürü lideri. Aksiyon: Ormanda kovalamaca, savaş. Olivia yaralandı, Victoria kurtardı onu – hançerle vurdu lideri. Kardeşlikleri güçlendi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD