Bilmediğim bir odaya getirdi beni. O kadar gergindim ki ilk başta tepki veremedim. Tam yere indirdiğinde öfkemi çıkarmak ister gibi ona tokat atmaya çalıştım. Elimi kaldırdığım an sertçe bileğimi tuttu. Hayvan, kıracak gibi sıkarken gözleri irice açıldı. "Bana bak kızım, sakın bir daha bu yanlışı yapmaya kalkma! Az önce babamın bir yerlerini kırmamak için zor tuttum kendimi. Ama senin için tutmam kendimi, öldürürüm seni!" Kolumu ondan kurtarmak için direndim. Beni bir anda ittiğinde gelinlik yüzünden düşecek gibi oldum, ama anında geri toparlandım. "Ben gitmek istiyorum! Yeter, tüm bu oyunlar midemi bulandırıyor artık," dedim isyan eder gibi. Sinan umursamadan yanımdan geçip arkamda durdu. "Bak Selvi, seninle ya da saçma laflarınla uğraşacak kadar keyfim yok. Şimdi konuşma, artık sıra

