bc

Güzel Çirkin

book_age18+
11
FOLLOW
1K
READ
dark
mafia
like
intro-logo
Blurb

Hırıltılı sesle hizmetçiye bağırdı kocam Sarp. "Çirkin'i çağır!" Hizmetçi hemen baş eğdi. "Hemen efendim." diyerek ordan hızla uzaklaştı. Kucağındaki kadın üstünde zıplarken çığlık attı.

chap-preview
Free preview
Çirkin
Hırıltılı sesle hizmetçiye bağırdı kocam Sarp. "Çirkin'i çağır!" Hizmetçi hemen baş eğdi. "Hemen efendim." diyerek ordan hızla uzaklaştı. Kucağındaki kadın üstünde zıplarken çığlık attı. "Sarp ahh! Daha hızlı..." Nefesimi tutarken hep yaptığım gibi "Buna alışkınsın Çirkin." dedim kendi kendime. Ama alışmamıştım. Yüzümdeki yara için beni aşağılamasına, benim yaşadığım evde benim bunlarla karşılaşmamı ister gibi bunları yapmasına alışamamıştım. Hangi kadın alışabilirdi ki buna?! Gözyaşlarım yanaklarımı ıslatırken sol yanağımın üstündeki yaraya dokundu elim. Gözyaşımı sildikten sonra elim yanımda yumruk oldu. Beni bulmak için gönderdiği hizmetçi arkamda belirdi. Yüz ifadesi acı ve üzüntü doluydu. "Efendim, beyefendi sizi görmek istiyor." diye söyledi. Bu eve geldiğim günden beri aşağılanmıştım. Aşağılanmam yetmemiş bir de Sarp denen adamla evlendirilmiştim. Beni bir kadın olarak görmemişti, o da yetmemiş insan olarak bile görememişti maalesef. Evet, işkence yuvasından kurtulmuştum belki ama burası da altın bir kafesti benim için. Bir süre yüzümdeki tiksintiyle onları izledim. Sonra işlerini bitirmeyeceklerini anladığımda derin bir nefes alarak odaya doğru adımladım. Yumruklarım yandan sıkılıydı ama beni gören kadın yüzüme alayla bakarak daha fazla çığlık attı. Sarp gözlerini kıstı ve daha derin bir darbeyle kadının içine gömüldü. Son darbesiyle hırlarken yüzü gerildi, ohlayarak kadınla işini bitirmiş olmanın rahatlığıyla kadını üstünden kaldırdı. Boşalmış erkek rahatlığı yüzünden görülebiliyordu. Beni farkettiğinde kendini düzeltmeye tenezzül bile etmedi hatta kıpırdamadı bile. "Sen çık!" dedi siktiği kadına. Kadın ayağa kalkmaya bir yandan mini elbisesini aşağı çekmeye uğraşıyordu.Koşuşturmalı adımlarla hızla çıkan kadın omzunu bilerek bana değdirdi ve yanımdan çekip gitti. Bir şey söylemedi. Söylemesine gerek yoktu. Yüzündeki alay her şeyi anlatıyordu. Koca senin olabilir ama beni beceriyor ifadesiydi yüzündeki, kazanmış kadın tebessümüydü. Kadın çıktıktan sonra Sarp'ın gözlerinin zaten üzerimde olduğunu gördüm. Doğrudan bana dikilen o gözlerde en ufak bir pişmanlık yoktu, bir suçluluk kırıntısı veya başka bir şey... Orda gördüğüm sadece tiksinti, aşağılama ve nefretti. Kafamı çevirsem yanlış anlayacağı için gözlerimi kaçırmak istedim ama bu sefer de pantolununu düzeltmemiş olmasından dolayı iri organının sönmeye başladığını farkettim. Sinsice gülümsedi, dudakları yukarı doğru kıvrıldı. "Beğendin, değil mi?" dedi en kibirli haliyle. Başımı yere eğsem de o konuşmaya devam etti. "Ben senle konuşurken yüzüme bak Çirkin!" diye bağırdı. Tekrar gözlerimi onun nefret dolu gözlerine çıkardım bakışlarımı. "2 yıldır evliyiz ve ben sana hiç dokunmadım. Dokunmayı bile düşünmedim ama büyükbabam torun istiyor ve yasal karım olarak bunun senden olmasını istiyor." Gözlerim şaşkınca açılırken ağzım o şeklini almıştı bile... Sarp biraz kıkırdadı ve devam etti. "Ne o Çirkin sevinmedin bakıyorum?! Oysa ki benim gibi bir erkeğin seni sikecek olması seni mutlu etmeliydi." Ağzımı kapattım. Benden istediği tepkiyi alamamış olacak ki Sarp hıhlar gibi bir sesle "Bu akşam için hazırlan. Seni sikeceğim. Yüzünü maskele, umarım vücudunda yüzün gibi çirkin değildir. Erkeği kışkırtacak bir şeyler giy ve beni Ravzn otelde bekle." Elim neden kalkmıştı bilmiyordum ama bunu farkeden Sarp tepkimi ne diye yorumladıysa "Yatağıma seni alarak kirletemem. ÇIK ŞİMDİ!" diye bağırdı. Hızla koştum ve oradan ayrıldım ta ki odama gelene kadar. Kalbim göğüs kafesimi deli gibi dövüyor, isyan edip haykırmak istiyordum. "Asıl..." diyordum "Asıl ben senin gibi iğrenç bir adamla yatmak istemiyorum!" Odamın kapısını çarpıp kapattım ve kapıya yaslanarak yere çöktüm. Dizlerimi göğsüme çekerek başımı dizlerime kapayarak ağlamaya başladım. Çılgınca, durmaksızın.kontrolsüz... Ta ki gözlerimden yaş akmayana kadar... Ne kadar zaman geçtiğinden emin değildim. Kapımın tıklatıldığını farkettiğimde yerimden doğruldum. Ayağa kalktım. Kendimi tutamayıp tam “Kim o?” diye seslenecekken burada konuşmadığımı, buradaki insanlar için dilsiz bir çirkin olduğum aklıma geldi. Gözyaşlarımı ellerimle yüzünden sildim ve burnumu çektim. Kapıyı yavaşça açtığımda Büyükbabanın endişeli yüz ifadesiyle karşılaştım. Belki de yer yüzünde annemden sonra benim için endişelen tek insan oydu. “Güzel kızım, ağlama sesleri duydum. Ağlıyor musun yoksa?” diye sordu gözleriyle yüzümü taradı. Hızla başımı sağa sola sallayıp itiraz ettim ama kaşını kuşkuyla yukarı doğru kaldırmıştı bile. “Sarp mı bir şey söyledi?” diye sordu bu kez tüm ciddiyetiyle. Başımı öncekinden bile daha hızlı salladım. Onun olduğunu düşünüp Sarp’ı kızdırmak istemiyordum. Sarp’ın canımı yakmasından korkuyordum. Büyükbaba Sarp’ın ne kadar korkunç bir insan olabileceği hakkında bir şey bilmiyordu. Fiziksel acıdan ziyade Sarp beni daha çok ruhsal anlamda yaralıyordu. O yüzden Büyükbabanın onu uyarmasını istemiyordum. “Güzel kızım.” dedi tekrar. Bazen bu yaşlı adama inanmak istiyordum, güzel olduğuma gerçekten inanmak… Bir süre bana baktı ve konuştu. “Torunum sana dokunmuyor, biliyorum.” Bir an şaşırsam da onu dinlemeye devam ettim. “Bu yüzden senden bir çocuğu olmazsa onu mirasımdan men edeceğimi söyledim. Ben inanıyorum ki seninle olduğunda senin kıymetini anlayacak. İçinin güzelliği kadar dışının güzelliğini de görecektir diye umut ediyorum.” dedi ve yaşla dolmuş gözlerini kırpıştırdı. “Biliyorum istemeye hakkım yok ama seni kurtarmış bir adam olarak Sarp’a karşı ılımlı bir eş olmanı istiyorum. Onun bir gün seni seveceğini biliyorum.” Eli elimi tutarken gözlerimin içine onay almak ister gibi baktı. Gözlerim dolarken tek yapabildiğim başımı sallamak olduğunu farkedememiştim bile. Ben öz babam sandığım adamdan kaçtığımda daha 17 yaşındaydım. Büyükbaba beni bulmamış olsaydı, yüzümdeki yaradan daha fazlası olacaktı belki hem bedenim de hem de ruhumda. Bu yüzden hayatımı ona borçluydum ve bu borcu ödemek için torunuyla hayatımı birleştirmesini istediğinde düşünmeden kabul etmiştim. Ama Sarp acımasız ve bencil bir adamdı. Beni karısı olarak görmekten ziyade tiksindiği bir böcekmiş gibi baktı her zaman. Ve o günden bu güne kadar gözlerimin içine bakarak türlü türlü kadınları gözümün önünde becerdi. Sadece bu da değildi yaptığı, aşağıladı ve bir gün olsun adımı anmadı. Hizmetçilerin hepsine Çirkin’i çağırın diye buyurdu. Değil bir eş, adımın seslenildiği bir insan olamamıştım. Kalbim her gün acıyla dağlanırken bir gün yeniden konuşabildiğimi yalnız ağladığım bir vakitte anlamıştım. Kimseyle sevincimi paylaşamamış, Sarp’a ve Sarp yüzünden bana kimi acıyla kimi tiksintiyle bakan burdaki tüm insanlara karşı dilsiz kalmaya devam etmiştim. Keşke bazen dilsiz değil de sağır olsaydım dediğim çok olmuştu. Ama hayat ne zaman istediğimizi vermişti ki… Büyükbabayla da hiç konuşmamıştım. O da konuşabildiğimi bilmiyordu. Büyükbaba elimi sıkıp gittikten sonra duşa girdim. Güzelce yıkandım. Duştan çıktığımda vücudumu nemlendirici kremle şımarttım. İri göğüslerime, göbek deliğime, uyluklarıma ve kadınlığıma. Sürülmedik yer bırakmadığıma emin olduktan sonra banyodan çıplak çıktım. Saçlarımla uyumlu koyu kırmızı dantel iç çamaşırı tercih ettim. Aslında düşündüğüm Sarp değildi. Onu etkilemek istemiyordum ama yine de itaatkar bir eş olmaya çalışıyordum. Büyükbabaya hayatımı borçlu olduğum için bunu yaptığımı biliyordum ama Sarp bunu hiç bir zaman bilemeyecekti. O sadece beni Büyükbabanın ona dayattığı bir zorunluluk olarak görmüştü, görmeye de devam edecekti.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
2.0M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
772.7K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.9M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
996.6K
bc

A Warrior's Second Chance

read
369.5K
bc

Not just, the Beta

read
354.1K
bc

The Broken Wolf

read
1.2M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook