25 Haziran, Salı. Gitmeme Son 53 Gün. Eve vardığımda Miles, ağzına sıkıştırdığı bir dilim tost ve bir elinde anahtarları, telefonu ve su şişesiyle tam kapıdan çıkmak üzereydi. “Geç mi kaldın?” diye tahmin yürüttüm, o rahatça dışarı çıkabilsin diye kapıyı açık tutarak. Başını salladı ve tostu dudaklarının arasından çekip aldı. “Julia’yı bırakmam gerekti. Bir randevusu varmış.” “Geleli daha üç gün falan oldu,” diye şaşırdım. “Biliyorum. Sanırım çocukla AmBAR’da tanışmışlar. İkimizin de söyleyecek tek bir kelimesi bile yokmuş gibi birkaç saniye öylece geçti. Julia geldiğinden beri dairede ilk kez yalnız kalıyorduk. Sessizliği ilk ben bozdum. “Neyse! Ben seni tutmayayım.” “Haklısın. Sonra görüşürüz.” Tam kapıya yönelmişti ki, ansızın geri döndü. “Söylemeyi unuttum, bu pazar planı ipta

