3.BÖLÜM

2048 Words
Ben şaşkınlıkla izlemeye devam ederken o da gözlerinden yaş akana kadar gülmeye devam etti elini kaldırarak "pardon kusura bakma allah analı babalı büyütsün de bundan bana ne " "bu bebek senden" dedim tüm ciddiyetimle yağız alayla bana bakıp "ya demek benden bu bebek" sadece başımı sallamakla yetindim "Benden olduğuna eminmisin?" Başımı sallayıp "Evet eminim" bana doğru eğilip "ne kadar oldu" "3 ay oldu " dedim kendimin bile zor duyduğu bir tonda "3 aydır neredesin peki neden daha önce gelmedin benden olduguna eminsen " "B-ben yeni öğrendim hamile olduğumu" "İstemiyorum aldır" dedi bi çırpıda ona dönüp "Gittim ama kurtaj dönemi gectiği için yapamıyacaklarını söylediler" Hiddetle ayağa kalkıp "oradan bakınca salağa falan mi benziyorum ben bendenmiş bu bebek her gelip senden hamileyim diyene inansaydım" diyerek kolumdan sertçe kavrayıp beni ayağa kaldırıp pencereye yaklaştırdi clubün icinde dans eden alkol içen insanları göstererek "Şuradakilerin yarısından fazla çocuğum vardı " Diyerek beni yere doğru itti . Eğilip çenemi kavrayarak "Bak ufaklık git oyunlarıni kendi yaşındaki toy delikanlilara yap o küçücük beyninle bana oyun oynama" diyerek bu sefer çenemden geriye itti beni. Ayağa kalkıp masasına gidip otururken bende ayağa kalktım tam dönüp gidiyordum ki " Ufaklık" diyerek bana seslendi dönüp baktığımda ise eğilip cekmeceden biraz para çıkarıp üzerimde doğru fırlattı dolu gözlerler ona bakarken ayağa kalkıp tekrar yanıma yaklaştı tam önümde durup çenemi kavrayıp yüzünü yüzüme yaklaştırıp "Senden etkilenmedim dersem yalan olur niyetin para koparmaksa tekrar yatağimda inlediğinde bi bu kadar daha verebilirim" diyip piç bir şekilde gülümsedi. Çenemi kurtarıp yanından uzaklaşarak "Benim senin gibi bir şerefsizin parasına ihtiyacım yok " Yüzü bi anda değişip kırmızı görmüş boğa gibi burnundan solurken hızla yanıma gelip kolumu var gücüyle sıktı "Sadece bir gece yatağıma girip altımda inledikten 3 ay sonra karşıma çıkıp senden hamileyim diyen fahişe mi söylüyor bunları bana" diyerek beni hızla itmeye başladı kapıyı açıp dışarıya attıktan sonra güvenliklere dönüp "Bu kadını bir daha buraya alırsanız hepinizi gömerim" diyerek yaklaştı bana dizlerimin üstünden kalkmaya çalışırken gelip yerdeki ellerime basarak durdu saçlarimdan yakalayıp yüzüne bakmami sağlarken yüzüme yaklaşıp dolu olan gözlerime bakti "Bir daha bana böyle oyunlar oynamaya kalkma ufaklık " diyerek ellerime daha sert basmaya başladı yüzümü acı ile buruştururken "Yoksa canını yakarım" diyerek saçlarımı bırakıp arkasını dönerek yürümeye başladı ben ayağa kalkıp dolu gözlerle arkasından bakarken tekrar bana dönüp güldükten sonra odasına girip kapıyı sertçe çarptı. Ağlamıyacam ağlamıyacam diyerek dışarıya çıkıp hemen bir taksiye binip eve gittim eve girdiğimde diğerlerine eve geldiğimi söylediğim bi mesaj atarak hızla banyoya sıcak suyun altına attım kendimi gözyaşlarım hızla akarken sıcak suyun beni sakinleştirmesine izin verdim . Uzun süre suyun altında kalıp sakinleştikten sonra banyodan cıkıp üzerimi giyinmeye başladım pijamalrımı giyindikten sonra aynaya yaklaşarak yansımama baktim. Ağlamaktan ve sıkıntıdan kızaran ve cöken gözlerim o hayvanın sıkarak morarttığı çenem gerçekten korkunç görünüyordum. Boşvererek odamdan çıkıp salona doğru yürümeye başladım herkes salondaydı ayaklarımı yerden sürüyerek denizin yanına oturdum hepsi yüzume bir cevap bekliyormuşcasına bakınca dolan gözlerimi saklamak icin denizin dizlerine başımı koyup uzandım deniz ne istedigimi anlamış gibi hızla saçlarımı okşayıp oynamaya başladı. Dudağımı yalayıp yutkunduktan sonra "Inanmadı bana ona oyun oynadığımı söyledı istemedi" diyip gözlerimi yumdum biriken yaşlarım denizin pantolonunu islatırken deniz "Siii ağlama boşver biz bakarız ona sadece senin değil hepimizin bebeği olur" diyerek beni sakinleştirmeye calışıyordu Gözyaşlarım şiddetli ağlamaya oradan da hıçkırık ve derin iç ceķislere dönmeye başlamışti. Yaşanılanlar ve tüm gün ağlamanın verdiği yorgunlukla göz kapaklarım ağırlaşmıştı uyku tatlı kollarına beni çağırıyordu yasanılan herşeyin bir rüya olmasını dileyerek kendimi uykunun kollarına teslim ettim. YAĞIZ CEPHESİNDEN O küçük kızın yüzü gözleri ve söyledikleri aklımdan çıkmıyordu o gecenin sabahında uyandığımda yatağımda görmediğime üzülmüştüm açıkçası etkisi altına almıştı beni ama 3 ay sonra gelip bana senden hamileyim demesi trejikomik açıkçası o da sadece para koparmaya çalışan zengin avcılarından biriydi anlaşılan Masada çalan telefonun sesiyle düşüncelerimden sıyrılıp telefonun ekranına baktım arayan herzamanki gibi annem'di Telefonu açar açmaz bağırmasıyla telfonu hızla kulağimdan uzaklaştırdım "Şu telefonu açtığımda hemen bağirmaya başlamasan hayret edeceğim" Diyerek ne söylediğini dinlemeye başladim "Hemen eve gel yağız artık konuşmamız gerekiyor " ve herzamanki gibi 1 buçuk saatlik bir nutuk dinleyeceğime eminim "Peki geliyorum" diyerek hiçbirşey demesine izin vermeden kapattım telefonu Telefonu cebime atıp clubu sağ kolum efeye emanet edip arabaya binerek evin yolunu tuttum Eve gittiğimde babam ve annem beni bekliyorlardı kendimi kanepeye atip dinlemeye başladım "Evet çok sevgili valideciğim seni dinliyorum acaba bu gün ne için ütüleyeceksin kafamı" Annem set çehresini bana çevirerek "Bu söylediklerimi son defa söylüyorum artık evlenip çoluk cocuğa karişmanı düzenli bir şekilde eve gelip gitmeni istiyorum yağız bu durumun iyice canımı sıkıyor " Derin bir offf çekip "Bende sana evlenmek istemediğimi söylemistim" annem gözlerini kısarak "Son 1 ay yağız ya evlenip yuvanı kurarsın ya da bu afillı hayata veda edip kendi başının caresine bakarsın " Annemin yüzüne baktiğimda bu sefer çok ciddi olduğunu anlamiştım dediğini yapardı bu kadın . hicbirsey söylemeden çıktım evden arabama binip son sürat tekrar clubun yolunu tuttum hayır kaybedemem ben bu hayatı. Takıldığım tüm kadınları göz önüne getirince hepsinin her gece bi adamın yatağında inleyen sürtükler olduğunu biliyordum düşun yağız düşün bu işin içinden de bir şekilde çıkmam gerekiyordu hemde zarar almadan. arabamı valeye verdikten sonra odama geçtım sandalyeye oturup ne yapacağımı düşünüyordum hayatımı değistirmeden ailemin gözünü boyamam gerekiyordu. Sonra birden aklıma gelenle gülümsedim o küçük kız geldi aklıma hemen efeyi arayıp odama gelmesini söyledikten sonra dolaba yönelip elime viski şişesini aldım kendıme viski doldurduktan sonra pencerenin önüne geçip dans eden insanlari izlemeye basladim Karşımda kalça dansı yapan kızılla keyfim yerine gelmisti birden calan kapınin sesiyle gel diye seslenip kapıya döndum gelen efeye bakıp "Bu gün buraya gelen kızı bulun bana kimdir necidir kimlerle takılır herşeyini ögren ögrenmeden gelme" Diyerek tekrar karşımdakı kızıla döndüm aradan geçen 2 saatin ardından çalan kapının sesiyle kucağımdakı kızıl üstümden kalkıp giyinmeye başladı o giyindikten sonra gel diye seslenmemle elinde birkac kagıtla efe girdi içeri "Abi istediğin bilgileri getirdim" dedikten sonra beklemeye başladı beni öpen kızılı kendimden uzaklaştirip göz kirptiktan sonra "Furkan hanfendiye kapıya kadar eşlik edin " diyerek kibarca kovdum kadını kadın goruşuruz hayatim diyerek kapıdan çıktıktan sonra efe konusmaya başladi "Erva Demirkaya 19 yaşında 5 yaşından sonra yetistirme yurdunda büyümüş babası başka bir kadınla yurt dısına kaçınca annesi de yurda bırakmiş samimi olduğu sadece 5 kişi var bi kafede garsonluk yapıyor bu da adresi abi" diyerek elindeki kagıdı masaya bıraktı "Tamam efe çık etrafa göz kulak ol " Efe çıktıktan sonra kağıdı alıp incelemeye başladım lokmam kolay kesin kabul edecek diyerek gülüp viskimden bir yudum alıp hızla cıktım clüpten eve gidip uyumak istiyordum gercekten yoruldum diyerek arabama binip evime dogru sürmeye başladım arabayi park edip eve girdim ve hemen kendimi banyoya attim soğuk bir dus iyi gelecek duş alıp esofmanlarımı giyerek yataga girip gözlerimi uykuya yumdum yarın erken uyanmam gerek daha anlaşmam gereken küçuk bir kız var ERVA CEPHESİNDEN DEVAM Burçağın cirtlak sesiyle gözlerimi actiğimda uyandığımın farkına varmadan bağırmaya devam ediyordu "Erva uyan artık seni bekliyoruz alp iyice gerilmeye başladı bu sefer de uyanmazsan alpi gönderecem seni uyandırması için" Aniden bana dönüp "Uyandıysan neden ses vermiyorsun aşkoo hadi hızlı hazırlan seni bekliyoruz toplu halde işten atilacaz yoksa" diyerek çıktı odadan yataktan kalkip hizla hazırlanmaya başladım şu an işten atılmak istediğim son seydi. Hazırlanip mutfaga gectiğimde hepsi oturmus beni bekliyordu kahvaltı için erdem bana dönüp "Sende mi geleceksin işe " yerime oturup erdeme gülerek "şu an işten ayrılamam para biriktirmem lazım malum bi kac ay sonra çalışamiyacam " Diyerek çayımı dolduruyordum sessizce devam eden kahvaltımızı kapının sesi böldü "Birini mi bekliyorduk? " diye sorduğumda herkes hayır anlamında başını salladı tam kapıyı açmak icin ayaklaniyordum ki zeynep "Sen kalkma ben acarim " diyerek geri oturttu beni yerime. Bi anda zeynepin "Senin ne işin var burada hemen defol git " diye bagirmasiyla hepimiz ayaklanip kapiya gidecektik ki yağızın içeriye girip "Günaydın erva arkadasın çok kabaymıs kapınıza gelen misafiri evinizden mi kovuyorsunuz?" dediğinde alpin gözünün seğerdiğini fark ettim deniz ve erdemin sıkılmıs yumruğu başımıza is açılacağının habercisiydı ufaktan tırsmaya başladığimda kavga cıkmasin diye "Arkadaşım haklı senin ne işin var burada " Gülerek " seninle konuşmak için gelmistim ama kaynanam seviyormuş kahvaltı da etmemistim " Diyerek masaya oturdu telefonunu cebinden çikarıp birini arayarak sıcak poğaca ve simit almasını söyleyip tekrar telefonunu cebine koyacaği sirada bana dönüp "Eee çay doldurmayacakmisin bana hic misafir perver değilsın ervacığim " diyerek bana göz kırptı. yanımda duran alpin yumruk olan elini sıkıp bana bakmasını sağladıktan sonra gülümseyip ağzımı oynatarak sakin ol dedim Herkes tekrar yerlerine otururken ben bi bardak çay doldurup sertçe önüne birakip eski yerime gecip oturdum. Çalan kapının sesiyle zeynep tekrar ayaklanıp kapıyı acıp geldı elindeki posetteki simit ve pogacalari tabağa koyup yağızın önüne bırakarak tekrar gecip yerine oturdu. Kimseden ses çıkmıyordu herkes gergin bir şekilde yagizin gitmesini beklerken yağızın gayet rahat bir şekilde kahvalti etmesi hepimizin sinirlerini alt üst etmeye yetiyordu zaten deniz dayanamayarak "Ne konuşacaksın erva'yla " Yağız denize sert bir şekilde "Erva ile konuşacam dediğime göre bu seni alakadar etmez " diyerek gergin olan ortamı biraz daha germişti kahvaltısını bitirerek bana dönüp "Erva seninle konusmak istediğim şey özel lütfen başbaşa konusabilirmiyiz?" Deniz erdem alp burçak ve zeynep bana hayır dercesine bakarken yağizda benden cevap bekliyordu "Ne konuşacaksan burada konuş özelım yok benim " diyerek kestirip attım yağız derin bir nefes alarak konuşmaya başladı "Bak erva aylar sonra hamileyim diyerek karşıma cıkıyorsun benden bunu kabul etmemi bekleme ha zor durumda olduğunu da biliyorum o yüzden ikimizin de isine yariyacak bi anlasma yapmak istiyorum seninle sen benimle 2 yıl evli kalacaksın karımmış gibi davranacaksın ama asla karı koca olmayacaz sadece benim ailem oyle sanacak sen ve bebeğinin her türlü ihtiyaçlarini karşılayacam özel hastanede muayne olup doğum yapacaksın 2 yıl sonunda boşandığımızda sen ve bebeğine ömür boyu yetecek kadar para kazanacaksın bir ev ve araban da olacak cocugunun tüm eğitım masraflarini da karşılayacam ve o bir demirkan olarak yaşıyacak hayatını yani cocugun gayrıresmi olarak yasamiyacak " Söylediklerinden sonra resmen kan beynime sıçramısti ne diyordu bu "Hiddetle dönüp senin parana veya başka birşeyine ihtiyacım yok cocuğum senin gibi birini baba bileceğine gayrı resmi kalması daha iyi şimdi defol git burdan" sona doğru sesim yüksek çıkmıştı sinirle bana dönüp "Dün kendin geldin ayağima niyetin para değilmi ? verecem iste hemde tum hayatin boyunca yetecek kadar daha ne istiyorsun söylesene ?" "Hemen defol git burdan polis çağırırım " "Pişman olacaksin erva bu yaptığına pişman olacaksın " diyerek dönüp arkasını kapıyı çarparak gitti hepimiz sessizce otururken başak ayaklanıp "Hadi geç kalacaz" diyerek kapıya yöneldi hepimiz arkasından çıkıp işe gitmistik en azından çalışmak biraz kafamı dagatirdi YAĞIZ'IN CEPHESİNDEN Arabama binip giderken sinirden delirmek üzereydim beni geri çevirdi bu kızın derdi neydi paraysa para ama kabul etmedi hemen efeyi arayıp iş yeriyle konuşmasıni ve kovdurtmasını ve peşine 2 adam takmasını söyledim güzellikle olmazsa zorla olacaktı ama olacaktı 15 dakika sonra efe tekrar arayıp işten kovulduğunu ve 2 adamın sürekli peşinde olacağını soyledi bende o sırada avukatı arayıp şirkete gelmesini söyledim evlilik sözleşmesiyle. Şirkete vardığımda avukat odamda bekliyordu asansörden indiğim sırada erva'yı takıp eden adamlardan biri aradı ve ervanın bi kadın doğum kliniğine girdiğini soylediler o sirada aklımda bi ışık yandı adamlara doktoruyla konusup bebeğe dna testi yapmalarini yapmadıklari takdirde bi daha iş bulamiyacaklarini soylettim bi kac saate örnek vermek için benim de gideceğimi ekleyerek telefonu kapattip odama yol aldım ERVA'DAN DEVAM işten atıldıktan sonra öncelikle bebeğimin durumunu oğrenip daha sonra da başka bir iş bakmaya gidecektim kliniğe girip beklediğim sirada içeriden iki adam bana dik dik bakarak çıktı bakıslari cok rahatsiz ediciydi daha sonra bosverip doktorun odasina girdim uzanip ultrason aletinin ekranindam bebeğime bakmaya başladim kalp atışlari dunyanin en huzur verici sesiydi minicik bedeni doktor bana yapmam gereken birkac test ve ilac verdikten sonra odasindan cıkıp kan almaya gectim bi kac kan ve bebekten ornek alindiktan sonra test sonuclarinin 2 gun sonra cikacagini soylediklerinde eve gittim biraz oturduktan sonra dusa girip internetten is ilanlarina bakiyordum bu gun evde yalnizdım biraz bakındiktan sonra odama gidip kitap okuyup uyudum YAĞIZDAN DEVAM Hastaneye gidip örnek verdikten sonra eve geçtim sonuclar yarın sabah çıkacaktı içimde istemsiz bir heyecan vardı o bebek gerçekten bendense evlilik sözleşmesi iptal olacaktı ama gerçekten evlenecektim erva'yla çocuğumu bırakamazdım duş aldıktan sonra yatağa uzanıp düşündüm olabilirmiydi acaba gerçekten benden olabilirmiydi o bebek en iyisi uyumak sabah olduğunda öğrenmek sabah gözlerimi açtığımda saat 10 a grliyordu kalkıp bi duş aldıktan sonra hızlıca arabaya bindim ve kliniğin yolunu tuttum klıniğe vardiğimda test sonuçları çıkmıstı zarfı elime aldiktan sonra hızla arabaya bindim ve hızla zarfı actım "Alınan örnekler %99.9 uyuşmaktadır" benim çocuğumdu benden di o bebek yalan söylememiş beni oyuna getirmemişti hızla arabayı çalıstırıp erva'nın evine sürmeye başladım...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD