Yolun Sonu

3321 Words

Güneş, vadinin üzerine ağır ağır doğarken, gökyüzü bakır tonlarına bürünmüştü. Rüzgâr bu kez soğuk değil, serindi. Her zamanki gibi değil, sanki bir haber taşır gibiydi. Vadi Evi’nin taş duvarları, sabahın sessizliğinde nefes alıyor gibiydi. İçeride çocukların sesleri yankılanıyor, her kahkaha duvarlarda bir yankı bırakıyordu. Hayat, yavaş ama emin adımlarla yeniden büyüyordu. Ben, penceremin önünde oturmuş elimde eski bir defter tutuyordum. Kapaksız, köşeleri yıpranmış, sayfalarının arasında geçmişin tozu. Sayfaların çoğu boştu. Yazacak çok şeyim olmasına rağmen, ne yazacağımı bilmiyordum. Çünkü bazen kelimeler değil, sessizlik anlatır insanı. Kapı tıklandı. Arda içeri girdi. Üzerinde artık yetişkinliğin ağırlığı vardı; ama gözlerinde hâlâ o çocukluk ışığı parlıyordu. Elinde bir gazete

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD