bc

Arka Koltuktaki Gelin

book_age18+
1.9K
FOLLOW
32.1K
READ
contract marriage
HE
forced
sweet
bxg
small town
judge
seductive
like
intro-logo
Blurb

1980, sonbahar.Güneydoğu’nun sınır kasabalarından birinde, güneş çorak tepelerin ardından batarken, tozlu yolun ortasında bir jiple ilerleyen adam, gözlerini kısarak ufku tarıyordu.Yeni tayin edilen genç kaymakam Kemal Arseven, görev yerine gitmek üzere uzun yola çıkmıştı. Dosyaları koltuğunun yanına yığılmıştı, zihni daha çok kendi geleceğiyle meşguldü. Siyasi gerginlikler, bir önceki görev yerinde yaşadığı problemler, aile baskısı… Bu tayin, onun için bir “temiz sayfa”ydı.

chap-preview
Free preview
Yoldan Çıkan Kader
1980 yılının sonbaharıydı. Doğu’nun taş ve toprakla yoğrulmuş topraklarında güneş, dağların ardından çekilirken, gökyüzü paslı bir bakır rengini almıştı. Ufukta sisli bir çizgi gibi uzanan tozlu yolların üzerinde, koyu yeşil bir Willys cip, devlete ait plakasıyla tıslayarak ilerliyordu. Direksiyonun başında, daha bıyığı tam çıkmamış, ama omuzlarında yirmi yıllık devletin yükünü taşıyormuş gibi dimdik oturan bir adam vardı: Kemal Arseven, yirmi dokuz yaşında bir kaymakam. Henüz birkaç ay önce merkezde bir soruşturmaya adının karışması, ardında cevaplanmamış sorular ve kırık bir nişan bırakmıştı. Ailesi, arkadaşları, bürokratlar… Herkes Kemal’i sessizce dışa itmiş, “O da hatırlanmayacaklardan biri olacak” demeye başlamıştı. O yüzden bu yeni tayin, onun için yalnızca bir görev değil, bir nevi kefaretti. Avanos’a gitmeden önce Doğu’daki sınır köylerinden birine uğraması istenmişti. Defterinde sadece “görüşülecek meseleler” yazıyordu. Ama Kemal artık her meselenin ardında bir sessiz tehdit olduğunu öğrenmişti. Cipin içinde sadece motorun homurtusu ve zaman zaman çalan lastiklerin cızırtısı vardı. Sol eliyle direksiyonu kavrarken, sağ eliyle paltosunun iç cebindeki küçük not defterini kontrol etti. Gözleri yorgundu ama aklı ayıktı. Dönemeçli yolda ilerlerken, tam bir tepenin altına geldiğinde, bir gölge aniden fırladı yolun kenarından. Kemal frene bastı ama artık çok geçti. Kuru bir çarpma sesi duyuldu. Vakit durmuş gibiydi. Cip bir anda sağa savrulup sarsıntıyla durdu. Kemal’ın yüreği küt küt atarken, kapıyı çarparak açtı ve koştu. Toprak yolun kenarında, toz içinde, yerde hareketsiz yatan bir genç kız vardı. Üzerindeki ince elbise rüzgârla dalgalanıyor, başörtüsü solgun saçlarını ancak kısmen örtüyordu. Sarı saçlıydı… Narin yapılıydı. Ve gözleri hâlâ kapalıydı. “Allah kahretsin…” diye fısıldadı Kemal. Etraf bomboştu. Ne bir ev, ne bir insan sesi. Titreyen elleriyle kızın nabzını kontrol etti. Yaşıyordu. Hemen arka koltuğun kapısını açtı, kızı dikkatlice kucağına aldı ve arabaya yerleştirdi. Başını, kalın bir paltonun üzerine yasladı. Ardından motora can verir gibi kontak çevirdi ve köyün yolunu tuttu. ⸻ Köyde her şey sessizlikle başlar ama fısıltıyla yayılırdı. Kemal cipten indiğinde, cılız bir köpek havladı, ardından birkaç çocuk koşarak haber uçurdu. Beş dakika bile geçmeden kalabalık toplanmıştı. Kızın adı Zühre’ydi. Muhtarın kızıydı. Yüzünü kimse görmemişti ama adını herkes bilirdi. Sessizdi. Utangaçtı. Genellikle köyün dışına çıkmaz, çamaşırla, suyla, eviyle uğraşırdı. Zühre’nin babası, Süleyman Ağa, yaşlı, öfkesi hızlı kabaran ama çabuk dağılan bir adamdı. Kemal arabadan indiğinde ona doğru yürüdü. “Ben— Ben Kaymakam Kemal Arseven. Kızınızı istemeden çarptım. Doktora baktırmam lazım. Lütfen…” Süleyman Ağa’nın gözleri kan çanağı gibiydi. Ama söylediği ilk cümle, Kemal’in kanını dondurdu: “Sen kızımın kaderine çarptın beyim. Kızın şimdi adı kirlenmiş oldu. Ne diyecek millet? Arabasına aldı, bilmem ne yaptı…” Kemal bir adım geri çekildi. “Ama ben ona sadece yardım ettim! Namusuna da, şerefine de elimi sürmedim!” Köylüler homurdanmaya başlamıştı. “Devlet adamı yaparsa biz ne diyelim?” “Zühre şimdi nasıl evlenecek?” “Gören görecek… Arabanın içinde saatlerce durmuşlar…” Muhtar araya girdi: “Kız ölmemiş, doğru. Ama kız artık ‘alınmamış’ sayılmaz. Ya alırsın, ya şerefini biz temizleriz.” Kemal bir anlığına afalladı. Yutkundu. Ankara’daki geçmişi, hakkında çıkan dedikodular, dosyalar… Her şey bir anda gözünün önünden geçti. Şimdi bu köyde bir skandal daha yaşansa, bir daha hiçbir ilçede görev verilmezdi. Yüzünü başıyla örten genç kız, hâlâ tek kelime etmemişti. Zihninden bu cümle geçerken, alnından süzülen bir ter damlası yaka bağır arasında kayboldu. Kalabalığın arasında dikilen gözler, onun üzerinde bir ağırlık gibi asılıydı. İçinden geçen her cümle, dışarıya sadece suskunluk olarak dökülüyordu. Kemal, bir adım geri çekildi. Kendisini, bembeyaz duvarlara çarpan bir suçluluk duygusunun içinde buldu. Ben kötü bir şey yapmadım… Ama bu cümle, onun dışında kimseye anlam ifade etmiyordu. Bu topraklarda gerçeğin ne olduğu değil, kimin daha yüksek sesle söylediği önemliydi. Köy imamı, muhtar, jandarma komutanı, ve yaşlı bir şahit… Her biri bir karar bekliyordu. Sessizlik sürerse, bu kızın namusu kirli sayılacak, ailesi köyde yaşayamaz hâle gelecekti. Ya da… Kaymakam, kızı “helalinden” alacak, mesele kapanacaktı. Kemal gözlerini kıza çevirdi. Başörtüsünün gölgesinde, toprak lekesi bulaşmış yüzünde bir kırılganlık vardı. Zühre… hâlâ konuşmuyordu. “Evlenmeyi kabul ediyor mu?” diye sordu muhtar, son kez. Gözlerini yere indirmiş olan Zühre, usulca başını kaldırdı. Yüzünde ne korku ne umut vardı. Sadece, kaderin kendisine çizdiği yolda yürümeye alışmış insanların donuk teslimiyeti… “…Kabul ettim,” dedi, neredeyse duyulmayacak kadar sessiz. O cümle duyulduğunda, kalabalıkta bir rahatlama yayıldı. Muhtar başını salladı, imam sessizce hazırlandı. Fakat Kemal hâlâ orada değildi. Bedeni vardı ama aklı çoktan Ankara’ya, hukuk fakültesindeki ilk gününe, babasının “Devlet adamı olmak, halkın gözünde lekesiz kalmaktır” dediği o geceye dönmüştü. Bu karar, onun mesleki hayatı için bir tür “can yeleği”ydi. Aksi hâlde, görevden el çektirilecek, adı gazetelere “köylü kıza zarar verdi” diye geçecek, yıllarca inşa ettiği kariyeri bir çırpıda yıkılacaktı. Ama bu… Bu da bir hayatı yıkmak değil miydi?

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

AŞKLA BERDEL

read
93.2K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
90.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
558.0K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1K
bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.2K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
50.1K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
58.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook