Story By Aşk Yazarı
author-avatar

Aşk Yazarı

ABOUTquote
Ben aşkı, bazen bir suskunlukta, bazen de bir dokunuşta anlatırım. İnsan kalbinin en derin yaralarını da, en masum sevinçlerini de kelimelerle sarıp sarmalamak isterim. Okuyan, kendi hikâyesinden bir parça bulsun, “işte bu benim yaşadığım” desin diye yazarım. ✨ “Kalemimle yaraları sarar, satırlarımla kalplere dokunurum. Aşkı anlatmak değil, yaşatmak için yazarım.”
bc
Zamanın Kıyısında
Updated at Oct 22, 2025, 00:02
Genç bir kadın, Lale, tesadüfen bir antikacıda eski bir defter bulur. Defter, 1940’lı yıllarda yaşamış genç bir ressam olan Kaya’ya aittir. Lale, defteri okudukça ressamın yarım kalmış aşkını ve tablolarında gizlediği mesajları keşfeder. Günümüzde ise Lale, kendi duygularını anlamakta zorlanan bir adamla —başarılı ama duygularını saklayan mimar Deniz ile— karmaşık bir ilişki içindedir.Bir gün Lale, defterde yazan adımları takip ederek ressamın son eserini bulmaya çalışır. Bu yolculukta Deniz de ona eşlik eder. Aralarındaki mesafe, defterdeki gizemler açığa çıktıkça kapanmaya başlar. Ama işler sadece romantik bir serüvenden ibaret değildir: Ressam Kaya’nın aşkı, aslında Deniz’in ailesiyle geçmişten gelen bir sırla da bağlantılıdır.
like
bc
KAYIP TEN
Updated at Nov 5, 2025, 08:58
Kayıp Ten – Konu Özeti Çağrı… Çocukluğunda annesi tarafından terk edilmiş, üvey annesinin şiddetiyle büyümüş, kadınlara güvenini yitirmiş bir genç adam. Acılarını hırsına dönüştürmüş, genç yaşında İstanbul’un en ünlü mimarlarından biri olmuştur. İki ayrı ev, iki ayrı hayat kurmuştur kendine: Biri sadece şehvetin hüküm sürdüğü, aynalarla kaplı ruhsuz bir oda; diğeri ise kitaplarla, sanatla, huzurla dolu saklı dünyası. Her kadını kovarken aslında çocukluğunun intikamını almaktadır. Merve… Sivas’ın sessiz, fakir ama gururlu kızı. Zekâsı onu Boğaziçi Üniversitesi’ne taşımış, annesinin hastalığı ise onu temizlik işçiliğine mahkûm etmiştir. Hayatını hem dersler hem iş hem de annesinin sağlığı arasında kurmaya çalışan genç kız, hiç bilmeden Çağrı’nın iki farklı evine düzenli olarak girip çıkmaktadır. Onun için bu evlerin sahipleri tamamen farklı iki insandır; biri ruhsuz, soğuk ve ürkütücü, diğeri ise sanata düşkün, huzurlu ve derinlikli… Tesadüfler ikisini karşı karşıya getirdiğinde, “iki farklı adam” sandığı kişinin aslında tek bir ruhun parçalanmış yansımaları olduğunu öğrenecektir. Ve bu karşılaşma, hem Çağrı’nın kayıp ruhunu hem de Merve’nin gizli cesaretini ortaya çıkaracaktır.
like
bc
EMİR DİNLEMEYEN KALP
Updated at Oct 30, 2025, 17:05
Kitap Tanıtım Yazısı: "Kaderin Zincirleri" 2020 Türkiyesi’nin Güneydoğu Anadolu’sunda, geleneklerin gölgesinde filizlenen imkânsız bir aşk hikayesi… Yüzbaşı Mert, disiplinli ve idealist bir asker olarak, sınır kasabasında kaçakçılık operasyonlarının başında. Görevi, sadece devletin değil, kalbinin de sınırlarını zorlayacak. Dr. Ayşe, güçlü bir aşiret liderinin kızı, ancak ailesinin dayattığı geleneklere meydan okuyarak doktor olmuş, özgür ruhlu bir kadın. Kasabanın sağlık ocağında hayat kurtarmaya adanmışken, kader onu Mert’le karşılaştırır. Bir operasyon sırasında yaralanan Mert, Ayşe’nin sağlık ocağına sığınır ve aralarında beklenmedik bir çekim başlar. Ancak Ayşe’nin babası, aşiretin çıkarları için kızını başka bir evliliğe zorlar. Bu plan bozulunca, Mert’i “saygın bir asker” olarak görüp Ayşe’yle evlendirmeye karar verir. Zoraki bir evlilikle başlayan bu yolculuk, iki yabancıyı birbirine bağlayan bir köprüye dönüşür mü? Gelenek ile modernlik, görev ile tutku, aile ile özgürlük arasında sıkışan Mert ve Ayşe, aşklarını zincire vuran kaderi alt edebilecek mi? kasabanın sessiz geceleri ve yüreklerin fısıltıları arasında geçen bu hikaye, sizi duygusal bir yolculuğa çıkaracak. "Kaderin Zincirleri", aşkın en beklenmedik anlarda yeşerebileceğini ve özgürlüğün bedelini anlatan, yürek burkan bir romantik drama.
like
bc
Seninle Yandım
Updated at Oct 20, 2025, 01:59
Bölüm 1 – Adı Olmayan Kız1950 yılının baharında, Kayseri’nin rüzgârlı bir sabahında dünyaya geldi Feride. Doğumuyla birlikte annesi Ayten Hanım son nefesini verirken, konağın tüm perdeleri indirildi. Ayten Hanım’ın ölümüyle ev sessizliğe gömülürken, yeni doğan kızın ilk ağlaması bile kimsenin yüreğini titretmedi.O günden sonra, kimse ona “Feride” diye seslenmedi. Annesi ölmeden birkaç gün önce, “Eğer kız olursa adını Feride koy” demişti. Babası Halit Bey, o isme bile tenezzül etmedi. Ona isim vermedi. Hizmetçilerin dilinde “küçük hanım” ya da “öteki çocuk”tu.Feride’nin saçları annesininkine hiç benzemiyordu. Ne ablası Nermin gibi sarı saçlıydı, ne abisi Mert gibi mavi gözlü. Saçları alev gibi kızıl, gözleri kahverengiydi. Halit Bey için bu yeterliydi: “Bu benim soyumdan değil,” diyordu. “Annesiyle birlikte lanetini de getirdi bu kız.”Feride, konağın en ücra odasında büyüdü. Ne bir oyuncak verildi eline, ne de bir bayramlık kıyafet dikildi ona. Her yıl ablası ve abisi için özel diktirilen elbiseler, Feride’ye ancak birkaç yıl sonra, daralmış ve yıpranmış halleriyle ulaşırdı. Ayakkabıları da ya büyük olurdu ya da topuğundan kanatırdı ayağını. Yine de şikâyet etmezdi. Çünkü şikâyet edecek kimsesi yoktu.Evdeki hizmetçiler bile onu hizmetçi gibi görürdü. Sabahları erkenden kalkar, ablasının odasını havalandırır, abisinin kitaplarını taşır, sofra kurulurken mutfağa yardım ederdi. Herkes bir adım geri çekilirken, Feride her işe koşardı. Ona emir vermek, evin nizamı hâline gelmişti.Okula gitmedi. Halit Bey, “Bu kıza okuyacak kâğıt harcamam,” demişti. Fakat Nermin’in mürebbiyesi, Halit Bey’in şehir dışında olduğu zamanlarda Feride’ye gizlice okuma yazma öğretti. Sonra evin kütüphanesinde kitaplara sığınmayı öğrendi. Her gece kandil ışığında, çarşafın altına saklanarak kitap okurdu. Kahramanlarıyla konuşur, hayali dostlar yaratırdı.Yıllar geçti. Feride büyüdü. On altı yaşına geldiğinde, artık hem daha güzeldi hem de daha suskun. Yüzüne baktığınızda hem çocuk hem kadın görürdünüz. Konağın bahçesinde yürürken bile başını eğerek yürürdü, göz teması kurmazdı. Çünkü yıllarca öğretilmişti ona: Sen görünmezsin.Halit Bey’in işleri o yıl bozuldu. Mal satıldı, icra geldi, arazi parçalandı. Herkesin saygı duyduğu Halit Bey artık konağın içinde bile güçsüz bir gölgeydi. Herkes fısıldaşırken, Halit Bey borçları nedeniyle Kayseri’nin zenginlerinden biri olan Kenan Bey’e başvurdu. Kenan otuzlarının başında, zeki ve yakışıklı bir adamdı. Ama gözleri soğuktu. Genç yaşta bir kıza âşık olmuş, onu bir yangında kaybetmişti. O günden beri kalbine bir daha kimseyi almamıştı.Kenan Bey’in annesi yatalaktı, konuşmuyordu. Babasının ikinci eşinden olma küçük bir erkek kardeşi vardı, altı yaşında ve sessizdi. Konuşmaz, göz teması kurmazdı. Kenan, konağında annesine ve kardeşine bakan sadık bir hizmetkâr arıyordu. Ve aynı zamanda çevreden gelen “evlen artık” baskısından da bıkmıştı.Halit Bey, Kenan’a olan borcunu ödeyemeyince, çaresizce “Sana verecek hiçbir şeyim yok… Kızım hariç,” dedi. Kenan başını kaldırmadan, “Kaç yaşında?” diye sordu. Halit Bey cevap vermedi. Yüzündeki utancı saklamak istercesine bakışlarını kaçırdı. “Evleneceğim onunla,” dedi Kenan. Böylece hem çevrenin laflarından kurtulacak, hem de konağındaki eksik iş gücünü tamamlayacaktı. Aşktan, merhametten yoksun, sadece işlevsel bir evlilik.Ertesi sabah Feride’ye haber bile verilmeden, küçük bir bohçaya birkaç giysi konuldu. Elinde ne bir mehir, ne bir bilezik vardı. Yanına konağın eski uşağı Şükrü verildi. “Gideceğin yerde konuşma, sus,” dedi babası. “Beni utandırma.”Feride neye uğradığını anlamadan, Kayseri’nin taş sokaklarında arabaya bindirildi. İlk kez konaktan çıkıyor, ilk kez “bir yere” gidiyordu. İçinde ne umut vardı ne de korku. Sadece boşluk. Arabanın camından dışarı bakarken, saçlarına değen güneşte bir an annesinin adıyla seslenildiğini hayal etti: “Feride.”Kenan Bey’in konağına vardıklarında, içeri alınmadı. Hizmetçiler onu avludaki eski bir odaya götürdü. Elbiselerini çıkarmasını, başını örtmesini söylediler. Beyaz bir gelinlik yoktu. Sadece kırmızı tül bir baş örtüsü. Kenan, akşamüstü geldi. Yanında bir imam vardı.Nikâh odasında tek kelime edilmedi. İmam sordu, Feride sessizce “kabul ettim” dedi. Kenan başını öne eğdi. İmam nikâhı kıydıktan sonra, Kenan yavaşça örtüyü kaldırdı.Gözleri büyüdü.Beklediği kişi Nermin’di. Ablasıydı. Ona gelen borcun karşılığı, güzelliği dillere destan, görgülü, ince Nermin olmalıydı. Fakat karşısında o vardı… Sessiz, ürkek, kızıl saçlı, esmer gözlü bir kız.Feride.Kenan’ın yüzü sertleşti. Yumruklarını sıktı. O andan itibaren, bu evliliği bir ceza gibi yaşayacağına yemin etti.Feride ise başını öne eğdi. Örtü elinden kayarken, sadece bir şey fısıldadı içinden:“Adımı bilmesen de olur… ama bana bağırmadan seslenmeni isterdim.”
like
bc
Arka Koltuktaki Gelin
Updated at Oct 20, 2025, 01:56
1980, sonbahar.Güneydoğu’nun sınır kasabalarından birinde, güneş çorak tepelerin ardından batarken, tozlu yolun ortasında bir jiple ilerleyen adam, gözlerini kısarak ufku tarıyordu.Yeni tayin edilen genç kaymakam Kemal Arseven, görev yerine gitmek üzere uzun yola çıkmıştı. Dosyaları koltuğunun yanına yığılmıştı, zihni daha çok kendi geleceğiyle meşguldü. Siyasi gerginlikler, bir önceki görev yerinde yaşadığı problemler, aile baskısı… Bu tayin, onun için bir “temiz sayfa”ydı.
like
bc
AŞK MAVİ KOKAR
Updated at Oct 11, 2025, 11:55
Elif… Küçük bir sahil kasabasında, annesiyle birlikte kimsesiz büyüyen genç bir kız. Sarı saçları ve yeşil gözleriyle herkesin ilgisini çekse de, yoksulluk ve yalnızlık onu hep gölgede bırakıyor. Çocukluğundan beri sığındığı tek şey hayalleri… Renklerle, kokularla konuşur gibi kurduğu hayallerinde özgürlüğün peşinde koşar. Kasabaya bir yaz günü gelen ressam Deniz, Elif’in bu masumiyetini fark eder ve gizlice onun resmini yapar. Elif için bu tanışma, ilk kez kalbinin çarpmasıdır; ama Deniz’in kalbi başkasındadır. Yaz biter, Deniz gider, ama ardında Elif’in portresi kalır. İzmir’de açılan sergide o portre, yaşlı ve kudretli Ahmet Bey’in dikkatini çeker. Bir tabloyla başlayan merak, kısa sürede takıntıya dönüşür. Elif’in hayatına ansızın giren bu adam, kaderini tamamen değiştirir. Çünkü Elif, bir sabah annesini doyurabilmek için kendi hayatını feda etmek zorunda kalır… Ahmet Bey’in yalısına getirilen Elif, bu kez yalnızca sefaletin değil, gururun ve çaresizliğin de sınavına girer. Ama onu asıl bekleyen, Ahmet Bey’in içine kapanık, öfkeli ve dünyaya küsmüş oğlu Kenan’dır. Elif ne kadar sessiz kalsa da, Kenan’ın gözünde hep bir suçlu, hep bir yük olur. Ve artık Elif’in yolu, gözyaşlarıyla örülü bir odada, baskı ve nefret arasında sabırla dua ederek geçecektir. Ama bilmediği bir şey vardır: Bazen en ağır nefretler, en derin aşkların karanlık perdesidir…
like
bc
Sahte Nikâh, Gerçek Aşk
Updated at Oct 5, 2025, 13:57
Berkay Demir, yirmi sekiz yaşında, yakışıklılığıyla ve çapkınlıklarıyla magazin dünyasının en çok konuşulan film yıldızıdır. Fakat yeni filmi için imajını temizlemesi şarttır. Yapımcılar, onun artık güvenilir bir yüz olmasını istemektedir.Tam da bu sırada yolu, hayattan beklentisi olmayan, küçük bir kafede garsonluk yapan sade ve onurlu bir genç kadınla kesişir. Bir sözleşme karşılığında evlenirler: O, Berkay’ın imajını kurtaracaktır; Berkay ise ona hayallerinin ötesinde bir yaşam sunacaktır.Ama sahte imzalarla başlayan bu yolculuk, ikisini de hiç beklemedikleri bir gerçeğe sürükleyecektir. Çünkü kalplerin sözleşmesi, kâğıt üzerinde değil, duyguların en derininde yazılır…
like
bc
Saklanan Hayat
Updated at Oct 5, 2025, 05:12
Başlangıçta, küçük bir kasabada büyüyen Elif, dedesi ve ninesi sandığı yaşlı bir çiftin yanında sade bir hayat sürmektedir. Onları anne-babası gibi bilmiş, kasabanın dar sokaklarında büyümüştür. Ancak dedesi yıllar önce, ninesi de Elif 18 yaşına geldiğinde vefat eder. Yalnız kalan Elif, kasabadaki bir kafede garsonluk yapmaya başlar.Bir gün banka müdüründen gelen telefon her şeyi değiştirir. Çünkü dedesi ve ninesi öldüğü hâlde her ay hesabına düzenli para yatmaya devam etmektedir. Banka bu ödemeleri durdurmak ister, Elif ise şaşkınlık içinde bu paranın kaynağını merak eder. Kim gönderiyor, neden gönderiyor?Gizli Sırların AçılmasıElif, araştırdıkça paranın arkasında büyük ve zengin bir aile olduğunu öğrenir. Ancak gerçek çok daha sarsıcıdır: Elif, aslında bu ailenin kızının gizlice doğurduğu ve kimseye söylemediği çocuktur. Çocuk doğduğunda anne, ailesinin baskısı ve namus korkusu yüzünden bebeğini büyütememiş, annesi (yani Elif’in anneannesi) çocuğu gizlice kasabadaki yaşlı karı-kocaya vermiştir. Onlara da ömür boyu maaş bağlanmıştır.Elif yıllarca o paranın kimden geldiğini bilmeden yaşamış, hatta kendini sıradan biri sanmıştır. Fakat araştırmaları ilerledikçe, biyolojik annesinin hâlâ yaşadığını öğrenir. Daha da acısı, annesi Elif’in öldüğünü zannetmektedir. Çünkü aile, yıllar önce doğan bebeğin öldüğünü söyleyerek kızını kandırmıştır. Böylece skandalın üzeri örtülmüştür.Çatışmalar ve YolculukElif gerçeğe adım adım yaklaşırken, hem kendi kimliğini hem de gerçek ailesini bulmak için büyük bir mücadeleye girişir. Zengin aile, yıllar boyu sakladıkları sırrın ortaya çıkmaması için engeller çıkarır. Ancak Elif, kendi hayatını öğrenmeden hiçbir şeyin peşini bırakmaz.Gerçek ortaya çıktığında, annesiyle yüzleşme sahnesi kitabın en dramatik bölümlerinden biri olur. Anne, çocuğunu kaybettiğini sanarak yıllarca vicdan azabı çekmiştir. Elif’in karşısında durduğunda gözyaşlarıyla “Sen…” diye başlayan bir sessizlik olur.Ana Temalar • Kimlik arayışı: Elif’in kendini yeniden keşfetme yolculuğu. • Aile sırları: Zengin ailelerin sakladığı, kuşaklar boyu gizlenen gerçekler. • Sevgi ve vicdan: Anne ile kız arasındaki koparılmış bağın yeniden kurulma çabası. • Toplum baskısı: Namus, şeref, zenginlik ve çıkar uğruna hayatların nasıl harcandığı.
like
bc
Sözleşmeli Kalpler
Updated at Oct 2, 2025, 12:48
Düğün salonunun içi davul zurna sesleriyle çınlıyordu. Aşiretin en güçlü ailesinin düğünüydü bu. Altın işlemeli şalvarlar, ipek şallar, ağır takılar göz kamaştırıyordu. Kalabalığın arasında dolaşan bakışlar, kimin kimle oturduğunu, kimin kiminle selamlaştığını dikkatle izliyordu. Çünkü bu düğün, sadece iki gencin evliliği değil, aynı zamanda bir itibar gösterisiydi.Esra, kalabalıktan sıkılmıştı. Babasının keskin bakışları altında gülümsemek, başını eğmek zorundaydı. Bir an için nefes almak için arka tarafa, sessiz bir koridora çıktı. İpek elbisesinin eteği mermer zeminde sürüklendi, kalbinin atışı hızlandı. O sırada karşısına Can çıktı.Can, takım elbisesinin yakasını gevşetmiş, sanki bu düğün ortamına ait değilmiş gibi rahat tavırlarla yürüyordu. Onun umursamaz bakışları, Esra’yı daha da öfkelendiriyordu.— “Ne işin var burada?” dedi Esra, kaşlarını çatarak.— “Senin kadar hakkım var dolaşmaya.” diye karşılık verdi Can, alaycı bir gülümsemeyle.İkisi de yıllardır süren inatlaşmalarının bir yenisini yaşayacaklardı ki, birden elektrikler kesildi. Salonun içinde uğultu yükseldi. Panik olmasın diye ışıklar kısa sürede geri gelse de, o birkaç dakika boyunca Can ve Esra, boş odalardan birinde yalnız kalmıştı.Kapının önünden geçen birkaç kadın, içeride gölgelerini gördü. Sözlerin ağırlığı hemen kulaktan kulağa yayıldı:— “Kız, Can’la odadaydı.”— “Kapı kilitliydi, kim bilir neler oldu!”O gece eğlenceden çok, fısıltılar konuşuldu. Esra salona döndüğünde, insanların gözlerinde küçümseme ve kuşku gördü. Can’ın umurunda değilmiş gibi görünmesi, Esra’yı daha da çaresiz hissettirdi.Ve ertesi sabah…Aşiretin büyük salonunda, ağır sessizlik hâkimdi. Esra’nın babası, kalın kaşlarının altından öfkeyle bakıyordu. Masaya sertçe vurdu:— “Namusumuz lekelenmiştir! Bunun tek yolu var… evleneceksiniz!”Esra’nın nefesi kesildi. Gözleri büyüdü, dudakları titredi.— “Baba… ben…” diyebildi yalnızca.Can ise sandalyesinde doğruldu, hırsla karşı çıktı:— “Ben kimseyle zorla evlenmem!”Ama aşiretin ağır elleri, bu işin geri dönüşü olmadığını fısıldıyordu. Onlar için tek mesele vardı: itibar.Ve işte böylece, Esra ve Can’ın hayatlarını altüst edecek sözleşmeli evlilik süreci başlamış oldu.
like
bc
Başka Evrende Sen
Updated at Sep 29, 2025, 09:45
Otuzlu yaşlarının başında, lüksün ve şımarıklığın içinde büyümüş bir adam… Hayatı boyunca her şeye sahip olmuş, ama hiçbir şeyin değerini bilmemiş. Ta ki bir ameliyat masasında gözlerini kapatıp bambaşka bir evrende açana kadar. Narkozun etkisiyle yalnızca bir saat sürecek bu yolculuk, onun tüm hayatını değiştirecek. Kendi kurallarının işlemediği, servetinin hükmünün kalmadığı bu dünyada; ilk defa kalbine dokunan, ruhunu sarsan bir aşkla tanışacak. Gerçek ile hayal arasındaki ince çizgide, bir saatlik bir düş mü, yoksa yeni bir hayatın kapısı mı? Uyanmak mı daha zor olacak, yoksa o hayali geride bırakmak mı? "Narkozun Ötesinde": Zamanın durduğu, aşkın yeniden tanımlandığı bir yolculuk.
like