Yılmaz Bursa’nın o sert akşam rüzgarı konağın bahçesindeki ağaçları sarsarken, benim içimde bambaşka bir fırtına kopuyordu. Hanzade’nin daveti, sadece bir akşam yemeği değil; Rıza Ulubey’in kalesine atılan ilk resmi adımdı. Hakan’ın hakkımda yapacağı araştırma zerre umurumda değildi. Havva Hala sayesinde geçmişimi öyle bir temizlemiş, yerime öyle bir "itibar abidesi" dikmiştim ki; karşılarına çıkacak olan tek şey başarı hikayeleri ve dudak uçuklatan bir mal varlığıydı. Mahinur’un o gizli ama paha biçilemez ipuçları sayesinde, Hanzade’nin ruhuna dokunacak en özel çiçekleri seçmiştim. Konağın ağır kapısı gıcırdayarak açıldığında, karşımda duran Hanzade değil, sanki bir tabloydu. Bir insan her gördüğümde daha da güzel olmayı nasıl başarıyordu? Üzerindeki o asil kıyafet, duruşundaki o sars

