
Her şey soğuk bir akşamda başladı, ürkek adımları karanlık ıssız sokakta hızlanırken içimden bir ürterti geçti. Hani bazen insanın içine garip bir his doğar ya, işte aynen öyle bir his doğdu genç kızın içine, adımları boş sokakta yankılandı. Tereddüt etse de içindeki o garip hisse daha fazla direnemedi ve omzunun üzerinden boş sokağa baktı; bir yanıp bir sönen sokak lambasının altında, kartonun üzerinde yatan köpekten ve daha ilerideki gece kondunun duvar dibinde sızıp kalmış ayyaştan başka kimse yoktu boş sokakta.
Adımlarını hızlandırırken "dün gece o aptal korku filmini izlemeyecektim" diye mırıldandı. Geçen hafta yıkım için boşaltılmış apartmanın önünde geçerken tüyleri diken diken oldu. Sıklaşan nefesine lanet ederek hızlı yürümekten hafif koşmaya geçti ve hemen ardından boş sokakta onun adım seslerinden başka sesler yankılanmaya başladı. İçine korku dolu titrek bir nefes çekerken bir kez daha omzunun üzerinden arkasına baktı; siyah gömlek ve pantolon giymiş iki izbandut gibi adam onun gibi adımlarını hızlandırmış peşinden geliyordu.
Adamları gördüğü an genç kızın adımları birbirine dolandı ama düşmeden önce kendini toparladı ve koşmaya başladı... Koşmaktan ciğerleri yandı, cılız bacakları onu taşımakta zorlandı ama o yine de koştu. Geçtiği her ara sokakta yardım edin diye bağırdı ama kentsel dönüşümün için boşaltılmış sokakta o ve o lanet adamlardan başka kimse yoktu. Tam umudunu kaybetmeye başladığı an, ana caddeyi ve bir ışık hüzmesi gibi akıp giden arabaları gördü. Artık kalmadı dediği umudu yeniden alevlendi. İçindeki umutla adımlarını hızlandırdı ama bir tuhaflık vardı sanki! Onun sığ nefeslerinden ve adım seslerinden başka bir ses yoktu artık boş sokakta. Şaşkınlıkla adımları yavaşladı ama ne olur ne olmaz diye yine de tam olarak durmadı. Omzunun üzerinden bir kez daha arkasına baktığında sokakta ondan başka kimse olmadığını gördü. Şaşkınlıktan adımları birbirine dolandı tam düşmek üzereyken son anda dengesini sağladı. İçene çektiği titrek nefesle ana caddeye döndüğü sıra bir el sıkıca saçına yapıştı. Saçlarını dibinden koparmak istercesine çeken adam çığlık atmasını engellemek için diğer eliyle ağzını sıkıca kapattı...
"Şşşt sessiz ol küçük sıçan!" Dedi dili dolanarak.
Kız adamın elinden kurtulmak için debenlendi ama bu çaba beyhude bir çabaydı. Onu sıkı sıkıya tutan adam hem ondan biraz daha uzun, hem de daha güçlüydü. Onu sıkıca tutan adam, "abi bu kızın o olduğuna emin misin" diye sordu.
"Dün onu çalıştığı kafede gördüm, aradığımız dövmenin aynısı vardı onda. Sen onu sıkıca tut, ben de o mu değil mi diye yakından bakayım dövmesine" dedi karşına geçen dazlak adam.
Kız direndi, boynunda tam saç diplerinin yakınındaki dövmeyi göstermemek için çok uğraştı ama bu adamlar çok güçlüydü. Adam var gücüyle kızın ensesine bastırdı ve bir an sonra "galiba Kudret Arslan'ın kayıp varisini bulduk" dedi...

