~4~

951 Words
Dersin bitmesiyle Uygar'lar ayağa kalktı. Neşe ve ben oturuyorduk. Timuçin Burak'ın kulağına birsey söyledi ve sınıftan çıktı. Burak'ta o ne dediyse Uygar'a söyledi galiba. Kulaktan kulağa oynuyorlardı resmen. "Hadi çıkalım."dedi Burak. "Nereye ya ne güzel oturuyorduk."dedi Neşe. Bende başımı sallayarak Neşe'ye destek çıktım. "Kantin?"diye sordu Burak. Neşe hızla ayağa kalktı ve beni de kaldırdı. "Ne yapıyorsun kızım!?"diye çıkıştım. "Açım aç!"dedi. Birlikte sınıftan çıktık ve merdivenlere ilerledik. "Daha gitmek yok dimi? Asla izin vermem. Çok özlettin."dedi Burak ve elini omzuma atıp beni kendine çekti. Diğer yanımda Uygar, Uygarın yanında telefonla konuşan Neşe vardı. Tüm merdiveni kaplamıştık resmen. "O yüzden erken geldim ya. Kıyamadım size. Kıymetimi bilin."dedim ve güldüm benle beraber Burak da Güldü. Dönüp Uygar'a bakmadığım için gülüp gülmediğini bilmiyordum. Kantine geldik. Neşe ve Burak birden yanımızdan ayrılıp kantine doğru gittiğinde Uygar'la mal gibi kalmıştım resmen. Bakışlarım yavaş yavaş onu bulduğunda bana baktığını gördüm. "Oturalım..."dedi ve biraz ilerideki boş masayı gösterdi. Bakışlarımı ondan çektim ve hiçbir şey demeden masaya ilerlemeye başladım. Onun da arkamdan geldiğini hissediyordum. Aslında onlarla neredeyse hiç oturmazdık. Ben gidene kadar tabii. Burak Neşe'yi sürekli yanlarına almıştı tek kaldığından. Sanırım bu böyle de devam edecekti. Biz Uygar'la karşılıklı masaya otururken bakışlarım kantindeki Burak ve Neşe'ye gitti. Ben onlara bakarken üzerimde bir çift göz hissediyordum. Bu durum beni fazla geriyordu. Kısa bir zaman sonra Burak geldi masaya ve yanıma oturdu. Elinde iki tane kahve vardı. Birini Uygar'a verdi. Birini kendi önüne koydu. Onun hemen arkasından Neşe geldi. Elindeki 2 kahveden birini bana verdi birini masaya koyup Uygar'ın yanına oturdu. Gözlerimi Uygar'a çevirdiğimde bana baktığını gördüm, bende gözlerimi Burak'a çevirdim o da telefonuyla uğraşıyordu. O sırada masaya okulun sürtük tayfasından olan Merve geldi. Onu baştan aşağı süzdüm. Asla değişmemişti. Tek yaptığı üniversitedeki erkeklerle yatıp parasını yemekti. Ki bunu da açık açık söylüyor ve kimseyi ilgilendirmediğini vurguluyordu. Ki haklıydı da. Kimseyi ilgilendirmez ama Uygar'a da çok fazla yürüyordu. Gerçi Uygar kolay kolay hiçbir kızla muhattap olmazdı. Merve Uygarın kulağına eğildi ve birşeyler söyledi. O sırada giydiği gömleğin ilk 4 düğmesi açık olduğu için herşey meydandaydı! Ya Sabır! Merve doğrulurken Uygar'a baktım. Yüz ifadesinden hiçbirşey anlaşılmıyordu. Acaba ne demişti. Uygar ayağa kalktı ve Merve'yle kantinden çıktı. Tam o an kalbime bir bıçak saplandı. Umursamamaya çalışacaktım. Ama olmuyordu. Şu an...  Nereye gittiğini, ne yapmak için gittiğini düşünmek bile istemiyordum Masaya Timuçin geldi ve Uygar'ın kalktığı yere oturdu. "Uygar nerde?"diye sordu Burak'a bakarak. "Merve geldi. Galiba Furkan'la ilgili bir şeyler oldu." Burak'a baktım. "Olay ne?"diye sordum.  Burak elinde ki telefonu bırakıp bana baktı. "Furkan durup dururken göz önüne çıkmak için Uygar'a sallamaya başlamış. Merve'den de bu konuda yardım istedi. Haber babında." "Niye Merve?"diye sordum. "Her erkekle oldukça samimi çünkü."dedi ve sırıttı. O sırada kolumun cimciklenmesiyle Küçük bir çığlık attım. Neşe'ye baktım. "Napıyorsun?" "Kalk tuvalete gidelim çişim geldi."dedi kulağıma. Derin bir nefes alarak ayağa kalktım. Bunu kolumu cimcikleyerek söylemesi de bı ayrıydı. "Nereye?"diye sordu Timuçin. "Tuvalete."dedik aynı anda Neşe'yle. "Ikinizin de aynı anda mı geldi?"diye sordu Burak ve güldüler. Biz de cevap vermeyip yanlarından uzaklaştık. Neşe tuvalete girdiğinde bende telefonu mu çıkardım. Cody den mesaj vardı. Sabır ya! Gittim artık oradan da. Hayır hem saldır hemde yüzsüz bir şekilde hâlâ rahatsız et! Kimden: Cody Gitmişsin! Neden? Daha seninle kurduğum fantazileri gerçekleştirecektik. Pis hayvan! Fanteziymiş! Sen o fantezileri al.... tövbe ya! "Timuçin çok yakışıklı dimi?"diye sordu Neşe ve ellerini yıkadı. Dikkatimi ona yönelttim. "Sen aşıksın!"dedim ve telefonu cebime koydum. Zaten bilindik bir şeydi. Aşıktı. Seviyordu. Tuvaletten çıkacağımız sırada iki tane çocuk içeri girip kapıyı kapattı. Kaşlarımı çatarak önümüzde dikilen ikin çocuğa baktım. Çocuk dediysem 30 yaşına yakın gibilerdi. "Okuma yazmanız yok mu ? Kapı da kızlar tuvaleti yazıyor. Yabancılık çekmezseniz orası da ayrı birsey tabii."dedi Neşe. "Okulun ilk günü biraz eğlenelim istedik ve şansa siz çıktınız."dedi Esmer uzun boylu kırmızı tişörtlü çocuk. "Çekiliş mi yapıyoruz hayırdır?"diye sordum. "Şansımıza siz çıktınız falan..." "Dostum ben espiriliyi istiyorum."dedi kumral, mavi gözlü çocuk. Espirili? Neşe! Ne istemesi neyin kafasındaydı bunlar? "Bende diğerini alacağım. Bayan bilmişi."dedi kırmızı tişörtlü ve sırıttı. Diğeri? Ben! "Nerede olduğunuzu farkında değilsiniz galiba!" Diye çıkıştım. Merve'nin tayfasından sandılar galiba bizi. Merve ve arkadaşları son sınıflarla tuvalette yiyişmeyi görev bellemişlerdi de. "Sakin ol güzelim."dedi kırmızı tişörtlü ve bana doğru yaklaştı. Kolumdan tutunca hızla ondan kurtulup iki adım geri gittim. "Cody lütfen!"diye yalvardım ağlayarak. O ise sırıttı ve beni yatağa attı. Açılan eteğimi kapatırken altındaki pantolonu ve üzerinde ki tişörtü bir çırpıda çıkardı. "Sabrediyorum ama yeter! Bir kez bile öpmeme izin vermedin lan! Altımda inlerken dudaklarını sömüreceğim!"diye bağırmasıyla yerimden sıçradım. Ne halt etmeye onun evinde ders çalışmayı kabul etmiştim! Hemde Ray'nın uyarısına rağmen! "Lütfen cody istemiy-" "Kes lan!"diyerek kesti lafımı. "Seni sevdiğime inandın mı merek ediyorum! Tek istediğim vücudundu. Ve beni çok uğraştırdın."diyip üzerime doğru yürüdü. Yatakta üzerime çıkınca onu itmeye çalıştım ama imkansızdı. Çok ağırdı. Dudaklarını boynuma bastırdı. Bense ağlamakla meşguldum. Üzerimden ağırlığı kalkınca bende kalktım ve oturur pozisyona geçtim. Ne olduğuna baktığım da Rayn Codyi yere yatırmış dövüyordu. Bense titriyordum. Rayn Codyi bayıltana kadar dövdü ve sonra yanıma gelip bana sıkıca sarıldı. Gözümün önüne gelen iğrenç anımla yüzümü ekşittim. Gözüm dolmuştu. "Ağlama am-" Önümde ki çocuğun lafını kesen şey kapının açılması oldu. Karşımızda Timuçin ve Uygarı görünce ister istemez mutlu oldum! "Yavaş be Uygar. Biz biraz eğlenelim sizde eğlenirsiniz."dedi karşımda ki çocuk. Bu çocuk yürek yemiş olmalıydı. "Gel ben senle eğleneyim!"diye çıkıştı Uygar ve çocuğa yumruk attı. Çocuk kafasını kabinin kapısına vurup yere düşerken diğer çocuk hızla tuvaletten çıkmıştı. Ne zaman tuttuğumu bilmediğim nefesimi verdim. Yerde ki çocuk zar zor ayağa kalkarken Uygar yakasından tuttuğu gibi kendine çekti. "Siz ikinizi eğer bir daha bu kızların çevresinde görürsem öldürürüm! Duydunuz mu lan!"diye bağırdı. Öyle bağırmıştı ki yerimden sıçramıştım. "Iyi misiniz?"diye sordu Timuçin bize bakıp. Başımla onayladım Timuçini.  O sırada çocuk tuvaletten çıkmıştı. Uygar'a baktım. O da başını çevirip bana küçümser bir bakış attı ve tuvaletten çıktı. Uyuz şey.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD