Cesur ve Yağız dikkatle dinliyordu genç kadını. Zeynep'in dudaklarında bir tebessüm vardı ama acıklıydı. Hüma Hanım ise tepkisizdi ama suskun. Şuan herkes Müge'nin sözlerinin büyüsüne kapılmış gibiydi. Üç kız kardeşi kabul etmek istemeselerde hemencik kıskanmışlardı karşısındaki kadını. Sadece çocukluğunu değil, şu konuşmasını, şu sözlerini kıskanmışlardı. Aşiret ağalarının ortasında çekinmeden konuşuşunu kıskandılar en çok... Müge'nin sarı uzun saçları beyaz yazmanın altında avlunun kandil ışıklarının altında parlamaya devam ediyordu. Gözleri kızarmış ama hala çok güzeldi. Solgundu ama güçlüydü. Herkese meydan okuyarak bakıyordu. “Ailem benimle vakit geçirmek için her yolu denerdi.Bir sürü hobi edindik.Çarşamba film gecemizdi, Perşembe marangozluk kursumuz.Üçümüz birlikte gider, bah

