Ferman, o sırada konağın avlusunda durmuş, oradan oraya koşuşturan küçük oğluna bakıyordu. Cihan Ali… Artık onu hayata bağlayan tek şeydi o çocuk. Mahi gittikten sonra dört elle sarılmıştı oğluna; zaten kadın giderken de öyle istemişti. Ama Mahi’nin gidişi, Ferman’ı bambaşka birine dönüştürmüştü. Sessiz, öfkeli, her şeyini kaybetmiş bir adama… Yalvarmıştı ona, boşanmaması için, ama kadın kararını çoktan vermişti. İki yıl sonra, avukatlar aracılığıyla eline ulaştı boşanma kararı. Sonrasında bir daha göremedi Mahi’yi. Sanki dünyadan silinmişti. Ferman için en acı olan buydu zaten. Birini bu kadar severken, onu yok saymak, hiç olmamış gibi davranmak nasıl mümkündü? Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, unutmamıştı onu. Bende bıraktığın izleri, öpüşünü, gülüşünü, dokunuşunu kim si

