BERİL KORKMAZ
Sözler bıçaktan öte silahtılar en derinden yaralayan ama bir o kadarda acı gerçeklerdi.her suç bir bende miydi?
Değildi
Suç kimsenindi suç kimsesizdi suç bendim bir o kadar kimsesizdim...
Hastane odasında tek başına oturan bir kadındım
Sahi ben kimdim?
Babasının minik prensesi masum kızı beril mi? Ya da hem babasının hemde kendi yanlışlarıyla boğulan ama nefes almak için bir o kadarda çırpınan beril miydim?
İçimdeki boşluk bir boşluğa daha bıraktı kendini
Baranın boşluğu birde hiç varlığından haberim olmayan ve artık hiç olmayacak bebeğim
Bebeğimiz
Önümde hep bir cam duvar vardı bir o kadar acı bir o kadar görünmezdi ben o cam duvarların ortasında minik bir kuş gibiydim cama çarpıp düşen ama genede akıllanmayan sürekli olarak o duvara çarpan beril bendim.
Hastane koridorunda öylece Durmuş muydum?
Birşeyler mi olmuştu hiçbir şey hatırlamıyordum
Beynimin içinde aynı sözler bozuk bir plak gibi çalmaya devam etti
“sen ailemizin soyunu devam ettirecek bir çocuğu bile taşıyamazken bana ne hadle cevap verebiliyorsun”
Haklıydı Şermin hanım ben daha bir çocuğu bile doğru düzgün taşıyamamıştım
Ben yapmamıştım ama genede içimdeki o ses birtek benden bahsediyordu
Benim yüzümden olduğunu
Yorgunluk hissi aradım kendimde ama hayır hiçbir şey hissetmiyordum
Karşımda bana bakan baranın hayaletiyle bakıştım öylece
biliyordum ki
Yanına yaklaşsam kaybolup gidecekti…
Bir o kadar yakındım bir o kadar uzak ben bu yolun neresinde olduğumu bilemiyordum hayat ışığım varlığından bile haberim olmayan ailemd daha doğrusu aile bile değildik ben vardım baran yoktu
Çocuğumuz bizi bırakmıştı
Baranın haberi yoktu…
Gelince neler olacaktı daha doğrusu gelecek miydi?
Hemşirenin birşeyler söyleyip gittiğini duydum ama ne demişti tek bir sözcüğü bile anlamıştım
Doktorun kapıdan içeri girdiğini görmem çok normaldi arık çünkü günlerdir serumla besleniyordum kesin gene beni ikna etmeye gelmişti
Derken arkasından giren kişiyle donup kaldım babam karşımdaydı yüzündeki yara izlerine baktım…
Babam o sedyede degilse o sedeyede yatan…
Baran mıydı…
“Ölmeliydin…sen ölmeliydin o değil sen…” dudaklarımdan dökülen sözcükler acı dolu çığlıklara döndü a bir cevap alamadım her zamanki gibi cevapsız kalmıştım
“SEN ÖLSEYDİN KEŞKE SEN ÖLSEYDİN!”
Sözler silaha dönmüştü onun cephesinde ben vardım o ise bana silah doğrultmuştu sanki
“Kocan yerine ben mi ölseydim beril” babamın tek bir cümlesi benim içimi yakıp yıkmıştı
İkisinide kaybetmemiştim değil mi şuanda bir rüya görüyordum ve uyandığımda yanımda baran olacaktı ona rüyamı anlatacaktım. Onunla birlikte olacaktım gene beni gece kollarına alacak sabaha kadar bırakmayacaktı.
Gitmeyecekti
“değil yedi cihan birleşse ben baranı bulurum ama senide yok etmesini bilirim kuzey bey”
Duygu yoktu artık karşımdaki düşmanımdan başka biri değildi
Karşısında onun her dediğini kabul eden tırsık kızı yoktu
Baran korkmazın karısı Beril korkmaz vardı
Korkmazların gelini de hanım ağasıda bendim
Kimsenin beni ödüllendirmesine gerek yoktu ödülde bendim ödülü verecekte.
“beril haddini bil sen benim kızımsın babanım ben senin”
Baba?
Baba kelimesini haketmiyordu hiçbir şekilde...
“sen ve baba olmak mı? Sen hiçbir zaman baba olamadın Kuzey Arslan ve şimdi yapmam gerekeni yapıyorum”
Sözlerimi öylece dinlediği o kadar belliydi ki benim sözlerim onu dahada sinirlendirmişti sadece
“babana atana yaptığın saygısızlığı görmezden geleceğimi mi sanıyorsun sen beril!”
Babamın sesi hastane odasını doldurup taşırmıştı ama bana yapılabileceği son hamlesiydi
En değerlimi m ölebilmesi bile onun için kolaydı çünkü hiçbir zaman kimse onun en değerlisi olmamıştı...
“saygısızlık mı! Sen önce yaptığın şeyleri kapatmaya çalış sen annemi hamileyken aldatan bir adamsın sence ben mi saygısızım metresin-”
Sözlerim içimde kalakaldı yanağıma inen tokatla
Küçükken bana elini bile kaldırmayan babam bana tokat atmıştı o da o kadına metres dememden dolayı bana vurmuştu
Babam iki kadına da zarar vermeye devam ediyordu daha doğrusu biri kendi kızıydı...
Bendim birde annem
Gözlerimin önü kararırken sadece uğultulu bağırışlar dudaklarımdan istemsizce akıp giden küfürlere karıştı
.-.-.-.
Gözlerimi açtığımda hastane odasında uyanmayı beklerken kendimi başka bir odada görmemle şoka uğradım.
Burası ne bir hastane odası ne de bir odaya benziyordu tek düzgün duran kan lekeli yataktı
Kan mı?
Kan bana aitti
Hasta önlüğüm kana bulanmıştı kollarım bacaklarım her tarafım mosmor olmuştu el eklemlerim kanamıştı
Tek hatırladığım bir ara birinin kafasında sandalye kırdığımdı
Kimin kafasını yarmıştım?
Ve neler olmuştu
Beynimi zonklatan o zehirli ağrı kenini belli edince gözlerimi yumdum
Şakaklarımı ovuşturmaya başladığım sırada eski püskü kapı ürpertici bir yavaşlıkla açıldı
“noldu beni tutamadınız olmadı birde hastaneden mi kaçırdınız mı?”
Alaylı sesim boş odada yankılanmıştı kapı öylece durdu kapının arkasında kim vardı bilemiyordum...
Ama odaya dolan seslerle gözlerimi yumdum
Bebeklerin ağlama sesleri
Sonra onun sesi
“beril bir çocuğumuz olsun ister miydi”
Baranın sesi odada bebeklerin ağlayış seslerine karıştığında tırnaklarımın tenime batışını hissettim
“durdurun...” dudaklarımdan tek bir cümle çıktı ama ses durmadı dahada arttı
“durdurun...sadece durdurun...”
Durmadı
Ses her dakika dahada arttı .
Ses artık kapanmış mıydı bilmiyordum çünkü artık ses beynimin içinde dönüyordu ...
En sonunda ayağa kalktım
“durdurun... ne olursunuz kapatın şunu...”
yarım bir şekilde açık kapıya doğru yaklaştığımda kapı suratıma çarptı adeta
Sesler susmadı
Bebeklerin ağlayış sesi içimde bir duyguyu harekete geçirmişti
Annelik duygusu...
“ağlamayın...bakamam ben...”
Her bir seste gözlerimdan yaşlar düştü artık ağladığım için göz pınarlarım sızlıyordu
Her bir ses her bir damla göz yaşıma karıştı en kötüsüyse bebek seslerine karışan onun sesiydi
Baba olmayı çok istediğini yeni yeni fark ettiğim kişinin
Baranın
Baranımın...
.-.-.-.
GEÇMİŞ
(İLAHİ BAKIŞ AÇISI)
Baran dersin bitişiyle hızla çantasını kapıp sınıftan çıkışa doğru koşuşturmaya başladı
Beril'in bale kursu birazdan başlayacaktı
Yetişmesi gerekiyordu
15 dakikalık yolu o kadar hızlı gelmişti ki oturacak yer bulmuştu bugün veliler de gelip gözteriyi izleyecekti baran hızla sandalyelerin birine oturuverdi çok heyecanlıydı her hafta gelmesine rağmen
Belkide berilden bile dahada heyecanlıydı
Baran sahneye çıkan hiçbir kimseyi izlememişti tam bu sırada içeri giren kişiyi görünce istemsizce dahada mutlu olmuştu
Berilin annesi mira teyzesi gelmişti . Annesi artık barana alışmıştı her hafta yan yana otururlar birlikte dertleşirlerdi mira baranın yanına oturup baranı göğüsüne yaslayıp saçlarını okşamaya başladı baran ise mira teyzesinin bunu yapmasını bekliyormuş gibi dokunuşuna eğilmişti
Mira ise küçücük çocuğun bu efendiliğini takdir ediyordu
“kızımı her hafta izlemeye geliyorsun baran ona açılmayı düşünmüyor musun oğlum” demesiyle baranın gözleri fal taşı gibi açılıverdi
beklemiyordu
Annesinden çekiniyordu her ne kadar yakın olsalar bile berili ondan istediğini ondan duymak onu heyecandan titretmeye yetmişti.
“berili istesem bana verecek misin mira teyze.” baran ilk defa gözlerini kaçırmıştı
Herkesten herşeyi isterken gözlerini bile kırpmayan baran berili annesinden isterken tirtir titriyordu...
“elbette vereceğim senin gibi damat bulmuşum vermez miyim oğlum...”
.-.-.-.
Baran eve gelince elinde babasının çalışma odasına dalıverdi bugün babasıyla top oynama günüydü
“baba hadi top oynayacaktık ” diye babasını darladıkça miran sonunda dayanamamıştı malikenenin ortsında top oynamaya başlamıştılar aralarında birkaç koruma bilerek barandan gol yiyor onu mutlu etmeye çalışıyorlardı çünkü biliyorlardı ki o ailenin içinde mutlu olmak zordu..
Dakikalar saatlere döndü miran baranın çalım atmasına izin veriyor onun bu maçı almasını bekliyordu çünkü daha yapacak işleri vardı baran babasını itirdiğinde miran bey kendini yere atıp köşede onu izleyen karısına baktı
“hanım gördünmü aslanımızı nasılda büyümüş”
Şermin ise sadece minik bir tebessüm verdi kocasına. o tebessümün gerçek olup olmadığını bile iki üç kere düşünmek gerekiyordu
Ama kimse sorgulamıyordu çünkü biliniyordu ki
Bu evde herşey bir yalandan ibaretti...
BÖLÜM SONU
ANLAMAYANLAR İÇİN---> beril sonda bir yere götürüldü ama nereye götürüldü bilmiyoruz daha . mini bir spoi vereyim berili babası götürmedi. Ve o hastanede babasına saldırdı bunu zaten 9.bölümde okuyacağız ki herşeyi 9.bölümde anlayacaksınız birde Mira berilin annesi miran ise baranın babası bir karışıklık olmaması için açıklama gereği duydum 🤍
DİĞER BÖLÜMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE