Arka fonda Edith Piaf'ın ortamı ısıtan sesiyle karışan çatal bıçak sesi, garsonların servis etmeye başladığı tabaktan yayılan ana yemeğin sosundan kaynaklanan iştah açıcı ama bir o kadar da ağır olan kokuyla, girişte misafirleri karşılayan lavanta kokusu birbirleriyle adeta atışıyor gibiydiler.
Masanın başında kalabalığı izleyen saçları yer yer kırışmasına rağmen boyatmayı ısrarla reddeden, kırışıklıklarının yaşının ilerlemesinden değil de çok güldüğü için oluştuğunu iddia eden adam verdiği davede icap eden misafirleri inceliyordu. Bir çoğunun ailesinin ve çevresinin oluşturduğu misafirlerin arasında iş alanından arkadaşları da bulunmaktaydı, bilerek sektöründen rakip firmaları da çağırmıştı çünkü bugün yapacağı duyuruyu bizzat kendisinden duymalarını istiyordu. Gözleri bugünki yemeğin ana konusu olan oğluna gitti, doğduğu günden beri eğitimiyle bugün için hazırlanan oğlu ve sonunda işi babasından devralması gerektiği an gelmişti. Biraz erken olmuştu ama şartlar bunu gerektiriyordu. Oysaki oğlunun bahçede kendisine doğru attığı ilk adım dün gibi aklındaydı: Minik dizleri minik vücudunun ağırlığı karşısında şaşırmış bir iki titremiş ardından o ilk adım gelmişti poposunun üstüne düşmesi an meselesi iken o ise inatla karşıya babasına bakmış ve ikinci üçüncü adım derken babasının kendisine uzattığı parmağını minik avuçlarına almasıyla beraber poposunun üstüne hamle yapmış ama kendisini babasının omuzlarında bulmuştu. Nemli gözlerini oğlundan kaçırmak isterken eşi Neriman'a yakalanmıştı. Her şartta ve koşulda kendisine destek olan sırdaşından yine hiçbir şey kaçmamıştı onun da kendisi gibi hafif nemlenmişti gözleri.
Kızı Esra'nın da masadaki yerini alması ile artık konuşma vaktinin geldiğini anladı. Kızı her zamanki gibi geç katılmıştı aralarına. Şirketlerinin sponsor olduğu Yarınlar İçin Bugün yardım kuruluşunun Malatya'daki çocukevinin açılışında kesişmişti kaderleri. Eşi Neriman'ın yumurtalık kanseri tehlikesi dolayısıyla yumurtalıklarını aldırdığında oğulları bir kardeşinin olamayacağını bilemeyecek bir yaştaydı ama o ailesiyle birlikte gittiği açılışta kardeşini bulmuştu bile. Beşikte kendisine bakan yeşil gözleri görünce iki yıldır devam eden seçici suskunluğunu ve ilk kelimesini söyleyivermişti beşiğin önünde, babasının kucağında, 'kardeş' . İşte Esra, ailenin prensesi de böyle katılmıştı aralarına.
Konuşmasını yapmak üzere misafirlerinin gözlerini ve dikkatini kendisine çekmek üzere çatalı elindeki kadehe iki kez hafifçe ama etkili bir şekilde dokundurdu:
"Sevgili dostlarım, sizi aramızda gördüğüm için öyle mesudum ki. Tahmin edebiliyorum, bir çoğunuz önemli işlerini erteleyip de geldi." Lafını bitirmesiyle öksürmeye başlaması bir oldu Neriman Hanım'ın gözleri endişeyle kızı Esra'nın yanına oturan doktorları Nazım'a gitti. Nazım Bey ayağa kalkmaya yeltenmişti ki Harun Bey eliyle gelmemesini işaret etti ve ağzına tuttuğu peçeteyi özenli bir şekilde katlayıp tabağın kenarına sıkıştırdı. Konuşmasına başlamadan önce eşi Neriman'ın gözlerine bakıp güç almayı da ihmal etmedi.
"Beni bilirsiniz lafı uzatmayı pek sevmem, yemeğinizin soğumasını da istemem." Gözleri önce kızına sonra oğluna çevirerek devam etti "Eşim Neriman ve sevgili doktorumuz Nazım Bey artık emekli olmama karar vermişler. Lafın özü sizi buraya tahtımı oğluma devrettiğimi ilan etmek için çağırdım. Ve tabi isterse kızım Esra'ya ama o kariyer adımlarını şirketten ayrı atmaya karar verdi ve prensesim her zaman arkandayız ."
Elindeki kadehi önce kızına ardından oğluna kaldırarak devam etti:
"Kadehimi sonsuz güvendiğim yeni patrona, oğluma kaldırmak istiyorum."
"Erol Bey şirketin daha da gelişmesini en az sizin kadar ben de istiyorum, Ar-Ge bunun için var zaten." dedikten sonra az önce masasına koyulan dosyanın kapağına bir kez daha baktı "Ama giyim sektörü? Bilemiyorum yeni bir piyasaya girmektense elimizdekilerin daha da güçlenmesi için projeler geliştirmeliyiz bence. Daha gireli 5 yıl bile olmayan Turizm sektörü hakkında fikirlerinizi severek dinleyebilirim."
"Turizm sektöründe ulusal piyasada ilk beşin içindeyiz ve halen bu alanda ilgili departmanımız gayet iyi iş çıkarmakta."
Sunum ve dosya hazırlığı için aylarını verdiği bu projenin, bir saatin sonunda çöpe gitmesi isteyeceği son şeydi. İşte bu yüzden Erol elindeki son ve etkili kozu kullanmaya karar verdi.
"Giyim sektörü şu an oldukça revaçta efendim. Günümüzün en favori mesleklerinden biri ve gençlerin ilgiyle takip ettiği moda bloggerlığı. Birkaçını ayarlayabilirsek, dizi stilistleri, viral reklamlar... Zaten detaylı bir anlatım dosyada bulunmakta." Son çare olan kozunun etkisini arttırmak için hafif öksürerek devam etti:
"Hem rahmetli babanız, Harun Bey nur içinde yatsın, koltuğu size devretmeden önce düzenlediği yönetim kurulunda yeni sektörlere girmemiz gerekliliğini ve bunlardan birinin de giyim olması gerektiğine değinmişti."
"Tamam Erol çıkabilirsin, dosyayı inceleyip sana tekrardan geri dönüş yapacağım. Ama Turizm sektörü hakkında dediklerimi düşün, en iyileri arasında olmak istemiyoruz. En iyisi olmak istiyoruz. Çıkabilirsin."
Erol çıktıktan sonra baş ağrısını geçiştirmesini umarak asistanından sade Türk kahvesi istemiş ardından önündeki dosyaya gömülmüştü. Babasından koltuğu devraldığından beri yaptığı buydu: İş. Babasının gözünün arkada kalmaması ve annesiyle birlikte çıktıkları tatilde babasının işleri düşünmemesi için her şeyi kendi halletmeye çalışmıştı. Öyleki babasının ölümünden sonra bile hatırasına saygısızlık olmaması için babası kadar ve hatta ondan daha fazla işine konsantre olmuştu.
Dosyayı okumayı bitirdikten sonra eklediği notlarla birlikte dosyayı Erol Bey'e geri yollamış ve giyim sektörüne girmek için ilk adımların atılması için çalışmalara başlanılmasına karar vermişti. Bir sonraki yönetim kurulu toplantısının konusu da belirlenmiş oldu.
***
Yönetim kurulunda oy çokluğu ile giyim sektörüne girme kararı alınmıştı. İşleri başkasına devretmeden her zamanki gibi ilk adımları yine kendisi atmaya karar verdi. Zeminin iyi olduğundan emin olmak istiyorsan işi başkası değil kendin yapacaksın diye öğütlemişti babası. Şansına bu sefer atacağı ilk adım hiç de sıkıcı durmuyordu, Paris'teki Moda Defilesi ne kadar sıkıcı olabilirdi ki diye düşündü baş asistanın kendisi için yaptırdığı rezervasyona bakarken.