18.Bölüm

2694 Words
Beste'nin gözü yaptığım hiçbir şeyi görmemişti. Odaya yeniden girdiğinde gülümsedim. Ayağa kalkıp yanına gittim. "Dışarı çıkalım mı?" "Hayır." "Neden tatlı ısmarlardım sana." "Yarın çekimim var yine erken kalkmam gerek ve kilo almamam lazım kendin ye." Pijamalarını giyip yatağa geçti. Delireceğim ben bu kızı nasıl yumuşatacağım. Yatağa geçtim bende uykuya dalana kadar ise plan düşündüm. Sabah çalan alarm ile uyandım hemen. Beste uyanmasın diye direk kapadım saat 6'ya geliyordu. Sessizce odadan çıktım mutfağa gittim. Tepsiye kahvaltılık şeyler koydum portakal suyu sıktım. Omlet yaptım ve tabi Beste'nin vazgeçilmesi kahve. Bahçeye çıktım bahçede yeni yeni çıkmaya başlayan papatyalardan bir iki tane kopardım onları da küçük bardakta tepsiye yerleştirdim ve mutfaktan çıktım. Merdivenlerin başında annemle denk geldik su içmek için uyanmış beni görünce "Sen bu saatte neden uyandın?" "Beste'ye kahvaltı hazırladım." Gülümsedi. "Aferin oğlum aferin." Annemin yanından ayrılıp odaya girdim. Hala uyuyor saçları savrulmuş. Elinin tekini yastığın altına koymuş çok şirin gözüküyordu. Başının ucuna oturdum. "Beste." Tepki vermedi. "Beste uyan." Hala tepki yok. Yüzüne dokundum kıpırdanmaya başladı. "Beste." Bu kızın uykusu ne kadar ağır böyle. Sen sonunda omzunu dürttüm. "Beste." "Hih." Gözlerini açtı aniden. Beni karşısında görünce anlayamadı neler olduğunu. Sersemledi sağa sola baktı gözlerini ovuşturdu "Ne oluyor ya sabah sabah bela mısın?" Gülümsedim. "Günaydın çirkin ördek." Kaşlarını çattı. "Ne oldu?" Tepsiyi uzattım. "Sana kahvaltı hazırladım." Tepsiye sonra dönüp bana baktı. "Nereden çıktı bu? Benden mi gözüktüler sana bu saatte." "Af dileme temalı." Sırıttı. Diline düştük ya senin de neyse dua et haklısın haksız olduğumda özür dilemesini bilen mükemmel bir adamım ben. "Cidden mi? Saat kaç?" "7" "7 ve sen bunu hazırlamak için kaçta uyandın." "6 ama olsun özrümü kabul edersen değmiş olacak" Tepsiyi önüne aldı tabaktaki salatalıktan ağzına attı kahvesinden bir yudum aldı. "Kahveyi de mi sen yaptın?" "Evet her şeyi." "Şekersiz sütsüz sap sade. Filtre kahve senin sevdiğin hem de özel çekilmiş." Kıkırdadı. Bir şey demeden ağzına bir parça ekmek attı. Papatyaya dokundu. "Güllerden sonra papatya demek." Kafa salladım. "Papatya seversin değil mi? Hayatımda gül ve mücevher sevmeyen tek kadın seni gördüm." "Ben zaten hayatında gördüğün diğer hiçbir kadına benzemiyorum. Papatya severim ama bahçede dalında daha güzeller." "Ben hoşluk olsun diye." Omuz silkti. Ağzına bir parça domates attı. "Sen kahvaltı etmedin değil mi?" "Hayır." "İyi beni izle o zaman." Birkaç parça daha aldı. Sonra tepsiyi benim kucağıma koyup yataktan kalktı. Dolabının başında bir iki dakika bekledikten sonra kıyafetleri alıp değiştirmek için banyoya girdi. Affetti mi şimdi bu? Barıştı mı benimle? Banyodan çıktı. Siyah bir kot onun üstüne asker yeşili sıfır kol bir gömlek giymiş. Aynalığın önüne geçti saçını tarayıp topladı yüzüne krem sürdü sonra bana doğru yaklaştı. Tepside duran portakal suyunu aldı birkaç yudum içti telefonundaki saate baktı "Uyanır uyanmaz çok kahvaltı yapmam. Boşa uğraşmışsın” "Kahven bitseydi." "Sette içerim. Geç kalacağım. Çıkıyorum." Bardağı tepsiye bıraktı arkasını döndü elinden tuttum. "Afettin mi şimdi?" Bana baktı bir süre sonra yüzünü ciddileştirdi. "Kahvaltı güzeldi affetmeye gelince hayır" "Ama." Boynuna fularını bağlayıp çıktı odadan. Dinlemedi bile. Etkilenmedi bile. Tam yumuşamış gibiydi başardım sanmıştım ama nasıl olur bu. Kafayı çalıştır hadi Rüzgar hadi! Bende üzerimi değiştirip işe gitmek için çıktım evden bu kafayla bizimkileri çekemezdim birde. Şirkete geldim odaya girecekken Leyla ile göz göze geldik. "Odama çay ve tost söyle." İçeriye girdim masama oturup hemen kağıtları aldım elime bravo bana Beste Hanım yüzünden işleri saldım. Masadaki fazlalıkları kenara kaldırdım cetveli önüme alıp taslak çizime başladım on dakika sonra odanın kapısı açıldı. Leyla elinde tepsi ile geldi. "Günaydın. Erkencisin." Kafamı kaldırıp Leyla'ya baktım. "Masaya bırakıp çıkabilirsin." Elime dokundu. "Kızgın mısın bana?" "Leyla çalışıyorum." "Ama bana kızdın." Kafamı kaldırdım üzerine giydiği tek parça mavi elbisesi ile yine göz doldururken o gülümsemesi ile beni etkilediğini sanıyordu. Ben sadece zamanında etkilenmiş gibi yapıyordum oysa. Hayatı o dizilerdeki gibi sanıyordu bu patron asistanına aşık olur ve bir ömür mutlu yaşarlar... Arkama geçti omuzlarımı sıktı eğildi yüzüme öpücük kondurdu. "Özledim diyorum delireceğim senin için Rüzgar. Özledim seni çok özledim." "Kes şunu çık." Saçlarıma dokundu. "Kızma bana ne olur." Odaya biri girip bu halde görecek sonra Beste sonsuza dek yüzüme bakmaz artık. Kolundan tuttum. "Sen kimsin de ben sana kızayım. Çık şimdi. Haddini bil." Gözleri doldu ve odadan çıktı. Onunla uğraşamazdım şimdi hiç. Çayımdan içip tostumdan birkaç parça ısırdım. Bir yandan Beste için ne yapsam diye düşünüyordum. Kahvaltımı yaptıktan sonra işime devam ettim. Bunu bitirmem gerekti bir iki saat boyunca çizime devam ettim. Akşam eve gittiğimde kimse gelmemiş daha Ece'yi gördüm onunla konuşma zamanı gelmişti. Yanına gittim. "Nasılsın?" "İyi." "Bana bak birde sen haklıymışsın gibi trip yapma senin karıştırdığın haltlar yüzünden Beste ile aram bozuk." "Senin Beste ile aran benim yüzümden değil senin yüzünden bozuk. Karını dinlemediğin için bozuk ona güvenmediğin için. Bir ilişkide güven her şeydir önce güvenmeyi öğren geçmişteki kirli sayfalarına rağmen o sana güvenip evlenmişse sende güven bir zahmet." Kaşlarımı çattım bu bücür neden haklıydı ki. Elini tuttum. "Sen onu boşver Ece iyi misin abicim neden yaptın bunu? Neden bana söylemedin?" "Utandım benden utanmandan korktum." "Senden utanmam. Sen benim kardeşim gibisin unuttun mu?" "Çok zordu mahvoldum içimden bir canlıyı söküp aldılar." Gözünden bir damla yaş aktı. Sildim. "Ağlama bak bundan sonra ne olursa ilk bana geleceksin anlaştık mı?" "Anlaştık." Sarıldık birbirimize. Sonra gülümsedi. "Kendini affettirmen için daha çok çaba lazım. Şaraplar, kahvaltılar çok klişe." "Öyle mi ben bir kadına ilk kez kahvaltı hazırladım ama küçük hanım." "Eh başka şeyler dene. Senin karın star canım bu numaraları yapan milyon tane adam ile karşılaşmıştır. Biraz çaba biraz özel ilgi." "Çokbilmiş." Odaya çıktım haklıydı Beste'nin hoşuna gidecek bir şey olmalı. Animasyon severdi o evet hatta bir röportajında da söyledi kendi seslendirdiği bir animasyonda vardı neydi o ya hemen İnternete yazdım buldum izlerdik buradan yere gittim aldım sonra atıştırmalık bir şeyler. Onun sevdiği fıstıklı macaron özel peynirli krakeri ve diğer birkaç şey. Eve geldiğimde o çoktan gelmiş duştaydı ben hemen odayı hazırladım çıkınca beni görünce tepki vermedi. "Nasılsın günün nasıldı?" "İyi." "Senin seslendirdiğin animasyonu buldum Animasyon seversin değil mi? Atıştırmalıklarda var." Biran gülümsedi sadece biran o gamzeler göründüğü gibi kayboldu. "Severim ama izlemeye vaktim yok." "İki saatcik. Hadi ama" "Hayır senaryo çalışıyorum. Uğraşma Rüzgar boşa çabalıyorsun." "Pişmanım görmek zor mu? Ne yapmamı istersin?" "Benden uzak olmanı sadece bu. Şiddet dediğin şey böyle şirinlikler ile affedilmez. Sen fiziksel olarak kendinden daha az güçlü birine üstünlük sağladın. Bu affedilir mi sence? Şiddet yüzünden dünyada kaç kadın hayattan kopuyor? Kaç kadın zorba kocaları tarafından katlediliyor? Sen okumuş eğitimli mükemmel bir ailede yetişmiş olmana rağmen yaptın bunu. Ya hı ben senin neyini affedeyim? Ben güçlüyüm senin götündeki dona kadar alırım istesem seni de rezil rüsva ederim ama bir çok kadın bunu yapamıyor bu yüzden de yaşamları yarım kalıyor” “Yapma haksızlık etme lütfen kabul çok fena davrandım kabul zaten bunun bir bahanesi yok ama ben o cinayet işleyen ırz düşmanları ile aynı kefedemiyim? Sende bana tokat attın. Yani şiddet dediğin şeyin kadını erkeği de olmaz gözümüz dönünce bazen böyle fazla tepki veren iki deliyiz bence. Hadi ama özür dilerim binlerce kez” “Rüzgar sana ayıracak bir dakikam bile yok” Bir şey demedim geçti koltuğa iki saat okuma yaptı hazırladığım şeylere bakmadı bile. Yatağa geçtim sabaha kadar aklımda bir şeyler döndü durdu ama hiçbirini beğenmezdi bu keçi. Sabah uyandığımda o çoktan kalkıp gitmiş bende bir şey yemeden çıktım. Odada çalışıyordum Leyla kahve getirdi baktı yüz bulamayacak kızdırmaması gerektiğini anlayıp bir şey demeden çıktı. Çalışmaya devam ederken odanın kapısı çaldı. "Gir." Salih Baba girdi odaya. "Salih Baba hoş geldin geçsene." "Günaydın oğlum." Koltuğa geçti. "Nasılsın yoğun galiba işler." "Taslağı bitirmeye çalışıyorum." Gülümsedi. "Beste nasıl?" Neden Beste'yi sordu ki bir şey mi söyledi yoksa Beste onlara. "İyi çekimleri var onunda." "Geçen annesi ile tartışmış haberin var mı?" Annesinin hamilelik olayını sorduğu gün tartışmışlardı. Tek bildiğim oydu ama kafa salladım. "Ne oldu Sevgi'de anlatmıyor ağlıyor öyle bir sorun mu var?" "Ufak bir yanlış anlaşılma oldu Salih Baba bir problem yok ama ben halledeceğim o sorunu. Bu akşam çekimi erken biterse size gelelim akşam yemeğine." Yüzü güldü Salih Babanın "Gelin tabi oğlum olur tamam." Yarım saat kadar daha sohbet ettik ve odadan çıktı Salih Baba bende çalışmaya devam ettim sonra aklıma gelen planla Mesut'u aradım. "Buyurun Rüzgar Bey." "Mesut iki saate 4 tepsi fıstıklı baklava yaptır. Taze olsun sonra şirkete getir onları aslanım tamam mı?" "Tamam Rüzgar Bey." Telefonu kapadım çalışmaya devam ettim evet Rüzgar bu sefer gönlünü fethedeceksin. Çizimlerin yarısına gelmiştim saatte epey ilerlemişti. Odanın kapısı çaldı ve Mesut geldi. "Rüzgar Bey baklavalar arabada." "Tamam bekle sen bir." Şeyma'yı aradım. "Enişte Bey ay pardon Beste enişte dediğimi duymasın Rüzgar Efendi diyor genelde söyle Rüzgar Efendi." Bu kızı seviyordum Beste'den daha çok evliliğimizin gerçekliğini destekliyordu. Resim bile attırmıştı kıza. "Naber Şeyma?" "İyi bizim kız için uğraşıyorum işler güçler." "Çekimde değil mi?" "Evet evet başladı çekimler." "Çekim yerinin konumunu bana atsana sürpriz yapacağım" "Emin misin sana çok kızgın ayrıca o kızın boğazını o hale getirmenin bedelini ödeyeceksin. Zorba mısın sen? Ayrıca sen balayında bir kızla öpüştün Beste bire şey demedi bile" "Tamam haklısın eşeğim ben hayvanlık ettim." "Evet aynen öyle." "Ben kendimi affettiririm." "Tamam atıyorum. Bak bende çok kızgınım sana ama yine de yardım edeceğim" "Sağ ol." Telefonu kapadık. O sıra Leyla’dan sabah istediğim şey ile ilgili mail de gelince gülümsedim. Mesut ile aşağı indik o sıra konumu attı Mesut'a verdim telefonu. "Buraya gidelim." Tamam anlamında kafasını salladı. Saat 7'ye geliyordu sabahtan beri çekimdeydi biter herhalde artık gerçi oyuncuların sette yatıp kalktığı oluyor bitmeye de bilir. Araba durdu. "Mesut sen baklavaları getir aslanım." "Tamam." Çekimin olduğu yere doğru ilerledim karavanlar vardı. Beni tanıyan kamera arkasındaki ekipte çalışanlar hoş geldiniz dedi gülümsedim. Evet tam oradaydı Beste çekim yapılıyordu. Kaan ile karşı karşıya arkadan biri replikleri söylüyor o tekrar ediyordu. Normalde bu ekranda sadece ikisinin olduğu yerlerde aslında bir sürü kameraman var hepsi farklı açıdan alıyor sesçisi ayrı, aslında ekranda sadece ikisyken kamera arkası baya kalabalık. İlk kez görüyordum böyle seti. Birbirlerine bakıp bir şeyler diyorlardı. En sonunda Kaan ellerini tuttu göz göze bakıyorlar. Birbirlerine aşık gibi bakıyorlardı Beste'nin yüzünü ellerinin arasına aldı eğildi. Hayır hayır şimdi Beste'yi öpecek miydi bu adam. İçimde büyük bir sinir patlaması oldu. Neden oldu banane kim öperse öpsün. "Birbirlerine yaklaştılar ve dudakları buluştu." Öpüşüyorlar karım ve başka adam öpüşüyor. Benim karımın dudakları başka adamın dudakları ile bütünleşmiş vaziyetteydi. Sarmalamışlar birbirlerini "Stop.Kestik." Birbirlerinden ayrıldılar. "Beste şimdi öpüşüne karşılık verdiğin için kendine kızıp geri çekileceksin ve Kaan'a tokat atıyorsun arkanı dönüp gidiyorsun ve bitiyor." Kafasını salladı. "3 2 1 OYUN. AKIYOR. KAYIT." Yeniden yakın oldukları pozisyondaydılar Beste kendini çekti. "Sen. Sen ne yaptığını zannediyorsun?" Kaan sırıttı. "Öpüştük Seda." Öfkeyle çığlık attı, gülümsedim o anda onun için zor olmasa gerek evde de aynı böyle deli. Kaldırdığı elini yavaşça Kaan'ın yüzüne vurdu arkasını döndü ve. "STOP. Kestik." Beste o an beni fark etti şaşırdı biraz. Yönetmenle göz göze geldik sonra. "Bu ne güzel sürpriz hoş geldiniz?" "Hoş buldum Çağan Bey kolay gelsin bende tatlı getireyim sizlere dedim hayırlı olsun arada yorgunluk atarsınız." "Çok kibarsınız sağ olun." Mesut'un getirdiği baklavalar sırayla dağıtılıyordu. Beste Kaan'la yanıma geldi. Kaan beni görünce gülümsedi. "Hoş geldin?" "Hoş bulduk." "Şanslısın çekim bitimine denk geldin." Gülümsedim. "Bu arada sizi tebrik edemedim hala yeni evli sayılırsınız siz." Elini uzattı bende elini sıktım. İyi bir adamdı aslında sıcak ve samimi ama yine de karımı öpmüştü. Beste öyle bakıyordu hala. "Aşkım şaşırdın." "Evet nereden çıktın böyle?" Elinden tuttum kendime çektim belini kavrayıp dudağına minik bir öpücük kondurdum sanki az önce o dudaklara başkası değdiği için öfkeliydim. Etraf kalabalık olduğu için bir şey demedi Kaan'la biraz daha konuştuktan sonra yanımızdan gitti. "Ne işin var neden geldin? Beni bilerek köşeye sıkıştırıp öpüyorsun nefret ediyorum senden." "Ne var ziyaret ettim tatlı getirdim size buradan da annenlere gideriz diye düşündüm babanla konuştuk bugün." Şaşırmış bir yüz ifadesi ile "Neden?" "Annenle kavga ettikten sonra hiç konuşmamışsın." Kafa salladı. "İyi ya gidelim işte." Gülümsedi. "Tamam. Sen bekle ben karavana gideyim üzerimi değiştirip gelirim." "Olur." Yanımdan ayrıldı. Set ekibi tatlılar için teşekkür ediyordu birkaçı ile Beste gelene kadar muhabbet ettik sonra Beste geldi. Elini tuttum ve arabaya doğru yürüdük "Ben kendi arabamla gelmiştim." "Anahtarı Mesut'a ver götürsün o eve bizde annenlere geçelim." "Tamam." Çantasından çıkardığı anahtarı Mesut'a uzattı. Sonra benim arabaya bindi arabayı çalıştırdım. Sessizliğini koruyordu her zamanki gibi ne hissettiğini bilemiyordum ne düşünüyordu. Ördüğü duvarları yıkmam imkansızdı. "Pasta filan alalım mı eli boş gitmeyelim." "Olur." Yol üzerinde bir yerde durduk pasta aldık.. Evin önüne geldiğimizde saat 9'a geliyordu. Beste arabadan indi sonra bana döndü. "Nasıl davranacağımı bilmiyorum." "Efendim." "Bizimkiler gerçeği biliyor yani eninde sonunda boşanacağımızı şimdi onların yanında bu aşk oyununu oynamak gerekir mi?" Güzel soruydu gerekir miydi? Belki de gerekirdi. "Birbirimizden nefret ediyor gibi davranmayalım en azından bizi iyi görmek eminim mutlu eder onları." Kafa salladı. Kapının önüne geldik zile bastık birkaç saniye içinde Zeynep açtı kapıyı içeriye girdiğimizde Sevgi Anne ve Salih Baba bizi güler yüzle karşılaştık. Beste annesinin yanına koştu sım sıkı sarıldı. "Canım. Güzel annem." Sevgi Anne yüzüne öpücükler kondurdu sonra babasına gitti onunla sarıldı bende sarıldım ve sonrasında yemek masasına geçtik. "Sen seviyorsun diye hasanpaşa köfte yaptırdım” "Anne sen harikasın çok yememem lazım ama yeni film var biliyorsun." "Evet Şeyma söyledi ne filmi kaç gün sürecek çekimleriniz??" "Yirmi gün sürer aşk filmi anne galada izlersiniz." Ben sessizliğimi koruyordum Salih Babanın bana "Ee Rüzgar oğlum sen hallettin mi bugün ki çizimlerini?" "Hallettim Salih Baba taslak bitmek üzere sonra üzerine çalışacağım tekrardan." "İyi iyi tekstil bölümündekilerde harıl harıl çalışıyor senin şu arkadaşın Aysel gerçekten kız çok çalışkan Beste." "Aysel öyledir titizdir inşallah güzel şeyler olur." "Yakında defileyi bile hazırlar bu hızla." "Hadi inşallah baba biliyorsun ben film çekimlerinden uğrayamam." "Artık film bitince ." Kafasını salladı. Tabağımdaki yemekleri bitirdikten sonra midemde artık yemek için yer kalmamıştı. "Ellerinize sağlık." "Afiyet olsun oğlum." Yemek masasından kalkıp koltuklara geçtik tekli koltuğun birine Sevgi Anne diğerine Salih baba oturdu tıpkı annemle babam gibi bende Beste ile ikili koltuktaydım. Bir süre sohbet muhabbet ettik Beste gerçekten mutlu olmuştu gülüyordu. Kahvelerimiz geldi onu içtik Beste esnedi. "Uykun mu geldi?" Beste gülümseyerek baktı sonra annesine döndü "Erkenden çekimim var kalksak küsmezsiniz değil mi?" "Yavrum aşk olsun görüşürüz yine biz." Beste ayağa kalktı ailesi ile sarıldı sonra ben vedalaştım ve evden çıktık umarım bu kez gönlünü alabilmişimdir. Arabaya geçtik çalıştırdım bir yandan da Beste'den tepki bekliyorum ama yok. "Beste." "Efendim." "Affettin mi beni?" Yolda olan gözlerimi bir saniyeliğine çekip ona doğrulttum. Sonra tekrar yola sabitledim. "Ailemin zayıf noktam olduğunu biliyorsun o yüzden yaptın değil mi?" "Hayır yemin ederim Sevgi Anne çok üzgünmüş o yüzden evet sen aileni çok seviyorsun aranızın kötü olmasını istemedim. Yaptığım hayvanlık içinde ayrıca pişmanım inanır mısın bilmiyorum ama ben hiçbir kadına böyle davranmadım daha önce bir anda oldu yapmamam gerekti özür dilerim defalarca." "Bir daha aynı şeyleri yaşamak istemiyorum sadece." "Asla biliyorsun söyledim yaparsam tekrarı olursa o zaman ne dersen ne yaparsan kabulüm." Telefonumu uzatttım ona baktı “Nedir bu?” “Oku” Baktı okudu evet mimikler ve Gamzeler ilkkez güzel bir tepki verdi hoşuna gitti bana döndü “Mor çatı ve kadın dayanışma merkezine benim adıma hatrı sayılır bir bağış mı yaptın?” Kafa salladım “Ben seni anladım Beste sen hediyeler çiçekler isteyen birisi değilsin. Sen kadın olarak varolmak istiyorsun ve diğer kadınların da. Ben böylesi birisi değilim şiddet yanlısı değilim olmam yemin ederim. Bir anlık öfke ama evet haklısın her şey de o biranlık öfkeyle oluyor ama söz veriyorum hayatımda hiç kimseye böyle olmayacağım. Samimiyetime inanman için de böyle bir bağış düşündüm. Umarım kendimi doğru ifade etmişimdir” "Tamam öyleyse. Samimi olduğuna inanmak istiyorum. Tekrarı yaşanamaz yaşanacak gibi olursa bu kez gerçekten çok farklı bir yüzümü görürsün. Ve evet bu bağış en pahalı hediyeden bile daha anlamlı oldu. Teşekkürler” "Affettin yani?" Kıkırdadı "Eh yani çok çaba sarf ettin. Normal bir evlilik olsa gözünün yaşına bakmaz seni boşardım ama ne de olsa eninde sonunda boşanacağız biraz daha sabredebilirim sana. Ufacık bir zaman dilimi kadar daha tahammül ederim sonra da yoluna giderim” Gülümsedim. Laf sokmazsa olmaz çirkin ördek. Zaten sonsuza kadar evli kalalım demiyoruz. Ona baktığımda oda gülüyordu sağ ve sol yanağındaki gamzeleri güldükçe belirginleşiyordu. Sağ yanağındaki gamze daha belirgin ve büyüktü. "Teşekkür ederim pişman etmeyeceğim seni." Kafasını salladı ve sonrasında eve gelene kadar konuşmadık. Arabayı durdurup indik. Saat 11'di bende epey erken uyanmıştım bugün ve hemen uyumak istiyordum. Sevgili karım çirkin ördeğim beni affetmişti. Günün kazananı olmanın huzuru vardı içimde. Eve girdik ortalıkta kimse gözükmüyordu hemen odamıza çekildik üzerimi değiştirip yatağa girdim Beste duşa girdi o duştayken benim bedenim daha fazla yorgunluğa dayanamadı ve kendimi uykuya bıraktım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD