24.Bölüm

3382 Words
Hızla uzaklaşıp gitti. Kaldım burada Allah'ım gitti. Birazda ıssız bir yer araba çok geçmiyor. Etrafımda ağaçlıklar var otobanda bir başıma kaldım böyle oh şurada kafamı kesip kıtır kıtır doğrasınlar beni yarın 3. Sayfa haberlerinde karısını ölmüş şekilde görürse pişman olur. İş işten geçip ben öldükten sonra değil pişman köpek gibi sürünse ne fayda. İçimi korku kapladı. Ürkerim karanlıktan ben zaten. Akşam esintisi ile hafif bir titredim. Domuz herif ben sana yapacağımı bilirim. Telşefonumu çıkardım Şeyma'yı aradım açtı. "Kuzum." "Sana konum atacağım hemen gel beni al." "Ne oldu?" "Dediğimi yap." Telefonu kapadım interneti açıp whatsapptan konum attım Şeyma'ya. Beklemeye başladım gece olunca biraz esmeye başladı üşüyorum bir yandan gözlerim doldu bu kez engel olmadım olamadım yaşlar ardı ardına akıyor. Korkuyorum birkaç araba geçti bir tanesi yanımda durdu. "Güzellik nereye götürelim?" Karanlıktan yüzümü çok seçemiyordu sanırım belki de tanımıyordu beni bilmiyorum. Ama ünlü olduğumu anlaması faydama ı zararıma mı emin değilim "İstemiyorum arkadaşım gelecek." "Kaparlar seni böyle ama." "Gider misiniz? Lütfen." "Birlikte gidelim." "Defol git. Polisi arıyorum şimdi." Diye bağırdım öfkeli sesle Araba gitti ağlamam çoğaldı sana bunu ödeteceğim Rüzgar sen görürsün beni hiç düşünmeden nasıl bırakabildin. Senden boşanmazsam bende insan değilim yarın seni boşuyorum yeter artık gerçekten yeter bu son damlaydı. Bu oyun bitti sıçarım oyununa. Yanımda bir araba daha durdu yeter artık şimdi çığlık atacağım. Tam öfkelenmeye hazırdım ki içinde Buğra ve Şeyma çıktı. Şeyma'ya koştum hemen sarıldım ve deli gibi ağlamaya başladım. Engel olmuyordum zaten yeterince dolup taşmıştım. "Bebeğim ne oldu?" "Beni bırakıp gitti Şeyma arabadan attı." Şeyma daha sıkı sarıldı. "Tamam hadi geç. Buğra ile beraberdik bizde ben arabamı almadım birlikte geldik kızmadın değil mi?" Kafamı salladım neden kızayım ki. Buğra koluma dokundu. "Sıkma canını Rüzgar böyledir öfkelenince işte saçmalıyor." Arkaya geçtik Şeyma ile onun omzuna yattım hala ağlıyor bir yandan konuşuyorum. "Hiç düşünmedi bana bir şey olur mu diye öylece bıraktı ve gitti geri dönmedi bile." "Şerefsiz." Şerefsiz demek yetersiz kalır. "Şerefsiz mi tam bir piç kurusu. Lanet bir bok." Bir yandan gözyaşlarımı silip diğer yandan. "Ona dünyayı dar edeceğim. Ağzına sıçmazsam bende Beste değilim." "Bu kez hak etti. Terbiyesiz herif" "Bitti ya boşanıyorum bu kez babam filan demek yok yani neden bekleyeceğim ki defolsun gitsin." "Boşan bence de artık haddini aştı bu saatte arabadan atmakta nedir? O kim oluyor? Buğra atıldı o anda. "Gerçekten bu seferki olmamış hiç. Bu arada Beste seni nereye bırakayım eve mi gideceksin?" Ben cevap vermeden Şeyma atladı "Bana gelecek tabiki o hayvanla aynı evde kalmayacak aklı başına gelsin." Canım arkadaşım benim oh be bana destek birileri olması ne güzel. Araba durdu Şeyma'nın evine gelmiştik. "Teşekkür ederiz Buğra. Görüşürüz sonra iyi geceler." "İyi geceler dikkat edin Beste sende üzülme lütfen." Kafa salladım. Arabadan indik ve eve girdik. Hemen ayakkabılarımı çıkardım "Bak saat kaç oldu aramadı bile ne oldu merak bile etmiyor. Kaçırıp böbreklerimi alsalar haberi olmaz." Şeyma kollarımdan tuttu. "O adi pisliği düşünmek yok." Elbisemin fermuarını açtı. "Duşa giriyorsun rahatlıyorsun. Sonra ben sana ballı süt hazırlayacağım sonra uyuyacağız." Kafa salladım duşa girdim. Ağlıyorum hala hırsımdan ama tamam hadi insan bir sinirle indirir arabasından sonra pişman olur geri döner ne bileyim bir arar der neredesin ne oldu eve gitmedim sonuç olarak. Demek ki bu kadar önemim yok onun için. Şerefsiz! Nasıl birisi bu birde beni önemsediğini Sandım. Aptalım koca bir aptal. Duştan çıktım akan makyajımı sildim. Şeyma'nın pijamalardan geçirdim üstüme ve salona geçtim oda süt hazırlamış ikimize onu aldım hemen bir yudum içtim. "Aramamış hala bak bu kadar umurunda değilim." "Süründürürüz bizde onu sen üzülme." "Zaten ben ona yapacağımı biliyorum eve gitmeyeceğim artık." "Gitme kal burada." Kafa salladım. Evet o kim ki ben onu sevmiyorum aşık değilim benim için önemsiz birisi o. Sütümü kafama diktim bitirdim. Acayip yorgundum canım menajerim dostumun evi olduğu için burada da odam vardı hemen yerleştim yerime "Ben uyuyacağım artık." "Tamam ben sabah erken çıkarım birkaç işim var." "Tamam ben evde takılırım." "Tamam bitanem takıl kafana göre." Odaya geçtim yatağa yattım telefonu elime aldım whatsapptayım adam çevrimiçi oh ben umurunda olmayım hangi sürtük ile konuşuyor acaba. İnstagrama girdim burada da karşıma çıktı tek başına bir resim atmış salak bana diyor kendisi çirkin aslında beğenmeden geçtim bende hemen. Ekranı kapayıp telefonu köşeye koydum ve sinirle aklımda Rüzgar'a ölüm planları kurarak uyudum. Gözlerimi açtığımda o kadar çok uykumu almış hissediyordum ki telefonu aldım elime saat 1 olmuş ve tek bir arama bile yok. Yuh! Elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim kendime bir şeyler hazırlarken telefonum çaldı belki Rüzgar'dır umudu ile elime aldım ama Şeyma arıyor. "Canım." "Haberi gördün mü?" "Ne haberi?" "Dün gece Kaan'la konuşman Rüzgar'ın Demet ile yakın teması haber olmuş link atacağım bak." "Tamam." Telefonu kapadım ve Şeyma'nın mesaj atmasını bekledim. Kahretsin bir bu eksikti zaten. Gelen mesaj linkine hemen tıkladım. "LANSMANDA ESKİ SEVGİLİ ŞOKU!" Koskocaman başlık atmışlar. Kaan ve Benim resmim var başka köşede Rüzgar ve Demet "Dün gece şirketlerinin lansmanında bulunan Rüzgar Soykan ve Beste Altınsoy çiftine eski sevgili şoku. Beste Altınsoy'un geçen yıl birlikte olduğu Kaan Durmaz'ın de aynı davette olması çiftin huzurunu bozdu. Bir ara eski sevgilisi ile bir araya gelip sohbet eden Beste Altınsoy gözlerden kaçmadı. Öte yandan Rüzgar Soykan karısının bu hareketine nispet yaparcasına gizemli güzelle samimi görüntüler içindeydi. Bir araya fazla gelmeyen çiftin arasında soğuk rüzgarlar estiği gelen haberler arasında." Yuh ama artık. Yaptıkları habere bak şunların. Haberi yapan gazetenin sahibi tanıdığım biriydi hemen aradım. "Beste merhaba." "Merhaba Ahmet." "Nasılsın? Hayırdır ne oldu?" Birde ne oldu diyor dalga geçer gibi. "Ahmet yapılan haber hiç hoş değil böyle bir şeye nasıl müsaade edersiniz hayır yani evlendiğimiz günden beri hep kötü haberler artık sıktı. Arayıp bir sorun teyit edin değil mi? Ben kocamla el ele katılıyorum o lansmana ne demek ya o haberler." "Bestecim sakin ol Kaan ile seni yan yana görünce çekmiş bizim çocuklar işte." "Çeksinler ama üzerine öyle uydurma haber yapmasınlar Kaan ile ayaküstü sohbet ettik sadece, düşman değiliz elbette denk gelince selamlaşırız. Rüzgar'ın yanındaki şirketimizin çalışanı insanları zan altında bırakacak haberler yapıyorsunuz." "Kusura bakma biz." "Siz o haber için bir tekzip yayınlayacaksınız ve düzelteceksiniz. O tekzip öyle köşede bir yerde minicikte olmayacak bu haberi nasıl koca başlıklarla yaptıysanız aynı şekilde olacak. Mahkemelik olmak istemiyorum kimseyle fakat bu kez gerçekten haddinizi aştınız. Lütfen hemen düzeltilsin." Bir şey diyemedi eveledi geveledi ama ikna olmayacağımı anladığında. "Yarın düzelteceğiz." "Peki iyi günler." Telefonu kapadım. Sinirden kahvaltı yapacak hal kalmadı odaya geçtim buradaki dolapta birkaç giysim vardı üzerime onlardan birini geçirdim. Saçlarımı topladım hafif makyaj yaptım ve evden çıktım. Rüzgar hayvanı hala aramadı beni. Pislik. Biraz gezmek iyi olurdu hem Sema'a üniversite için kitap alacaktım çıkmışken onu da hallederdim. Arabam olmadığı için taksiye bindim bir avmye gittim. Hemen bir kitapçıya girdim. Önce yeni çıkmış romanlara baktım gözüme çarpan birkaç tanesini aldım. Bu ay ki sayıları gelen dergileri aldım ve Sema için gerekli olabilecek kitapları. Kasaya gittiğimde kasadaki kız kocaman gülümsedi. Gülümsedim bende. "Hoş geldiniz." "Hoş bulduk." "Ben sizi çok seviyorum bir resim çekinebilir miyiz?" Gülümsedim. "Tabiki." Yanıma geldi hemen telefonunu çıkardı ve bir iki kare aldı. Sonra sarılmak isteyip çekinir gibi olunca ben yaklaştım kollarını sardı. "Çok tatlısınız teşekkürler." "Ben teşekkür ederim." Ödemeyi yapıp çıktım. İnsan bazen böyle ufak şeylerden mutlu oluyordu. Tanımadığım insanlar tarafından sevilmek güzel bir şeydi. Avmde bir cafeye oturdum açlık yeniden bastırmıştı ve bir şeyler yemek iyi olacaktı. Tost ve meyve suyuyla geçiştirdim öyle donanımlı bir şey yememe gerek yoktu Şeyma'yı aradım "Canım evde misin ne yaptın?" "Yok avmye geldim canım şu haber için özür başlığı yayınlanacak yarın." "Oh iyi olmuş bende birkaç görüşme yaptım senin için dizi vardı ama şu sıralar dizi istemediğin için reddettim senaryoya öyle göz gezdirdim reyting getirir gibi değildi." "İyi yapmışsın dizi istemiyorum zaten şuanda." "Rüzgar'la konuştun mu?" "Aramadı bile." "Pislik." Cevap vermedim neden aramadı beni ya hiç mi önemsemiyor. Boşanma davasını açtığımda görür o. "Neyse kuzum işim biterse yanına uğrarım haberleşelim." "Tamam canım." Telefonu kapadık. Rüzgar aklımdan çıkmıyor ne oldu bana beni yol ortasında bırakan adamı düşünüyorum aramazsa aramasın. Telefon çalınca Rüzgar umudu ile yeniden açtım ama Nebahat Anneydi "Beste kızım." "Merhaba buyurun. "Yavrum bu Ece gazete haberlerini gösterdi bugün neler yazmışlar." "Nebahat Anne yalan haber o ben konuştum gazetenin sahibi ile yarın özür haberi yapacaklar." "Kızım Rüzgar'da açmadı telefonu aranız iyi değil mi?" Acaba söylesem mi şimdi boşanacağım diye ama dur önce Rüzgar öğrensin. "Yok sorun." "Kavga etmediniz değil mi dün de bir ara hep uzaktınız?" "Yok bir problem." Allah'ım cehennemdeki yerim yalan kontenjanından hazır resmen. "Evde mi neden açmadı telefonu mu?" "Şey ben dışarı çıktım biraz eksiklerim vardı o evdeydi bilmiyorum." "Tamam kızım." Telefonu kapadım. Boşanma haberini duyunca bu kadın beni rahat bırakmaz ben yandım vallahi. Oğlunun umurunda değilim ben ne yapayım. Kahvaltımı ettikten sonra avmden çıktım ve biraz gezmek için sahile indim. O gün boş gezerek vaktimi öldürdüm akşamında Şeyma ile film izledik Buğra ile buluşmaya benim için gitmedi canım arkadaşım. Rüzgar hala aramamıştı. Ertesi sabah kahvaltıya Buğra geldi henüz hala sevgili olmamaları anormal gelse de sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaparken kapı çaldı. Ayağa kalktım. "Ben bakarım." Kapıyı açtım ve karşımdaki yüz beni şaşırttı. Suratına kapamak istedim ama sadece boş boş baktım. "İçeri girebilir miyim?" "Hayır." "Beste saçmalama konuşmaya geldim." Adama bak konuşmaya gelmiş dalga geçiyor sanırım. Olur mu paşam daha mevsimler, aylar değişseydi ne kadar çabuk geldin. Aşırı hızlı çabuk davrandı "İki gün sonra mı?" Beni umursamadan içeri girdi. "İkimizin de sakinleşmeye ihtiyacı vardı." "Ben hiç sakin değilim Rüzgar. Gitsen iyi olur" dedim ve salona geçtim Arkamdan oda geldi Şeyma Rüzgar'ı görünce öfkeyle baktı. Buğra "Hoş geldin kardeşim." Dedi bir iki diyalogdan sonra Rüzgar bana döndü. "Eve dönmeyecek misin?" "Hayır." "Beste saçmalama." "Onu kızı arabadan atmadan önce düşünseydim." "Şeyma ben öyle olsun istemedim." "Yaptın ama." Dedi Şeyma. Bana döndü Rüzgar "Tamam hadi gidelim evde konuşuruz." "Dalga geçiyorsun galiba ben gelmiyorum." Yüzü düştü kaşları çatıldı kolumu tuttu. "Ne demek gelmiyorum." "Bitti." Yüzü şaşkınlık ifadesi ile gerildi bir şey demesine fırsat vermeden "Boşanalım zaten eninde sonunda olacaktı uzatmamak en iyisi. Son yaptığını affedemem. Ben senin kölen değilim. Bu hayata senin zırvalımlarına tahammül etmeye de gelmedim "Beste saçmalama." "Yo gayet mantıklı bu eninde sonunda olacak bir şeydi zaten. Seni ve bu anlamsız evliliği istemiyorum” "İyi de bir iki ay içinde değil evleneli 1.5 2 ay oldu." Omuz silktim. Ne önemi var bir haftada boşanan insanlar tanıyorum. "Beni o arabadan attın arkana bakmadan gittin ve hiç aramadın iki gün sonra gelip bana eve dön demen saçmalık. Ben senin uzaktan kumandalı araban mıyım? Sen nereye istersen gelecek birine benziyor muyum ben? Hala anlamadın değil mi? Sen benim hayatımda ufak bir pürüzsün ve ben o pürüzden kurtuluyorum "Kızmıştım sana haklısın saçma davrandım. Kırıcı konuşma lütfen” "İyi farkında olman güzel şimdi git uygun bir zamanda ailelere söyleriz. Benim ailem pek şaşırmaz zaten olaya sizinkilere de uygun bir açıklama bulursun artık. Basın zaten öğrenir hiç susmadılar orası ayrı” Yanıma geldi kolumdan tuttu. "Tamam boşanalım zaten olacak dediğin gibi ama hiç doğru zaman değil dünkü haberin üstüne sonra biliyorsun defile olacak daha şirket için uygun bir zaman değil senin filmin galası olacak bir iki aya bunca karışıklıkta boşanma haberimiz kötü etki yaratır. Hem sen hem ben çok kötü etkileniriz” “Bana bir şey olmaz sen düşün” “Beste sosyal medyada linç yeriz bak sence ve benci iki taraf olur yaptığın her işte aldığın her kararda sosyal medyada hortlar bu insanlar her içeriğine yorum yapar seni olumsuz etkilerler ha hızını alamayan anne ve babalarımıza sıçrar. Sen benden daha iyi bilirsin bu sosyal medya zorbalığını.” Düşünce mantıklıydı aslında daha yeni tekzip haberi isteyip üstüne boşanmam bak bak yalanladı kocayıda boşadı diye laflara sebebiyet verebilirdi ağzıma sıçarlardı sosyal medya da ama hemen boyun eğmemek adına "Bugün gazetelere bakmadın galiba dünkü haber için özür yayınladılar yani dünkü haberin önemi yok." "Sence yok peki ya boşanma haberi duyulursa ne olur herkes konuşur biliyorsun." "Kararım kesin Rüzgar." Gözlerini kapadı sinirli gibiydi ve beni ikna edememenin verdiği öfke onu iyice delirtiyordu. "Bak tamam boşanalım ben sana sonsuza dek evli kalalım demiyorum şuan için doğru değil diyorum. Mantıklı hareket edelim bu saçma evliliği en doğru zaman da en kılçıksız şekilde bitirmek ikimizin de faydası Tam cevap verecektim Şeyma atladı "Aslında düşününce mantıklı biraz ertele o zamana kadar istersen bende kal. Yazı bitirelim biraz ilgi dağılsın” Rüzgar hemen atıldı "Öyle olmaz ayrı evlerde kaldığımız duyulursa da olay olur hadi dönelim Beste." Biraz düşündüm aslında neden bilmiyorum ama iki günde Rüzgar'ı çok özledim. Yanımda uyumasını, gülüşünü en önemlisi kokusunu onun kokusu hiç fark etmeden nasılda kendine bağlamış beni. Neler oluyor bana bilmiyorum ama bu adama hayır demek gün geçtikçe zorlaşıyor. Gözlerimin içine bakıyordu hala yeşil gözleri resmen yalvarır gibiydi. Güzel orantılı ve kemiksi yüz hatları onu daha çok incelememe neden oluyordu. Biran kocaman gülümseyerek tamam dönüyorum demek istesem de beni arabadan attığı gece geldi aklıma yüzüm asıldı benden uzun süre cevap gelmeyince elini uzattı ve "Hadi gidelim." Dedi Eline baktım içimdeki sese kalsa o eli tutar koşa koşa giderim ama aklım asla yapma diyor. Gözlerimi yeniden gözlerine sabitledim. "Bilmiyorum." Bana yanaştı ellerimi avucunun içine aldı. "Gerçekten özür diliyorum hadi ama." "Hatalar yapıp özür diliyorsun devamlı. Bu bana ikinci hatan. Sana dedim bana hata yapma dedim” "Beste lütfen." "Benden özür dileme Rüzgar özür dilemen gerektirecek şeyler yapma." "Tamam dikkat edeceğim." "Edecek misin? Senin üçüncü bir hatanda affı olmayacak. Ben iyi kalpli bir melek değilim hataları sürekli görmezden gelmem. Bir daha kime hata, yanlış yaptığına dikkat et." "Peki." Tamam onu zaten hemen affetmeyecektim daha burnundan fitil fitil getirmem lazımdı ve bunu evde de yapardım. Kafa salladım. "Geliyor musun?" "Evet." Yüzünde gülümseme ifadesi oluşunca. "Ama seni hala affetmedim şu boşanma günü gelene kadar mecburi bir ikamet." "Tamam anladım" Eve gitmeye ikna olunca Şeyma ve Buğra ile vedalaşıp evden çıktık. Aşağıda arabası duruyordu arabaya geçti ben binmeden baktım öyle sonra arabadan çıktı. "Binsene." "Binemem." "Neden?" "O arabadan bir kez kovuldum." "Beste hadi ama yapma böyle." Bunu kendime olan saygımı yitirmemek adına yapamazdım o arabaya binersem o gece beni orada bırakan adamı ödüllendirmiş olurdum. "Taksi ile dönerim." "Saçmalama bin şuna." Kaşlarımı çattım. "Ya geri dönerim Şeyma'ya ya da ben taksi ile geliyorum." Ben öyle söyleyince yapacağımdan emin olduğu için istemese de mecburen kabul etti. Arabaya yeniden bindi bende bir taksi çağırdım bir iki dakika sonra geldi taksiye binip eve doğru gitmeye başladık yol boyunca ona evde nasıl davranmam gerektiğini düşündüm. Kesinlikle yüz vermek yom Beste o seni arabadan attı bunu unutma sakın unutma.! "Geldik." Taksicinin sesi ile kendime geldim cüzdanımdan çıkarttığım parayı uzatıp indim. Rüzgar gelmiş bahçede beni bekliyordu. Beni görünce yanıma doğru geldi. "Ne yani bu böyle mi devam edecek arabama binmeyecek misin?" "Zaten kendi arabam var ve evet binmeyeceğim." Koluma dokundu acıtarak değil gayet yumuşak ve sakin bir tavırla. "Özür dilerim tamam çok haklısın ama bunu uzatmayalım." Cevap vermeden içeri girdim. Sema beni görünce gülümsedi. "Hoş geldiniz." "Hoş bulduk canım çantamda sana aldığım kitaplar var onları al lazım olursa söyle tekrardan." Yüzünde oluşan memnuniyet gülümsemesi ile. "Teşekkür ederim." "Rica ederim." Odaya çıktım Rüzgar peşimden geldi. "Üzerini değiştir bir şeyler yemeye gidelim istersen." Arkam ona dönüktü ve ona bakmayarak cevap vermeye devam ettim. "Aç değilim istemiyorum." "Bir şeyler içeriz o zaman." "İstemiyorum" Bu sefer tonunu biraz yükselterek. "Kendin bilirsin." Dedi Bir şey söylemeden giysi odasına girdim üzerime pijamalarımı geçirdim çıktım. Odada televizyon izliyor dur sen ben daha neler yapacağım sana! Ona bir şey demeden aşağı indim mutfaktan meyve suyu alıp salonda televizyon izlemeye başladım her ne kadar birbirimize kötü de davransak aynı evin içinde birbirimize ihtiyacımız var can sıkıntısından ölürdük yoksa ben iyiden iyiye sıkılmaya başlamıştım ki Rüzgar aşağı inmeye başladı. Elimdeki bardağa baktı. "Bir şeyler içmek istemediğini söylemiştin." "Vazgeçtim." Çatık kaşları ile bana bakarken bir şey demeden mutfağa geçti kendisine içecek alır gelir umudundaydım fakat hala mutfaktaydı. Yarım saat kadar geçti hala gelmiyor Sema'ya sordum ne yaptığını. "Yemek yapıyor." "Öyle mi?" Kafa salladı. Yapsın bakalım ben şimdi ona gösteririm. İnternetten hemen pizza siparişi verdim o mutfakta yemeğine devam ederken bende pizza mı bekledim ne yani mutfağa girip yemek yapmayla her şeyi affedeceğimi mi zannetmişti. Aradan yarım saate yakın süre geçmişti mutfaktan çıktı. "Beste hadi..." Tam o esnada kapı çaldı hemen ben koştum pizzam gelmiş paketi alıp ücreti ödedim. Rüzgar şaşkın şaşkın bana bakıyor. "Ne oldu açsan gel sende büyük boy söyledim." "Yemek yapmıştım yeriz diye." Gülümsedim. "Hadi ya haberim yoktu ki bende canım pizza isteyince." Sinirden renk tonu kırmızıya döndü. "Yeme pizzayı ev yemeği ye daha iyi." Paketi açtım pizza diliminden bir tane elime alıp ısırık attım. "Neyse ev yemekleri daha sonraya sen ye artık." Cevap vermeden öfkeyle mutfağa gitti. Şangur şungur sesler geliyor kola alacağım bahanesi ile mutfağa gittim yemekleri döküyor. "Ne yapıyorsun?" "Yiyen yok dökeceğim." Hemen gidip elinden aldım. Huysuz, aksi, gıcık hemen dökecekmiş ne diye güzelim yemekler dökülüyor. "Yapma günah yenir sonra." "İyi yersin çıkıyorum ben." Dedi Arkasını döndü ve gitti. Evden gitti! Bak sen kim kime trip yapmalı acaba. Sinirden yine iç sesim şahlanmış Rüzgar ile kavga ediyordu. Hayır hatalı olan kendi trip atılan benim saçmalık ötesi! Bir dilim pizza yedikten sonra hiçbir şeye dokunmadım. Tv izliyordum Sema masadakileri topladı sonra. "Bir isteğiniz var mı?" "Yok canım. Gülümsedi "O zaman ben biraz ders çalışsam izniniz olursa." "Olur tabi." Sema odasına çıktı. Ben boş boş izliyorum tv'yi acaba nereye gitmişti ya başka kadına gitmişse. Başka kadına dokunur mu acaba ya da öper. Adam playboy 1.5 aydır benimle aynı yatakta kardeş kardeş yatıyor özlemiştir hızlı günlerini gerçi ben dikkatini çekmiyormuşum ya kadın gibi değilmişim. Görürsün sen. Saatler ilerliyordu ama Rüzgar hala gelmemişti. Yatak odasına çıktım en sonunda başka kadının yatağında sabahlardı belki de. Pislik. Pencerede gelir umudu ile beklerken arabası gözüktü. Arabayı görünce hemen giysi odasına koştum o sexi geceliği üzerime geçirip odanın ışığını kapatıp yatağa girdim ve gözlerimi kapadım beş dakika sonra filan odanın kapısı açıldı. Ayak seslerini duyuyordum gittikçe yakınlaşıyordu yatağın kenarına oturduğunu hissetim. Nefesimi tutmuştum adeta kokusunu hissetmeye başlamıştım bile. Yüzüme dokundu ve dokunuşu ile ben kendimi yine bilmediğim bir diyarda buldum. Yüzüme dokunuşu devam ederken eğildi nefesini yüzümde hissediyordum o sıra elini bacağıma dokundurdu içim titredi resmen bu aptal ileri gitmeye başlamıştı ne yapıyordu. Parmak uçları ile bacağıma daireler çizerken kendimi öyle kasmıştım ki nefes bile alamıyordum. Dudaklarını yüzümde hissettiğim an "Uyumadığını biliyorum çirkin ördek." Gözlerimi açtım hemen yatakta doğruldum kaşlarımı çattım. "Bana neden dokunuyorsun o zaman!" Sırıttı. "Ama uyuma numarası yapıyordun." Cevap vermedim. Yüzüme dokundu. "Benim için mi giyindin bu geceliği." Kaşlarım çatıldı. "Hayır. Yoo! Ben sadece bunu giymek istedim." "Benimle aynı yatağı paylaşırken bunu giymek istemen oldukça cesurca." Yüzümü buruşturdum "Gelmezsin sandım geceyi başka kadının yatağında geçireceğini düşünmüştüm bende gelmezsin diye giydim bunu içimde kalmasın diye." "Neden uyuma numarası yaptın o halde." "Yapmadım." Elimi tuttu. "Yalan söyleme bahçeye girdiğimde lamba yanıktı sonra birden söndü saniyeler içinde uykuya mı daldın?" Cevap vermedim. Zeki köpek. Beni yakalamıştı ve rezil oldum. Tilki kılıklı hemen anla zaten bir kez salağa yatsan ne var zaten salaksın zorda olmaz senin için. "Beni mi bekledin?" Hafifçe itekledim. "Hayır!" Sırıttı. O iplemez gülümsemesi. Yeniden ona olan sinir kat sayım artmışken. Onun eline nasıl koz vermiştin rezil olmuştum işte. "Bugün burada uyumayacaksın." Bu kez onun kaşları çatıldı. "O ne demek?" "Sen beni arabandan attın cezalısın." Gözlerini kıstı öfkeli bir homurtu ile. "Boş konuşma." Dedi ve giysi odasına gitti. Sensin boş konuşma. Aptal. Üzerini değiştirip yeniden odaya geldiğinde tam yatacaktı. "Hayır. Yatamazsın." Kolumu tuttu sertçe tuttu. "Yorgunum ve sana da kızgınım daha fazla yükselmeyelim bence." Yataktan kalktım. "Senin bu ukala tavırların canımı sıkıyor. Senin kölen yok karşında beni yönlendiremezsin sen. Bana doğru dürüst davran." Bu kez onun sesi yükseldi. "Devamlı olay çıkarıp çocuk gibi küsen sensin. Sorun ve kavga senin olayın." Gözlerimi devirdim beni suçlayacağı bir durum olamazdı. "Bağırıp çağırıp olay yaratmak senin işin Kaan'la karşılaştığımızdan beri saçmaladın iyice kafayı yedin!" Cevap vermeden yatağa girdi. Ukala herif. "Senden nefret ediyorum Rüzgar!" Gözlerini gözlerime sabitledi "Bende sana bayılmıyorum." Gözlerim doldu ama onun önünde ağlamadım. Arkamı döndüm ve odanın kapısını çarparak çıktım. Holde nereye gideceğimi bilemez şekilde oradan oraya yürürken Sema bizim kata çıktı. "Beste Hanım iyi misiniz?" Kafa salladım. "Bir şeye ihtiyacınız var mı?" "Teşekkür ederim iyi geceler." Odasına gitti yeniden bende misafir odalarından birine gidecektim ama telefonumu bile almamışım odaya yeniden girdim oda yatakta kendi telefonu ile takılıyordu bana baktı yeniden geldiğimi düşündü galiba salak. Komidinin üstünden telefonu alıp çıktım yeniden. Diğer odalardan birine girdim ve yatağa attım kendimi. Bende saçma davranıyorum neden giydim bu geceliği? Neden uyuyormuş gibi davrandım? Kendine gel artık Beste o tam bir baş belası ve seni zerre önemsemiyor. Sen böyle bir kız mısın? Değilsin tabi önemsenmediğin hangi yerde durdun bu zamana kadar. Bu kez beni önemsemediği düşüncesi gözlerimi doldurdu. Yanımda kimsenin olmamasını rahatlığıyla serbest bıraktım gözyaşlarımı en azından kimse yokken ağlayıp rahatlayabilirdim... Yorgunluktan gözlerimi açık tutamayacak bir haldeydim ve en sonunda tüm öfkeme rağmen göz kapaklarım kapandı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD