Duyduklarım Ömer'i gözümde daha da yüceltti. Kardeşi mutlu olsun diye ailesini, mal varlığını geri tepmişti. Daha bir hayrandım artık sevdiğim adama. Hepimiz odalarımıza geçtiğimizde, pijamamı giyinip yatmıştım. Gözümü her kapattığımda Ömer aklıma geliyordu. Elimi tutması, Ömer dediğimde yüzündeki gülümsemesi, gamzeleri. Alt kata indiğimde Furkan'a evet diyeceğim diye korkması... Offf aşık oluyorum yada çoktan oldum galiba...
Ömer'i düşünürken uyuya kalmıştım. Rüyamda bile o vardı.
" Feride uyan kızım hadi! "
Gözlerimi açtım karşımda annem.
"Tamam anne kalktım. "
Annem odadan çıktı. Önce tavana boş boş bakarken buldum kendimi. Ömer'i göreceğim düşüncesiyle sıçradım yataktan. Hemen üzerimi değiştirdim. Ne giyinsem de güzel görünsem düşüncesiyle bir süre boğuştum. Zaten on gündür her kıyafetle beni gördüğü aklıma gelince biraz rahatladım. Bugün sevgili olduğumuz ilk gündü. Nasıl davranacağımızı merak ediyordum. Üzerime pembe çiçekli dizlerde olan elbisemi giyinmiştim. Saçımı at kuyruğu yaptım. Odadan çıktım banyoda elimi, yüzümü yıkadım. Annem sofrayı kurmuştu. Herkes sofradaydı.
" Bizim prenses sonunda uyandı uykusundan."
" Aman abi dalga geçme benimle,"
Bende geçtim oturdum. Kahvaltımızı yapıyorduk. Ömer'le bir an göz göze gelmiştik. Güzel bakmak günah olmalı. Ela gözlerinde kaybolmuştum.
" Kızım Songül'e gidecek misin? "
Gülümsedim.
" Evet anne gideceğim, Songül yengem olsun çok isterim. Sonuçta en yakın arkadaşlarımdan birisi. Abimi paylaşacaksam, sevdiğim birisi olsun isterim. "
Abimde gülümsedi.
" Aferin güzel kızıma. Benim de sana sözüm olsun, sen kimi istersen vereceğim."
Mehmet abimi gıcık tutmuştu. Babam da gülüyordu.
" Ben Feride'yi kimseye vermem. Unutsun o evlenmeyi, boşuna söz verme anne! "
" Tamam abi verme bende ,sende bekar kalırız. Hatice'yi de Songül'ün abisi alsın bana ne! Sonuçta bütün arkadaşlarımı ben yengem yapacak değilim, bencillik olur bu. Serkan evlensin onunla da. "
" Oğlum Hatice'de gözün mü var? "
Şaşırmıştı annem.
" Yok anne gözü falan biz Songül'le, Serkan abiye yaparız."
Abim boğuluyordu. Ömer sırtına vurmaya başladı.
Ellerimi bir birine çarparak,
" Aaa abim ölüyor tüh! Hatice'nin düğününü
göremeyecek! Abi benimle uğraşmazsan valla Hatice'yi de sana ayarlamaya çalışırım. Yoksa, olacağı varsa da bozarım. "
Su uzattılar içti. Yüz rengi normale dönünce,
" Feride, Hatice'yi kimseye ayarlama. Abim evlensin, iş buluyum onunla ben evleneyim... Tamam, uğraşmayacağım seninle. Ama Hatice'ye kim görücü gelse kızı caydır, kimseye evet demesin! "
Hepsi gülüyordu. Bende güldüm.
" Abi Hatice'yle konuşacağım. Abim seni seviyor, bekler misin diye soracağım? Ama biliyorum, seni seviyor. Kesin bekler. "
Gülümsedim.
Biraz yüksek sesle,
" Feride biliyordun madem niye söylemedin kaç zamandır? Hep bir korku vardı içimde, sözlendiğini duyacağım diye..."
Omzumu silktim.
" Ben caydırdım zaten gelenleri de, abisi de çok yardım etti bilmeden, kardeşimi kimseye vermem dedi. "
Babam, Ömer'e bakarak,
"Mehmet'ten sonra da sana kız bulur evlendiririz. Sende bizim oğlumuzsun."
Eliyle sırtına vurdu. Ömer babama bakarak,
" Teşekkür ederim, ama size daha da yük olamam."
" Aa oğlum olur mu Feride sana da kız bulur, maşallah bütün arkadaşlarını yengesi yapmaya razı."
Hepsi bana baktı. Ben sevdiğim adama kız mı bulacağım, çok gözlersiniz.
" Liste yapar sunarım, beğendiği çıkarsa ayarlarım. "
Tepkimi belli etmemeye çalışıyordum. Ama içimde, kalbimde köz vardı. Yandıkça yanıyordu.
" Kaç arkadaşın var Feride senin, liste yapacak kadar? "
Abim şaşkınlıkla ağzı, gözü açılmıştı.
" Hım sadece kızları mı söyleyim, erkekleri de sayıyım mı? "
Şaşkınlık, öfke abilerimde ve Ömer'de dört dolanıyordu.
" Ne erkeği Feride, senin erkek arkadaşların mı var? "
" Abi hangi devirdeyiz. 10 tane kız, 7 tane de erkek var."
Abilerim, "Songül ve Hatice'nin de arkadaşımı o erkekler."
" Of abi ya aynı okuldan çıktık. Yolda görsek selam veriyoruz. Toplu bir, iki yemeğe çıkıldı. Ha biri de geçende bana çıkma teklif etti, ama ben kabul etmedim."
" Tamam kızım abilerin kalpten gitmeden, biz kalkalım. Senin büyüdüğünü anlamıyorlar. Hatice ,Songül derken birinin de senin ismini haykırıp, kalbinin sancı çekeceğini akılları almıyor. Sonuçta o kızlarda seninle aynı yaşta. "
" Baba seni çok seviyorum."
" Bende kızım, hepinizi çok seviyorum."
Babam ve Ahmet abim işe gitmişti. Bizde sofrayı topladık. Daha erkendi. Odaları temizledim. Anneme komşu seslenmişti. Ona bakmak için bahçeye inmişti. Abimde lavabodaydı.
" Feride senin erkek arkadaşların, gerçekten var mı? "
" Evet ama öyle görüşmüyoruz, sabah söylemiştim. "
" Feride düşüncesi bile beni kötü ediyor. Kıskanıyorum. "
" Ömer, annem sana kız bulmamı istediğinde ben ne hissettim? Ellerimle sana arkadaşımı mı yapacağım? "
Yanıma yaklaştı.
" Ben senden başkasıyla evlenmem. İş buluyum, söyleyelim ailene. İhanet gibi geliyor, böyle aynı evde."
" Ben bugün Mehmet abime söylemek istiyorum. Senin en yakın arkadaşın, benim abim. Önce ona söyleyeceğim. "
" Çok mutlu olurum Feride. Abin bize karşı çıkmaz! "
Ellerimi tuttu. Dokunması benim vücudumda tepkilere yol açıyordu. Alev alevdi. Kalbimin atışı, vücudumun elektrik akımına uğraması, karnımda ince bir sızı oluşması, hepsi fazla geliyordu. Bayılacak gibi olmuştum. Nefes alışım bile, ritim değiştirmişti. Derinden alıyor, vermekte zorluk çekiyordum.
Ömer bu hissettiğim, vücudumun yangınını anlamıyordur inşallah diye düşünürken ,
" Yanıyorum Feride, sadece dokunmak, bakmak bile fazlasıyla yakıyor. Kalbim göğsümden çıkıp, sana koşmak istiyor. Bütün vücudum, tenine dokununca çarpılıyor gibi oluyorum. Bana ne yaptın böyle? Soluğumu kesiyorsun! "
Gülümsedim.
" Ömer aynıları bende de oluyor. Kalbim çok hızlı, her an bayılacak gibi oluyorum. "
" Feride hadi hazırlan da gidelim."
Abimin sesi uzaktan geliyordu. Hemen ayrıldık. Odanın içinde ne tarafa gideceğimi şaşırmıştım. Ömer koltuğa oturdu. Bende odadan çıkıyordum. Abimle karşılaştık.
" Abi ben hazırım, seni bekliyordum."
" Tamam o zaman hadi gidelim. İnşallah bugün bir iş buluruz."
Ömer'de kalktı. Alt kata iniyorduk. Annemin komşuyla konuşmasını duyduk.
" Feride Furkan'a ne diyor? Kabul etti mi?"
" Yok komşu, Feride istemiyor. "
Bizim merdivenlerden indiğimizi gördüler.
" Nasılsın Emel teyze? "
" İyiyim Feride, sen nasılsın? "
" Bende iyiyim, anne biz gidiyoruz. "
" Tamam kızım Songül'e selam söyle. "
" Tamam söylerim anne, görüşürüz Emel teyze, "
Yanlarından ayrıldım. Arabada bekliyorlardı, arka koltuğa bindim.
Abim arabayı çalıştırdı. Songül' lere doğru gidiyordu.
" Abi acil işin yoksa bir yere götürür müsün? Seninle konuşmak istediğim bir konu var. Sonra Songül'e bırak! "
"Ne oldu Feride? Emel teyze mi canını sıktı?"
" Yok abi , "
" Tamam kardeşim park olur mu? "
" Daha sakin bir yer olabilir mi? "
"Tamam Feride daha sakin bir yer bulurum."
Abim biraz sinirlenmişti. Anlamaya başladığını düşünmüştüm. Piknik alanlarına doğru yön aldı. Çamlıkların dibinde durdu.
" Burası iyi mi? "
" Evet abi, "
Arabadan indik. Masanın birine oturduk. Ömer'de yanımızdaydı. Abim artık kesin anlamıştı. Burnundan soluyordu.
Masanın üzerinden abimin elini tuttum. Abim hiç tepki vermedi.
" Abi benim sözümü hiç kesmeden dinleyebilir misin? "
Gözlerini açıp, kapattı. Yutkundu.
" Abi askerden geldiğinizin ertesi gününü hatırlıyorsun. Ömer bana olan duygusunu söylemişti. Ben hiç bir şey dememiştim. "
Elimi sıkmaya başlamıştı. Gözlerimi abimden ayırmadan devam ettim.
" O an hiç bir şey hissetmedim abim, sadece kararlı olması, hoşuma gitmişti. O günden sonra beni rahatsız edecek ne bakışı, ne sözü oldu. Beni rahatsız etmemek için çok çabaladı. Ama abi ben onun olgun, kararlı duruşu, dürüstlüğüne karşı koyamadım. İçimden sessizce sevmeye başlamışım bilmeden. Hergün üzgün geldikçe benim de içimde bir şeyler kopuyordu."
İkisine birden baktım. Bana bakıyorlardı. Devam ettim.
" Abi ben dün Ömer'e abi dememeye karar verdim. Ben Ömer'i seviyorum. Bunu da ilk senin bilmen gerekli. Eğer bize olmaz dersen, konuyu hiç açmayacağım abi. Hangimizi bu aşka layık görmediğini söylemen yeterli."
İkimize birden baktı. Önce suratı asıktı.
Elimi bıraktı ayağa kalktı, biraz ileriye doğru yürüdü. Düşünüyordu. Ömer bana bakıyordu.
" Feride abin hayır derse, beni bırakacak mısın? "
Gülümsedim. Başımı sağa, sola hareket ettirdim. Tedirgin olmuştu.
Elimi uzattım. Abim biraz uzaktaydı, rahattım. Ömer elimi tuttu.
" Abim izin verecektir. Benim ev kızı, senin onurlu bir delikanlı olman, abim hayır diyemeyecek. Ha bir de Hatice meselesi var."
Ömer başını salladı. Gülümsedik. Ellerimizi ayırdık. Abim görmemeliydi. Bir birimize bakıyorduk, o bile yeterli gelmiyordu. Sonra abim geldi, oturdu. Biz cevabını bekliyorduk.
" Ömer o gün kardeşime olan ilgini söylediğinde, Feride bilir ne yapacağını demiştim. Ama seni sevmesini içimden çok istemiştim. Tanıdık, güvendik birisi olsun, kardeşimi üzmeyecek olması benim için çok önemliydi. Şerefsiz birini bulacak diye çok korkuyordum. Çok şükür korktuğum olmadı. Ben size güveniyorum. Çıktığınız yolda Allah utandırmasın kardeşlerim. "
Çok mutlu olmuştuk. Ömer'le bir birimize baktık. Sonra ayağa kalkıp abime sarıldım.
" Abim çok teşekkür ederim. "
Ben ayrıldım Ömer sarıldı.
" Eyvallah kardeşim, "
" Feride'yi üzdüğünü bir göreyim, bir duyayım o zaman görüşürüz seninle, "
" Ben onu gözümden sakınıyorum Mehmet, onu üzmeye gönlüm razı gelmez."
" Mehmet bir kere sarılsam Feride'ye çok mutluyum. "
Abim kızgın bir şekilde Ömer'e baktı.
" O kadar da değil oğlum, kafayı mı yedin? Şerefsiz miyim ben? "
" Abi öyle demek istemedi. Sadece bakışsak ta yeter, değil mi Ömer? "
"Mehmet biliyorsun yalan söyleme huyum yok! Ben Feride'ye sarılmak istersem ondan başka engelim olmaz. Sen izin verdin sonuçta, iş bulup ailene söylemek istiyoruz."
" İş bulmayı bekleme Ömer , bu akşam söyleyelim. Aynı evde gizlilik iyi olmaz. Bana da, size de yakışmaz. Ailem, seni ailesi gibi kabul etmişken, Feride seni sevdiğini söylerse, hiç sıkıntı olmaz sevinirler. Çevreye de sözlü deriz rahat edersiniz."