Hastane koridorunda sessiz bir gerilim hâkimdi. Mirkan hâlâ başını ellerine dayamış otururken, Aylin duvarın dibinde Gece’nin durumundan endişeyle hıçkırıyordu. O sırada koridorun başında Azize Hanım Ağa belirdi. Yürüyüşü, bastonunun her adımda zemine sertçe vurmasıyla daha da otoriter bir hava yayıyordu. Peşinde konağa yeni gelmiş olan halası Keje ve birkaç aile büyüğü vardı. Azize Hanım, Mirkan’ı gördüğünde hızla yanına geldi. “Ne oluyor, oğul?” dedi, sesi endişeyle karışık bir öfkeyi yansıtıyordu. “Soyhanlarla kavga etmişsin, Gece’yi hastanelik etmişsin. Çarşıdan kulağıma gelenler pek hoş değil!” Mirkan, babaannesine bakmadan sert bir şekilde yerinden kalktı. Ellerini arkasında birleştirerek derin bir nefes aldı. “Evet, kavga ettik,” dedi, sesi alçak ama tehditkârdı. “O it, karıma göz

