* * * Noyan parmaklarını bir anda çeneme dolayıp yüzüme eğildi. "Kadına izin ver, yoksa ben bakacağım ve izin almayacağım." "İzin filan vermiyorum," dedim, "bana söz vermiştin! Zorla dokunmak yoktu!" "O söz sen yalanlar uydurana kadardı, artık bitti. Benim sabrım tükendi." Ellerimi göğsüne koyup onu tüm gücümle kendimden ittim ve, "Benim de sabrım artık tükendi! Yeter! Beni tehdit etmeyi bırak! Ne yapacaksan yap!" diye bağırdım. Kadın, "Noyan, lütfen gidin. Bak yukarıda kocam, çocuğum uyuyor. Onlar uyanmasın. Onu da al, gidin hemen." deyince ikimiz de ona baktık. Noyan, "Kusura bakma Yeliz," diyip önüne döndü ve bana doğru dönüp bileğime yapıştı. Öyle bir yapışmak ki, incecik bileğim avucunun içinde mahsur kaldı. Beni yine geldiği gibi çekiştirerek evden çıkarıp arabaya bindirdi. Ti

