Elindeki bardak düştü biran da ve donuk bir ifade ile bana baktı. Ne oluyordu buna. Neyi vardı böyle. "Ne oluyor?" Biranda başını tuttu ve öğürme sesi ile koşar adımlarla holdeki lavaboya koştu. Peşinden gittim. Kapıyı yüzüme kapayıp öğürmeye devam etti. "Gökçe. Gökçe neler oluyor?" Lavabodan çıktı. Gülümsedi. "Midem felaket dünden beri iyi değilim." "O kadar içersen. Sahi neydi o öyle?" "Ne? Neden öyle dedin?" "Kıskançlıktan ölüyor gibiydin." Gülümsedi. "Yooo ne alakası var?" Bir şey mırıldanıp beni burada bırakıp gitti. Kahvaltı masasına geri döndüğünde babam da çoktan gelmişti eğildi ona bir öpücük kondurdu ve "Okula kabul edildim iki hafta sonra yeniden okula gidiyor olacağım." "Çok sevindim tatlım. İyi misin sen dünden sonra." Babamın yüzünü ellerinin arasına aldı. "Of

