‘’Öncelikle siktiğimin Elliot’unu öldüreceğim, özür dilerim canım ama babanı da öldürmeyi çok istiyorum.’’ Kurbağalı kahve bardağını masaya sertçe bıraktı.
Natalie’nin tepkisi gözümden yaşlar gelene kadar gülmeme sebep olmuştu. Bütün bir olayı ciddiyetle dinleyip en can alıcı noktalarda çok yerinde küfürler savurmuştu.
‘’Babam sözüne sadık bir adam olduğu için belki Elliot’la kendi evlenir ne dersin?’’ kahkahaların arasında olayı iyice şakaya vurmaya başlamıştık. Buraya gelmek bana gerçekten kendimi iyi hissettirmişti. Dün geldiğimde çok yorgun olduğum için olayı kısa bir özet geçmiştim. Bu sabahsa kahvaltıdan sonra her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmıştım.
‘’Ama bak canım, ben sana demiştim o adam seks yaparken bile takım elbisesini çıkarmıyordur diye. Yine haklı çıktım.’’ Bana çok bilmiş bir ifadeyle gülümsedi.
‘’Bana doğru yürürken fermuarını kapatmaya çalışmasını görseydin bir de. Gerçekten korkunçtu. Önümüzdeki bin yıl falan bir erkek penisi görmek istemediğime karar verdim.’’
Bana tek kaşını devirdi. ‘’Ben senin yerinde olsaydım hemen daha iyisini görüp onu aklımdan çıkarmaya çalışırdım bebeğim. Hem bin yıl çok uzuuunn. Çılgın bir bakire olarak ölmek istemiyorsan tabi. Ayrıca üzerindeki şu kıyafetlerden de kurtulmamız lazım, gideceğimiz yer çok sıcak olacak.’’ Göz kırptı, ima ettiği şeyi anladığımda kıkırdamadan edemedim.
‘’Natalie, benim de sizinle gelmem sence doğru mu? Yani bu tatili aylardır bekliyordunuz. Üçlü bir tatil olması planınızda yoktu.’’ İki sevgilinin yanında kendimi fazlalık gibi hissetmekten korkuyordum.
‘’Seni burada hiç bilmediğin bir şehirde tek başına bırakacağımı düşünmüyorsun herhalde. Hem gideceğimiz otel Goldriver’ın eeenn muhteşem oteli bir sürü aktivitesi olacak. Her zaman yanımızda olman gerekmeyecek çünkü seksi erkeklerle tanışıp kendine güzel aktiviteler bulacaksın. Ama şimdi hazırlanmaya başlamazsak geç kalacağız.’’ Ayağa kalktığımda popoma sert bir tokat attı. Beni aceleyle kendi odasına götürüp bana uygun kıyafetler bulmaya çalıştı. Natalie benden daha zayıftı bu işleri biraz zorlaştırdı. Oversize omzu düşük bir tişört ve altına çokta kısa olmayan bir şort giydiğimde bu bile benim için oldukça açıktı ama sesimi çıkarmadan kahverengi buklelerimi şekle sokup saçlarımı toplamaya başladım.
Birkaç dakika sonra kapı çaldığında Natalie neşeyle kapıya koşup Robert’e sevgi dolu ıslak bir öpücük verdi. Robert’la ilk karşılaşmamız olacaktı. Daha önce hiçbir araya gelme fırsatı bulamazsak bile onu yine de çok iyi tanıyordum. Natalie 7 aydır sürekli ondan bahseder olmuştu.
Kapıya doğru yaklaşıp elimi Robert’a uzattım. ‘’Merhaba Robert, Ben Leila. Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.’’
Robert uzun boylu atletik yapılı bir siyahiydi. Elini bana uzattığında oldukça sevecen görünüyordu. Elimi sıkarken ‘’Bende seninle tanıştığım için çok mutluyum Leila. Natalie senden çok bahsetti. Aranızdaki arkadaşlığa hayranım doğrusu.’’
Sıcak karşılamasının ardından rahatlamıştım. ‘’Teşekkür ederim. Umarım sizin tatil planlarınızı baltalamıyorumdur. Yakın zamanda yaşadığım birkaç olaydan sonra dün acilen buraya gelmek zorunda kaldım. Kendimi çok mahcup his..’’ Dost canlısı sesiyle sözlerimi yarıda kesti.
‘’Kendini kötü hissetmene gerek yok. Arkadaşlıklara her zaman saygı duyarım. Ayrıca aldatılmak oldukça tatsız bir durum. O yüzden daha fazla moralini bozma ve bizimle eğlenmeye çalış.’’ Gülümsedi. ‘’Hazırsanız gidelim mi?’’
Natalie, Robert’la iyi anlaştığımızı görünce biraz gururlu bir gülümsemeyle erkek arkadaşının elini tuttu ve arabaya doğru yürümeye başladık.
Yolculuk çok eğlenceliydi. Natalie ve Robert sürekli esprilerle beni güldürmeye ve rahatlatmaya çalıştı. 3 saat süren yolculuğun sonunda harika denizi olan devasa bir otele geldik. Otele girdiğimde her yer lüks, zarafet ve kalite kokuyordu. Gerçekten aylardır gelmeyi iple çektikleri kadar göz kamaştırıcı bir oteldi. Resepsiyona gittiğimizde önce Robert ve Natalie giriş yaptılar. Sıra bana gelince benim sahte kimliği uzatmam Natalie’nin gözünden kaçmamış bana anlayışlı bir gülümseme bahşetmişti. ‘Leila Celeste’
Gerginlikle resepsiyondaki kıza baktım. İşlemler devam ederken mahcup bir ifadeyle bana baktı ve ‘’Hanımefendi kusura bakmayın, size son anda bir oda bulmak oldukça zordu, bu yüzden sizin odanız arkadaşlarınızınkine biraz uzak kalıyor.’’ Dedi.
Tanrım, kimliğin sahte olduğunu anladığını sanıp ufak bir kalp krizi geçirecektim az kalsın. Sorun bu olsun, hiç problem değildi. ‘’Ah, evet son dakika oldu. Hiç sorun değil.’’
Kızla birbirimize gülümseyip oda kartlarımızla görevlileri takip ettik. Asansörde birbirimizden ayrılırken Natalie bana ‘’15 dakika sonra lobide buluşalım.’’ Deyip arkasını döndü.
Sebebini soramamıştım ama konu Natalie olunca ona güvenmem gerektiğini biliyorum.
Otel 4 katlıydı. Benim odam sağ kanatın 3. Katında ve kanatın en ucunda kalan odaydı. İçeride kahverengi, krem ve altın renginin kombinasyonu hakimdi. Yerler bembeyaz mermerdendi, banyosunda da altın renkli kocaman bir küvet vardı. Odanın içini gezmeyi bitip balkon kapısına doğru yürüdüm. Balkonu eşsiz bir panoramik deniz manzarasına sahipti. Köşede ise bir jakuzi bana göz kırpıyordu. Denizin tuzlu meltemi ve tatlı kokusuyla tenim karıncalamanıyordu. Şimdiden burada harika vakit geçireceğime kanaat getirmiştim.
Çift kişilik tüy yastıklı yatak beni kendine davet etse de Natalie’ye verdiğim sözü tutup 15 dakika içinde lobiye gittim. Birkaç dakikalık bekleyişten sonra onun o şen şakrak sesini duydum.
‘’Çılgın bir alışveriş için hazır mısın bebeğim?’’
Aslında böyle bir şeyi planlamamıştık ama gerçekten kıyafete ihtiyacım olacaktı. Ayrıca onun neşesi enerjimi yükseltiyordu. O benim dostumdu ve ne derse tamamdı.
‘’Sen hazırsan bende hazırım.’’ Ona sırıttım ve bizi bekleyen araca doğru yürümeye başladık.
Robert bizi alışveriş yapacağımız yere bırakırken Natalie’ye minik bir öpücük verip ‘’İşinizi halletiğinizde beni arayın hem burada olurum.’’ Dedi.
Natalie ona göz kırpıp ‘’Bizim içinde bir şeyler alacağım.’’ Dedikten sonra araçtan indik.
Önce girdiğimiz yer bir iç giyim mağazasıydı. Natalie dantellerin ve parıltıların olduğu köşeye doğru giderken ben daha günlük ve rahat çamaşırların olduğu köşeye yöneldim. Birkaç parça çamaşır aldıktan sonra Natalie bana seslendi.
‘’Tatlım babaannen için almıyoruz. Senin için alıyoruz. O yüzden onları bıraksan iyi olur ben senin için her şeyi çoktan seçtim bile.’’
Elindeki alışveriş sepetini bana doğru sallamaya başladı. Sepetin içine baktığımda dantelin her deseni ve transparanlığın her tipiyle karşı karşıya geldim.
‘’Nat, bunlar olmaz… Bunlar çok... şey, benim için uygun değil gibiler.’’ Arkadaşıma mahcup bir şekilde gülümsedim.
‘’Dün ailenin evinden kaçıp gelirken yeni bir hayata başlamaya hazır görünüyordun, yenilenme kişinin içinde başlamalı. Bu yüzden itiraz kabul etmiyorum. Eğer eski sen olacaksan bu çektiğin sıkıntılar neye yarayacak?’’ Çok mantıklı konuşmuştu. Aptal kız, benim zayıf damarımı çok iyi biliyordu. Böyle bir arkadaşa sahip olduğum için kendimi bir kez daha çok şanslı hissettim.
Konuşmaya devam etti. ‘’Lütfen artık kendini biraz rahat bırak. 27 yaşındasın ve hayat parmaklarının arasından akıp gidiyor. Hayatta birçok şeyi erteledin, birçok şey için kendini yeterli görmedin ya da kendine yetebilecek bir özgürlük alanın yoktu. Ama artık kendini keşfetmenin ve yeni şeyler denemenin zamanı geldi. Burada sadece ben varım ve gizlice gece kulüplerine giren Leila Celeste var. Leila Maris yok, o kendi değerini bilmeyen kız dünde kaldı ve artık geri gelmeyecek. Biraz gevşe ve sadece hayatın tadını çıkarmaya odaklan.’’ Arkadaşımın sözleri karşısında burnumunda bir sızlama hissettim ama ağlamamak için kendimi tuttum. Ona gülümseyip sarıldım.
‘’Tamam üstat. Beni baştan yarat bakalım.’’
‘’Ne seçersem itiraz kabul edeceksin anlaştık mı?’’
Anlaştık dercesine başımı salladım ve alışverişe kaldığımız yerden devam ettik. Natalie gerçekten benim hayatım boyunca bir kere bir tercih etmeye cesaret edemeyeceğim parçalar alıyordu. İpek gecelikler, dantel braletler hatta benim için birkaç bikini bile aldı. Ama ona hiç sesimi çıkarmadım. Belki de artık gerçekten değişime ihtiyacım vardı. Çünkü ailemin uygun gördüğü şekilde yaşamak artık bana korkunç bir trajedi gibi geliyordu.
İç çamaşır mağazasından sonra her çeşit elbisenin, ayakkabının, çantanın bulunduğu mağazaları tek tek dolaştık. Her birinde de cüretkarlıkta sınır tanımayacak parçalar tercih edip bir dünya para ödeyip günü tamamladık.
Robert bizi otele götürdüğünde akşam 10’a yaklaşıyordu. Otelde bir şeyler atıştırıp yorgun argın odalarımıza dağıldık. Odaya girdiğimde önce yeni aldığımız kıyafetleri yerleştirip sonrasında kendimi içi köpük dolu sıcacık küvete bıraktım. Bugün hayatımın en güzel günlerinden biri olmuştu. Bunun huzuruyla banyomu tamamladım ipek dantelli geceliğimi giyip kendimi devasa yatağa bıraktım.
— — — — — — — — — — —
Değişim yavaş yavaş başlıyor çiçeklerim… 🌸
Bundan sonraki bölümlerde Leila’da çok keskin dönüşümler göreceksiniz. 😍
📖
💕