Cihan Karaca' dan... Kliniğe geri döndüğümde Ozan hâlâ camın ardında abisine bakıyordu. Omzuna hafifçe dokundum. “Gel,” dedim. Peşimden odaya girdi. Karşımdaki koltuğu gösterdim. Oturdu ama gözleri hâlâ soruyordu. Bir şey olduğunu anlamıştı. Bir süre sustum. “Bundan sonra,” dedim yavaşça, “tek işin otellerin yönetimi olacak.” Kaşları çatıldı. “Başka bir şey yok. Abin kalktığında onun da tek işi hastaneler olacak.” Duraksadım. “Artık masa falan kalmadı.” Şaşırdı. Hem de gerçekten. Yirmi dört saatte koskoca bir şebekenin yerle bir olacağını, ve geriye kimsenin kalmayacağını tahmin etmiyordu. Var kıyıda köşede kalanlar ama onlarda bitecek zamanla ... “Rahat bir şekilde kendi işlerinize devam edeceksiniz,” dedim. “Temiz. Yasal. Görünür.” Birkaç saniye bana baktı. “Sen nası

