Amasya'ya Geliş Nedeni

560 Words
11 Efe akıllı ama biraz değişik birisi, nasıl anlatsam bilemiyorum, kendi adını seçmiş bir adam düşünün. Akıllı ve pratik zekalı, ağzı çok iyi laf yapıyor ve hiperaktif. İstanbul’da yaşadığım dönemde tanıştık, on üç yılı devirdik. Kendisini bozmadığını düşündüğüm çizgileri var ve o çizgilerin dışına hiç çıkmadı. Bizde çok kaldığı oldu, Beşiktaş’ta benim evde kalmayan pek az kişi vardır zaten ama Efe gibisi olmadı. Bizde çok kaldı, bizim ortamlarda sohbetlerimize çok eşlik etti ama içtiklerimize hiç eşlik etmedi. Adam garantici miydi? Yoksa çizgilerinin dışına çıkmayan prensip sahibi biri miydi bunu hep düşündüm. Biz alkol ve uyuşturucunun dibine vururken, herkes bu içtiklerimizden yararlanmak için bize gelirken; bu adam kolasını alır gelir ve o kolayı içerdi. Unutmadan belirteyim, sağlam kola içerdi. Efe genel olarak kumaş pantolon ve gömlek giyerdi, hep jilet gibi dediğimiz deyimi kullanırdım kendisi için. İşinin iyi olduğunu yada işsiz olduğunu anlamazdınız, hep jantiydi ve hep kibar. Ama sahip olduğu pek bir şey yoktu, yalnız kalırsa belki sahiplik duygusu artar diye düşündüm. Hem bu yüzden, hem bana da arkadaş olsun diye, hem de kendisi İstanbul’da tek başına ev kurup yaşayamayacağı için Amasya’ya çağırdım. Gelirken bir kızdan bahsediyordu, evlilik hayalleri vardı, yani en azından bana hayal gibi geliyordu. Yirmi üç yaşında kızla konuşması kolaydı çünkü, o yaşta kadınlar büyük konuşmaya bayılırdı. Gerçi bir iki defa görüntülü konuşmalarına denk gelmiştim ve Özge’yi sevmiştim de. Olgun bir kızdı, yaşıtları gibi her şeyim olsun, en iyisi olsun demiyordu. ‘’Beraber olsun, zamanla yaparız.’’ Diyordu. Aileler tanışmamış olsa yada evliliği ailelerle konuşmamız olsalar; inanılmayacak kadar kusursuz bir ilişki gibi görünüyordu. Kız hayatının baharındaydı ve okul biter bitmez yeni ve küçük bir şehirde bir adamla yaşamayı kabul ediyordu, hem de yokluk içerisindeki bir bilinmezlikle. Hikayenin erkek karakteri Efe ise; bilmediği bir şehre, aşk uğruna çıkıp geliyor ve zorluklara göğüs geriyordu. Gerçi İstanbul’da böyle sabırlı olsa çoktan evini ve arabası almıştı da, neyse. Anlamadığım nokta bu çift birden ayrılmış ve Efe kısa bir zaman sonra Yaren ile birlikte olmaya başlamıştı. İşin kötüsü kendini çok kaptırmıştı. Aylardır Amasya’daydı ve deli gibi çalışıyor ve buraya yerleşebilmek adına sorunlarla mücadele etmeye çalışırken; burada çok yalnız kaldı. Aslında kendisini Özge ile konuşarak motive ediyordu ama Yaren ile birlikte olunca gördü ki aslında uzaktan ilişki motive etmiyordu. Yada yan yana olan ilişkinin motivasyonu daha çoktu ve Efe bu motivasyona kapılmıştı.  Ama Efe’nin fark etmediği olgu bu kız daha küçüktü, yani o yüzden daha büyük konuşuyordu, verdiği sözler tutulmadığında Efe daha çok kırılacağının ve yıkılacağının farkında değildi. Efe’nin babası eski milliyetçilerdendi ve maalesef Bektaşi kızlarıyla birlikte olmasını istemiyordu. Efe’de, Özge’den ayrılıp Yaren ile birlikte oluyordu. Yahu Efe, babasına inat yapar gibi adı Yaren olan kızla birlikte diye düşünmeyin sakın. İçinde bir Bektaşi kızın olduğu yüz kişilik bir grup kızı getirin, Efe içlerinden Bektaşi kızını hemen seçerdi. Galiba kaderi buydu yada seçimi. Ama tanıdığım kadarıyla bu ilişkinin ilerleyen zamanlarında çıkacak sorunları tahmin edebiliyordum, bu kadar açık giyinmesine Efe mutlaka karışacaktır bir yerde. Hele ki bu ufak şehirde duyduklarından sonra. Umarım bu sefer yıkılmaz ve istediği gibi olur da düzenini kurar. Yoksa bu çocuk adam olmaz. Aslında evlenmeyen kimse adam olmaz. Çünkü burada Efe evlenmezse devamlı öğrencilerle takılacak diye korkuyorum. Bizimle sadece kola içen adam burada her gece içmeye başladı. Bir hedef belirlemez veya birikim yapmak istemezse bir arpa boyu yol ilerleyemeyecek. Kızla birlikte çok para harcıyorlar ve kız öğrenci olduğuna göre; Efe bu şekilde beş parasız kalacak, hem de yabancı ve kimsesi olmayan bir şehirde…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD