Şirin sabahın ilk hastasıyla birlikte hızını almış, o hız gün boyunca hiç düşmemişti. Sanki bütün köy aynı anda hastalanmaya karar vermişti. Sağlık ocağı, dar koridorlarına sığmayacak kadar insanla doluydu. Çocuklar ateş içinde, yaşlılar halsiz… Herkes bir şeyler istiyor, herkes bir yere yetişmeye çalışıyordu. Şirin de o hengâmenin tam ortasında savruluyordu. Bir çocuk yere kusunca hemen sildi, arkasından biri su döktü, daha bezi yerine koyamadan orayı da kuruladı. Bir yaşlının ateşi çıktı, koşup termometreyi getirdi, doktorun eline verdi. Bir başkası nefes darlığı yaşadı, camı açtı, sandalye çekti. Toz alıyor, yer siliyor, ilaç taşıyor, çocukların başını okşayıp sakinleştiriyordu. Nefes nefese kalmıştı ama durmuyordu. Küçük koğuşun içindeki kaos, kulaklarında uğultu gibi birikmişti. Ö

