Yaman'nın Anlatımından ; Kapının önünde bir süre durdum. Ellerim cebimdeydi. İçimde tuhaf bir sıkıntı vardı. Bu evin eşiğinden adım atacağımı düşünmek bile garipti. Derin bir nefes alıp zile bastım. Kapı açıldığında karşıma Menekşe’nin annesi çıktı. Yüzünde yorgun ama sıcak bir gülümseme vardı. — Merhaba şey… ben… dedim sesim kısık bir tonda. — Oğlum çekinme, hoş geldin. Menekşe yukarıda, iner birazdan. Geç içeri, ayakta kalma. Başımı hafifçe eğdim. — Yok, ben beklerim, dedim istemsizce. — Oğlum olur mu öyle, gel içeri. Bir an düşündüm. Ayakta dikilmekle içeride oturmak arasında pek bir fark yoktu aslında. Ama onun ısrarı karşısında başımı salladım. — Peki, Sümbül Hanım. O an gözlerinde bir ışık parladı, gülümsedi. Sesinde bir anneliğin verdiği o tatlı yumuşaklık vardı. İçeri adım

