Ne kadar zaman geçti veya ben ne kadar öylece kitlenmiş bir halde karşımdakilere baktım bilmiyorum ama kendime gelmemi sağlayan Kadim Apollonun silahının kilidini açmasının sesiydi. Onu tanıyordum gözünü kırpmadan vururdu Turhanı. Ne olursa olsun buna izin veremezdim, Turhan yanlış yapmış da olsa ben ona yıllarca ailem demiştim ve böylece öldürülmesine izin veremezdim. Aklıma gelen fikirle kendimi toparlayıp rahat bir tavır takındım ve yürüyüp Turhan ile silahın arasından geçip kalktığım koltuğa geri oturup
"Bu kızı mı diyordun baba."Dediğimde Kadim Apollon silahını indirmiş ve şokla bana dönmüştü. Yıllardır bir kere bile baba dememiştim ona, bence bu sıfatı hak eden bir adam değildi fakat şu an dikkatini dağıtmam gerektiği için mecburen öyle seslenmiştim. Kadim Apollon bir süre sonra kendini toparlayıp başıyla beni onayladığında histerik bir kahkaha atıp Turhana baktım. Yalvarır gibi bakıyordu, dudakları ile anlatacağım demişti. Dinler miydim şu an bilmiyordum ama ne olursa olsun bu adamın eline bırakamazdım.
"Kızı ben istedim." Dediğimde iki adam da şokla bana bakıyordu. Daha önce hiç böyle bir girişimim olmadığı için Kadim Apollon buna inanmamıştı anlaşılan. Hayatımda tek gecelik takıldığım çok olsa da hiç kendi çalışanlarımız ile bunu yapmamıştım bundan dolayı da şaşırmış olabilirlerdi ama şu an aklıma bir tek bu fikir gelmişti.
"Sen bizim kızlarla olmazsın." Dedi Kadim Apollon kendinden emin bir şekilde. Kaşlarımı kaldırıp soru sorar gibi karşımdaki kendinden emin adama baktım.
"Bir farklılık yapayım dedim, hem kız da gördüğün üzere gayet hoş." Dediğimde Kadim Apollon karşımda korkudan titreyen kıza baktı ve yine başıyla beni onayladı.
"Hakkım yok mu baba? Aslan Oğluna bir kızı çok mu gördün?" Dediğimde hızla bana dönüş başını iki yana salladı.
"İstediğin kadarını al hatta hepsi senin olsun Aslan oğlum ama Işık olmaz. O özel birisi için getirildi, onun durumu farklı parayı peşin aldım. Sıkıntı çıkar" Dediğinde yavaşça oturduğum yerden kalkıp ellerimi kalçamın üzerinde bağladım.
"O ne demek. Biz ne zamandan beri dışarıya kadın pazarlar olduk. Pezevenklik yeni işimiz mi?" Dediğimde sonlara doğru sesim istemsiz yüksek çıkmıştı. Kadim Apollon sinirlenmiş olacak ki kaşlarını çatıp
"Ağzından çıkanı kulağın duysun. Bir milyon dolar saydılar elime reddetse miydim?" Dediğinde Turhana döndüm arkasındaki kızın elini sımsıkı tutuyordu. İkisi de korkuyordu bu açık bir şekilde görünüyordu. Sehpanın üzerinde duran telefonuma uzanıp elime aldım ve Alianın numarasını çevirip aradım. Telefonu hoparlöre alıp beklemeye başladım. Birkaç çalıştan sonra Alia uykulu bir sesle açmıştı telefonu.
"Bir sorun mu var Ateş Bey." Dediğinde uzatmadan direk konuya girdim.
"Çok acil iki milyon dolar şahsi hesabımdan çek ve evime getir." Dediğimde Alia bir süre sessiz kaldı. Ardından şaşkınlığı sesinden okunur bir halde
"İki milyon dolar doğru duydum demi Ateş Bey." Dediğinde
"Evet Alia acil." Dedim ve telefonu kapattım. Turhan şokla bana bakarken ben gözlerimi karşımdaki adama dikip
"Adamın parasını geri öde ve bizden bedavaya bir kız yolla diğer yarısını da benim ödemem kabul et." Dediğimde kısa bir süre düşündü Kadim Apollon.
"Senin ödemen bir buçuk milyon dolar." Dediğinde sinir katsayılarım her geçen dakika artıyordu. Fakat ödeyecektim.
"Yarım milyonu da yarın hesabına yollarım." Dediğimde beni başıyla onayladı.
"Kız benim, ne kadar istersem o kadar benimle kalacak." Dediğimde kısa bir süre daha düşündü.
"Neden bu kadar ısrarcısın koçum." Dediğinde ona alaylı bir tebessüm yollayıp
"Senin oğlunum çünkü. Bununla gurur duymasam da maalesef ki sana fazla benziyorum Kadim Apollon." Dedim. Bununla gurur duymuyordum hatta nefret ediyordum fakat maalesef ki karşımdaki adama çok benziyordum. Sima olarak olmasa da huylarımız fazlasıyla benzerdi. Bu sözlerime karşılık oda bana aynı şekilde güldü.
"İstesen de istemesen de kopyamsın Ateş. Gözlerindeki bu alev ismini koymamda ki tek sebep Ateş Apollon." Dediğinde karşımdaki adama küçümser bakışlar yollayıp. Turhana döndüm.
"Kızı odama çıkar koçum. Sağol getirdiğin için. Ardından kapıda bekle ve Aliadan parayı getir." Dediğimde Korkuyla baktı gözlerime. Ne yapmaya çalışıyordu bu adam, aşık mı olmuştu bu kıza ne ara görmüştü de aşık olmuştu. Kafayı yememe ramak kala uyarıcı bakışlarımı yollayıp dediğimi yapmasını sağlamaya çalıştım. Anlaşılan o da bakışlarımdan anlamıştı durumu ve başıyla beni onaylayıp kızın elini bıraktı ve onu yukarı doğru yönlendirdi. Neyse ki Kadim Apollon birbirlerine kilitli ellerini görmemişti. Onlar gidince bende kalktığım yere aynı rahatlıkla oturdum.
Kadim Apollon da telefonuyla biraz uğraştıktan sonra kulağına götürdü ve yine tam karşıma oturdu. Sözlerinden anladığım kadarıyla kızı sattığı adamı aramıştı. Anlam veremiyordum, zorla kadın çalıştırmak biz de yoktu. Aynı şekilde birilerine kadın pazarlamak da yoktu. Hepsi mekanlarımızda garson olarak çalışırdı, isteyenler mekana gelen adamlarla zaman geçirir ekstra para alırdı isteyen de sadece garsonluk yapardı şimdiye kadar sadece garsonluk yapanı görmemiştim ama benim bildiğim kadarıyla şartlarımız bu şekildeydi. Fakat anlaşılan ben işin sadece dış yüzünü biliyordum ve bu karşımdaki adam perdelerin arkasında hiç de hoşuma gitmeyen şeyler yapıyordu. Elbet öğrenirdim, şimdiye kadar tüm pisliklerini öğrendiğim gibi bunu da öğrenirdim fakat ondan önce yukarıdaki kocaman bir problemim vardı. Tam aklımdan yukarıdakileri geçirirken Turhan merdivenlerden inmiş başıyla bana selam verip dışarı çıkmıştı. Turhanla yıllardır çalışırdım fakat asla böyle bir şey yapacak birisi değildi ve şu an gerçekten anlam veremediğim bir durumun içindeydim.
…………………………………………
Ne kadar zaman geçti bilmiyorum fakat hava hafiften kararmaya çoktan başlamıştı. Ve hatırladığım kadarıyla bu adamla aynı ortamda hiç bu kadar uzun kalmamıştım ve biraz daha karşılıklı birbirimize bakmaya devam edersek kafayı yemem şiddetle muhtemeldi. Kısa bir süre daha öylece durduktan sonra sonunda kapı açılmış ve elindeki çantayla Turhan ve Alia içeri girmişti. Alia Kadim Apollona başıyla selam verip yukarı doğru çıktığında Turhanın onu tembihlediğini anlamıştım. Başımla karşımdaki adamı işaret ettiğimde Turhan elindeki çantanın kilidini bir Amerikan film sahnesi edasıyla açıp Kadim Apollonun önüne doğru uzattı. Karşımdaki adamın resmen parayı görünce gözleri parlıyordu, bu kadar varlığın içinde hala bu para merakı nasıl oluyordu anlamasam da sorgulamıyordum da. Kadim Apollondu o, bu dünya üzerinde ondan daha iğrenç bir adam olacağını sanmıyorum.
Kadim Apollon karşısındaki çantaya göz atıp tekrar kapattı Ve adamlarından birine uzatıp yavaşça ayaklandı.
"Sağol koçum sana Işıkla eğlenceler. İşinde baya iyi." Deyip göz kırptığında Turhanın eline gözüm çarpmıştı, elini parmak boğumları beyazlaşacak derecede sıkmış ve yumruk haline getirmişti. Bu hareketine anlam veremezken tiksinir bakışlarımı karşımdaki adama Yollayıp
"Arkamdan çevirdiğin işleri bulacağım ve ortaya çıkaracağım. Eğer anlaşmamız dışında bir şey yapıyorsan, işte o zaman kork benden Kadim Apollon." Dediğimde bana alayla bakıp kapıya doğru ilerledi. Tam kapıyı açıp çıkacakken bana dönüp son sözlerini sarf etti.
"Sadece benim istediğim kadar şey öğrenebilirsin." Dediğinde sinir katsayılarım artık sonuna ulaşmış ve patlamamak için kendimi çok zor tutuyordum. Kadim Apollon sözlerinden sonra kapıdan çıkıp gitmişti fakat hala etraf güvenli değildi. Hızla televizyon dolabındaki çekmeceden bir kalem ve kağıt bulup
'Etrafı kontrol et ardından da sessizce buradan çık ve evine git. Kadim Apollonun şehirden ayrıldığından emin ol.' Yazıp Turhana verdim. Eve dinleme cihazı koymuş olabilirlerdi, yapmadıkları şey değildi ne de olsa. Turhan başıyla onaylayıp kuşağına yaklaştı ve
"Sandığın gibi değil abi, yemin ederim değil." Dediğinde başımla onu onayladım ve gitmesi için elimle işaret verdim. O da başıyla onaylayıp evden çıktı. Bunun üzerine hızla yukarı kata çıkıp odama girdim. Alia ve adının Işık olduğunu öğrendiğim kız çoktan üzerlerini değiştirmişlerdi. Onlara böyle bir şey yapın demeye gelmiştim fakat anlaşılan Turhan benden önce davranmıştı. Başımla onları da onaylayıp Alianın kulağına yaklaştım ve
"Birazdan kapıya bir araba gelecek korumalarımdan biri. Seni valize koyup çıkaracak evden." Dediğimde başıyla beni onayladığında giysi odamdaki en büyük valizi aldım ve üçümüz aşağı kata indik. Kısa bir süre sonra adamlarım gelmişti. İçlerinden biri
"Takımlarınızı kuru temizlemeye götürmek için geldik Ateş Bey." Dediklerinde buldukları yalana gözlerimi devirmiştim. Nasıl yaratıcı bir fikirdi! Alia o an valizin içine girdi ve adamlardan iri olanı dikkatli bir şekilde araca taşıdı ve bagaja yerleştirdi. Ardından da evin önünden ayrılmışlardı. Şimdi sıra bizdeydi bu evden ayrılmamız lazımdı fakat önce Turhandan haber gelmesi lazımdı ve o da çok geçmeden gelmişti.
'Abi ben eve geldim, sağ salim' yazmıştı. Bu da sorun yok demekti. Ardından
"İstersen seni eve bırakayım Alia." Diye konuştum. Sesimi bilerek yüksek tutmuştum. Ardından da kayıt aldığım seslerden
"Teşekkürler Ateş Bey." Kaydını son ses açıp evde herhangi bir dinleme cihazı varlığına karşı önlem aldıktan sonra yanımdaki kıza başımla işaret yaptım ve evden çıktık. İkimizde araca bindiğimizde hala daha tehlike geçmediği için sessizdik. Yanımdaki kıza elimle sus işareti yapmıştım ve çok şükür ki o da dinlemişti. Bir süre aynı araçla yolculuk yaptıktan sonra sonunda orman yoluna gelmiştik. Aracı sağa çekip ikimizde aşağı indik ve adamlarımın getirdiği yeni araca doğru ilerledik. Adamlarımdan anahtarı teslim alıp diğer araca da baktırıp istediklerini yapabileceklerini söyledikten sonra diğer araca bindim. İşte şimdi tehlike geçmişti fakat şimdi ki tehlike daha da büyüktü. Bir bilinmezliğin içinde yok oluyordum ve ben bilinmezliklerden nefret ederdim. Nereye çıkacağını bilmediğim bir yola girmiştim...