DEVRAN&HELİN

1915 Words

Ardil, kendisini endişeyle çarpılmış gözlerle izleyen karısının aksine, çıkarıcı bir sırıtmayla kafeye geri girdi. Elvin, az önce sinirle konuşan adama ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bir de, gülüşünün hayra mı yorulduğunu... Ardil, oturduğu sandalyeye yaslanıp keyifle kahvesini içmeye başladığında, Elvin "Kimdi?" diye sordu. Ardil "Aram, gülüm. Genel bir izahat geçti," diyen kocasına gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı. "Pek izahat geçecek biri adama da benzemiyor ama," dedi. Ardil, bozulsa da öylesine neşeliydi ki ses çıkarmadı. "Hadi oyalanma, daha çok yer var gezecek," diyerek konuyu kapattı. Venedik'teki son saatlerinde, Ardil, Elvin'i turistik kalabalıktan uzak, sakin bir sokağa götürdü. Bir kanalın üzerindeki küçük, eski bir taş köprüde durdular. Gün batımının son ışıkl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD