Beyza Karayel “Pişt sarılı, şu masayı da şuraya çeker misin sana zahmet.” Dedim üzerinde sarı tişört olan çocuğa. “Tamam abla çekiyorum hemen.” “Sağ ol canım.” Yorulmuştum yahu. Bugün Büşra’nın doğum günüydü ve her şeyi en güzel şekilde yapmak istiyordum çünkü o en güzeline layıktı. Hayatı boyunca güzel günlerden mahrum olmuş olan güzel arkadaşımı mutlu etmek istiyordum. Hatta Nazlı bile daha bebeği 1 haftalık olmasına rağmen gelmişti yanıma sırf onun için. Normalde ben istesem gelmez şerefsiz yeni doğurdum diye ama Büşra mutlu olsun diye gelmişti ve açıkçası hoşuma da gitmişti. “Ne var kızım ne? Bir susmadın ya. Kim nazar değdirdi çocuğuma ağlayıp duruyor!” diye çemkirdi en sonunda Nazlı. O sırada onu korumakla Okan Kerem daha çok görevi sinir etmekmiş gibi arkasından çıka geldi.

