ALPER Başıma gelenleri hâlâ sindiremiyordum. Bir kâğıt parçasıyla hayatım alt üst olmuştu. Annem, babam, Nevzat abi… Hatta Sidra bile. Herkes bana yalan söylemişti. Onlar beni koruduklarını düşünmüşlerdi belki ama gerçeği saklamaları, güvenimi yerle bir etmişti.. Eğer bana daha önce söylemiş olsalardı, ben onları sevmekten asla vazgeçmezdim ki. Kendi canlarından, kendi kanlarından olmayan birine böylesine sevgi dolu yaklaşmış, onu evlatları gibi büyütmüşlerdi. Nasıl olur da bu bağ kopabilirdi? Ama beni tanıyamamışlardı. Öz annemle babam olmadıklarını öğrendiğimde, aramızdaki bağın zedelenmeyeceğini, aksine daha da güçleneceğini anlayamamışlardı. Eğer bana söylemek için cesaretleri olsaydı, beni gerçekten tanımış olsalardı, onlara daha fazla bağlanır, bu sevginin ne kadar kıymetli olduğun

