ALPER Sidra ve Ateş uyuyunca, üzerlerine battaniyelerini dikkatlice örterek sessiz adımlarla odadan çıktım, kapıyı kapattım. Önce telefonuma baktım. Babamdan hala haber yoktu. Biraz daha bekleyip onu öyle aramaya karar verdikten sonra salona doğru ilerledim. Salonun kapısından girdiğimde içeride Azade annenin tek başına oturduğunu gördüm. Beni fark edince yavaşça yerinden kalktı, yüzünde sakin bir gülümseme belirdi. “Asaf ve Tufan bahçedeler oğlum,” dedi yumuşak bir ses tonuyla “İstersen sana da bir çay hazırlayayım, belki iyi gelir.” Azade annenin teklifine teşekkür edip başımı salladım. “Sağ ol anne, ama canım bir şey içmek istemiyor şu an. Ben bahçeye çıkıp bizimkilere bir bakayım,” diye karşılık verdim. Gözlerimin hafifçe daldığını fark etmiş olacak ki, şefkatle yanağıma dokunarak ce

