Önce öp, sonra öldür.

1503 Words

* * * * * Ertesi sabah güneş, demir parmaklıkların arasından sızarak odanın zeminine altın rengi çizgiler çizmişti. Gözlerimi açtığımda başım zonkluyordu; dün geceki gözyaşları, öfke ve o lanet video yüzünden. Yatağın kenarına oturup ayaklarımı yere bastım. Çıplak ayaklarım soğuk mermere değdiğinde irkildim. Üzerimde hâlâ dün giydiğim beyaz elbise vardı; kırışmış, buruşmuş, sanki gecenin ağırlığını taşıyordu. Ayağa kalktım. Kapı kilitli değildi bu sefer. Sessizce açtım, koridora baktım. Kimse yoktu. Merdivenlerden indim, salondan geçtim, arka kapıya yöneldim. Bahçeye çıktığımda serin sabah havası yüzüme çarptı. Derin bir nefes aldım. Ve o an duydum: uzaktan gelen nal sesleri, kişnemeler, atların huzursuz hareketleri. Bahçenin arka tarafına doğru yürüdüm. Konağın hemen gerisinde, yüksek

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD