Uyandığımda her zaman ki gibi klâsik bir gün olarak başladı annem okul için uyandırdı beni gene her şeyi hazırlamış birazdan iş için evden çıkacaktı aşağı inip günaydın dedikten biraz sonra da çıktı zaten . Ben ise kahvaltı yapmak için aşağı inip mutfağa geçtim yemek yemeye başlamadan video izleyecekken YouTube da psikologlar hakkında bir video gördün normal de ana sayfamda öyle şeyler geçmez dün akşam ise annem beni salona arkadaşının yanına çağırdı için yüksek ihtimalle telefon otomatik bunu çıkarmıştı önüme . Yemek yerken annemin ilk defa bir arkadaşını tanıyor ve beni de tanıştırmak için bu kadar ısrar ettiğini görüyordum.
Annem ben odama geçtikten sonra beni gene salona çağırmış normal konuşmak için oturmamı istemişti bende tabi ki hayır diyemez salona geçip muhabbet etmiştim annem ve arkadaşıyla bir süre sonra sıkılıp odama geçmek isterken arkadaşı son olarak değişik bir soru sormuştu bana aslında direk bana değil anneme bakarak bana da sormuştu,
sorusu ise “ Hayatında anormal şeyler görüyor musun, eğer görüyorsan bu iyi bir şeyin habercisi değildir “ diyordu.
Ben cevap vermemiştim annem ise “ yok ya herşey aynı benim hayatımda sadece bazen uyanıyorum geceleri”
Annem sonra bana dönerek “ Ya sen oğlum” dedi
Ben ise “ yani düşününce çok farklı birşey yok herşey aynı gidiyor benim hayatımda da “ dedim
Annem “ anladım”.
Ben bir süre sonra ikisinden de izin alıp odama geçmiştim ve hicbirsey çok düşünmeden oyun oynamaya başlamıştım. Okula gitmeye hazırlandıktan sonra üniformamı da giyip yola çıktım bahçe kapısından dışarı çıktığım ve her zamanki rotada yürümeye başladım Dirok la konuşmuş geç geleceğini söylediği için onu beklemeyecektim. İlerledikten sonra karşıma Özlem ve kuzeni çıktı ben tam yürürken köşedeki bakkaldan çıktılar
Özlem bana “ günaydın Sinan “ dedi.
Yanındaki kız olan Selin ise bana bakıp tebessüm etti ve o da aynı şekilde “ günaydın” dedi .
Bende her ikisine itafen” günaydın kızlar “ dedim
Özlem” beraber yürüyelim istersen “ dedikten sonra beraber yürümeye başladık.
Beraber konuşuyor Selin in ilk okul günü olduğunu ve onun yan sınıfımızda okuyacağını söylüyorlardı. Özlem değişim biriydi bana göre hep sanki her zaman bir sır saklama çabası içinde bir şeyleri gizliyordu . Bu bana göre Dirok la samimi arkadaşken de öyleydi ama şuan daha fazla hissettiriyordu. Tam olarak hiçbir zaman Özlem le samimi olmamış Dirok un samimi arkadaşı diye yanında sohbet ediyordum sohbeti de hiç sarmazdı beni . Yanındaki kız ise şuana dek sakin ve net cevaplar vermiş samimi birisine benziyordu onun hakkında neden buraya geldiğini merak ediyor ama söyleyemiyordum daha bu kadar samimiyet oluşmamış bunu direk sorarsam kabalık olur diye düşünüyordum. Okula vardıktan sonra Özlem le sınıfına girmiş o ön tarafa değil de kapı sırasına geçmişti. Ben şaşırarak acaba artık Dirok un yanında oturmayacak mi diye düşünüyordum. Özlem sınıfa girdiğinde haber olmayan birkaç kız arkadaşı ve bizim tayfadan birileri gene hoş geldin demiş bazıları ise keşke gelmeseydin bu küçük yere der gibi espriler yapmışlardı. Bir süre sonra sınıfa Dirok girmiş Özlem i görmüş göz göze geldiklerinde ise Özlem başka tarafa bakmıştı Dirok ta onun yanına gitmemiş yerine geçmişti direk aralarında birşey olduğu kesindi ama ne olduğunu bilmiyor merak ediyordum o sırada biz çocuklarla futbol muhabbeti yaparken hoca girmiş herkes sesiz sakin bir şekilde susmuştu.
Hoca yoklamayı alırken Özlem in geldiğini görmüş onunla sohbet etmişti biraz Dirok ta hiç oralı olmamış arkadaşlarıyla konuşuyordu. İkisinin arasında değişik bir şekilde gerginlik var teneffüste yüksek ihtimalle yok olur diye düşünüyordum. Teneffüs zili çaldığı gibi Özlem dışarı çıkmış Dirok ise arkadaşlarıyla kantine doğru gitme planı yapıyordu. Yani düzenleyeceğini anladığımda okul çıkışı Dirok la konuşmam gerektiğini anlamıştım.
Tenefüste kantin de Dirok la denk gelmiş ona” nasılsın , okul çıkışı takılalım mı” diye sormuştum.
O ise mutlu bir şekilde tebessüm edip “ tabi olur beraber çıkarız “ demişti
Ondan sonra o arkadaşlarıyla ben de kendi arkadaşlarımın yanına geçmiştim. Dirok la okulda çok sohbet etmiyor ondan dolayı çoğu kişi sevgili olduğumuzu bilmiyordu yüksek ihtimalle Özlem de bunlardan biriydi yoksa Dirok a bu kadar soğuk olup bana samimi olması değişik gelirdi. Teneffüsün sonunda Özlem le kuzenini beraber görmüştüm beraber sohbet ediyorlardı koridorda cam kenarında bende sınıftan çabucak çıkmasında ki sebep oydu diyebildim kendi kendime ders zili çaldıktan sonra herkes derse girmiş gene Özlem le Dirok arasında hiçbir şekilde selamlaşma dahi olmamıştı aynı sınıfta olmamıza rağmen. Okul çıkışına doğru gelinirken birşey olacak diye bekliyordum kendi kendine ama birşey olmamış ben ve Dirok beraber okuldan çıkmıştık. Ama bu sefer Özlem bunu görmüştü şimdi merak ettiğim şey aynı samimiyeti sürdürecek miydi . Ben ve Dirok beraber dışarı çıkıp yürümeye başladık öncesinde aç olduğumuzu fark edip beraber Hatay usulü soslu döner yemeye karar verdik aslında bu yemek benim fikrim olduğu için Dirok ta itiraz etmeden kabul etmişti. Ben bu soslu döneri çok seviyor her zaman hemen istiyordum resmen makarna gibi bir şeydi benim için bu.
Dirok la beraber dönerciye doğru yürürken Özlem konusunu açmış “ hiç konuştunuz mu bugün Özlem le “ dedim .
O ise “ hayır gerek yok “ diye net bir şekilde cevap verdi .
“ Ne oldu ya aranızda bu kadar uzaklaştınız”
“ Bilmem ona sormalı ben normal bir şekilde davranırken o değişik tavırlar sergilemeye başladı bende normal olarak takmadım peşinden koşacak halim yok ya, zaten ne gittiğinde nede geldiğinde haber verdi belliydi böyle olacağı”
“ Anladım da neden işte “
“ En son Melek teyze nin öldüğü gece beraberdiniz ve kötü gibi değildiniz sonrasında ise o gitti felan değişik şeyler oldu”
“ Bilmiyorum Sinan gidip soracağımı da düşünmüyorum istediğini yapsın hür be özgür iradesi nede olsa ve o kuzeni de hiç anlattığım gibi değil bu arada sevmedim hatta “
“ Daha tanımadan nasıl sevmedin be yavrum” dedim gülerek.
“ Öyle işte sevmedim birşey var o kızda sen anlamazsın”
“ Vay vay vay öyle olsun kahin “
“ Dalga geçme Sinan “
“ Tamam tamam sakin ol şakaydı”
“ Senle hala konuşuyor mu Özlem peki “
“ Evet bugün hatta okula gelirken denk geldik gene ben , Özlem ve kuzeni beraber geldik “
“ Anladım bakalım sevgili olduğumuzu farketmistir bugün bakalım hala samimi olacak mı”
“ Bende onu düşünüyordum bakalım “
Bir süre sonra beraber dönerciye vardık ben bol acılı ve bol soslu bir tane sipariş ettik Dirok ise normal klasik olan bir tane sipariş etti. Dönerlerin gelmesi gibi bitmesi bir oldu bizim için zaten ikimizde bayılmıştık dönere. Yedikten sonra kalkmış Dirok un sevdiği bir Park vardı oraya doğru yola çıkmıştık anlattığına göre parkta normal bir park değilmiş parkurların olduğu içinde küçük bir gölet olan bir parkmış. Ben buraya geleli 2 sene oluyordu neredeyse ve o parkı bizim arkadaşlardan duymuş ama hiç uğramamıştım nasipte Dirok la gitmek varmış işte. Parka doğru yürürken Dirok la hala sohbet içerisindeydik Özlem konusunu konuşuyor sebebini düşünüyordu
Dirok ta benim gibi bir süre sonra kendi kendine “artık konuşmayalım bence gerek olduğunu düşünmüyorum eskiden arkadaşımdı şuan değil bence kolay kolay olacağını da sanmam” dedi
Bende ona tam katılmasam da nasıl isterisine getirdim. Bir süre sonra parka vardık park düşündüğümden daha büyük ve güzel görünüyordu şaşırtıcı bir şekilde kalabalık olmayan park içinde bir sürü şey olduğunu görebiliyordum.
Dirok “ istersen biraz eğlenelim “ dedi.
Bende “ ben senle hep eğleniyorum canım “ dedim
Orda biraz ona yürümüştüm o da buna tebessüm ederek karşılık vermişti ve macera parkı kısmına gitmeyi istediğimiz için en üst tarafa doğru yürümeye başladık. Park hafif yokuş olan bir yere yapılmıştı ondan dolayı yukarıda olan macera parkuru daha da yukarıdaydı. Burası değişik bir şekilde bana tanıdık geliyor ama buraya ilk kez geldiğimde emindim . Yukarı doğru çıktıktan sonra oradaki görevli bize yardım etti kask ve koruma şeylerini nasıl giyileceğini anlattı ve sonrasında ise bizde adamın dediklerini uyup hazırlandık. İlk parkur tarzı olan şey 70 80 metre yükseklikte olan bir yapay dağ gibi birşeydi görevli arkadan ipleri bağlayıp başlayabilirsiniz komutuyla ikimizde Neşe ve hırs içinde çıkmaya başladık. Ben Dirok tan önce varmış onunla biraz dalga geçmiştim sonraki parkurda işte dengeyle ilgili birşey vardı her katman daha da zorlaşıyor en yukarıya çıkmaya çalışıyorduk daire şeklinde sonunda çıktıktan sonra Dirok beni yemiş aynı şekilde benimle dalga geçmişti. O ara tüm aletleri denemiş yorulduktan sonra ise kafe tarzı bir çay bahçesine geçmiştik ve orda dinleniyorduk. Kafede ki garson bizden sipariş almaya geldi ve içeceklerimizi sipariş verdik. Bir süre sonra lavabo yu sormak için kasanın oraya gitmiş bizden sipariş alan garson arkadaşa nerde olduğunu sormuştum o da yanıtlamıştı düzgün bir şekilde . Ve şaşırtıcı olan sanki o garsonu bir yerden tanıyor gibiydim her yüzüne baktığımda birşeyler canlanıyordu kafamda ve gözümün önünde kendi kendime yanlış hatırladığımı düşünerek bosverdim kendi kafamda.
Lavabo dan çıktıktan sonra kasanın ordan geçerken garson bana bakıp “ daha iyi görünüyorsun bugün, umarım iyi olmuşsundur” dedi
Ben anlamamış şekilde “ efendim bana mı dedin” diye ona bakarak konuştum.
O ise “ evet hatırlamıyor musun gece geldiğinde elini temizlemeye yardımcı olmuştum bisikletten düştüğünü söylemiştim elin ve yüzün kan içerisindeydi hani “
Ben hiçbir şey anlamamış ne diyeceğimi bilmeden durum biraz sonrasında ise “ ha evet kusura bakma kafa gitmiş çok sağ ol yardımın için gene “ dedim
“ Sorun değil canım ne demek kim olsa yardım ederdi o durumda .Peki teyzen nasıl oldu onun da yaralandığını söylemiştin umarım daha iyidir yaşlı teyze “
“ İyi ya çok teşekkür ediyordu hatta sana yardım ve peçete filan için gene çok sağ ol”
“ rica ederim” dedi
Ve sonrasına ben ne olduğunu hicbirsey anlamamış sadece ne olduğunu kavramaya çalışıyordum. Ben buraya ne zaman gelmiş kimle gelmiş niye elim, yüzüm kanlı yanımdaki yaşlı teyze kim hicbirsey hatırlamıyordum etrafıma bakınca birşeyler hatırlamam bunun yüzünden miydi acaba önceden buraya gelmiş ve birşeyler mi olmuştu kafam allak bullak olmuş ne düşündüğümü anlayamıyordum. Bir süre sonra Dirok bana uzaktan el sallamış tebessüm etmişti . Bende bunu ona söylemenin saçma olacağını düşündüğüm için birşey söylemeden normal davranmaya çalışmıştım. Dinledindikten sonra kafede kasaya geçip hesabı ödedik garson la gene göz göze gelmiş ona kolay gelsin dedikten sonra da çıktık ordan . Bir süre sonra yorulduğunu söyleyen Dirok ve benim de kafamdaki bu sorular cevap bulamadığı için bende rahat olamıyordum bir süre sonra eve gitme teklifini yaptıktan sonra kabul etti Dirok ta ve eve doğru yola çıktık . Yolda garsonun dediği şeyleri düşünüyor ama o günün hangi gün olduğunu hatırlamıyordum asıl sorun o gün elimin ve yüzümün kanlı olması ve bahsettiğim kişinin kim olduğunu burada tek tanıdığım yaşlı kişi ve samimi olduğum Melek teyze ydi onunla ne alakası olduğunu anlamamış olayın hangi gün olduğunu düşünmeye başlamıştım. Bu sırada Dirok birşeyler anlatıyor ben ise ona çok odaklanamıyordum Dirok anlattığı şeye çok daldığı için benim bu durumumu farketmiyor bende bundan dolayı düşünüyordum hiç durmadan ihtimalleri. Acaba gene Melek teyze yi hayal görmüş ve buraya geldiğimde garson a mi söylemiştim bu ihtimal öyle olsa dahi ne zaman buraya geldim neden elim yüzüm kanlı diye düşünüyordum ve elime baktığımda hiç mi hiç iz yok yüzümde de yanlış hatırlamıyorsam orası da öyleydi bir süre sonra yürüdükten sonra Dirok susmuş ben ise kafamda hala deli ihtimaller düşünüyordum.
Dirok bir süre sonra bana dönüp” iyimis Sinan bayadır suskunsun aklına takılan şey ne “
“ Hiç ya öylesine şeyler dersler, futbol felan “
“ Emin misin senin dersleri önemsemedigini biliyordum.”
“ Yani öyle evet doğru”
“ anladım öyle olsun “
“ Tamam canım “
Deyip öylesine bir konu açtım daha çok sorun çıkmasın diye ve sohbet etmeye başladık ağzım ve düşüncemin azı burada çoğu ise hala ihtimalleri düşünüyordu . Eve doğru yaklaşınca sesiz bir şekilde yürüyorduk Melek teyze nin evinin önünden geçmiş ve bir anda başım dönmeye başlamıştı gözümde gene birşeyler canlanmış bu sefer canlanan şeyler karışık sadece Melek teyze yle oturduğumu hatırlıyordum ama masada 3 bardağın olduğunu.
Dirok başımın döndüğünü fark etmiş direk koluma girmişti sonrasında “ İyi misin noldu” diye endişeli bir şekilde soru sormuştu
“ ha yok bilmiyorum bir an başım döndü ne olduğunu anlamadım bende” dedim
“ istersen biraz oturalım ağacın orda “
“ Ha yok iyiyim şuan gidelim istersen”
“ Emin misin Sinan dinlenelim istersen “
“ Yok ya valla iyiyim merak etme açlıktan falan herhalde bir anda şekerim de düşünmüş olabilir ne bileyim ya şuan iyiyim kafaya takmaya değmez”
“ Peki öyle olsun canım ama kendine iyi bak keşke yemek yeseydik “
“ Boşver evlere dağılıyoruz yeriz işte “
Devamında yürümeye devam ederken bu görüntünün diğeri gibi olduğunu anlamış artık hayal ihtimali yada sırf başımın dönme ihtimali azalmıştı bu olayları hep yaşıyor ve görünüyordum bu durumda bunların ya önceden yaşanmış olması lazım yada rüya olması lazım rüyaları gerçek hayatta bazı anlarla karıştırıyor olabilirim. Kendimce fikirler kurarken Dirok un evinin önüne gelmiş onu dudağından hafif öperek görüşürüz yavrum diye uğurlamıştım o da aynı şekilde göndermişti. Eve doğru yola koyulurken artık daha rahat rahat düşüneceğim için kafam tamamen boşalmıştım bu aralar gördüğüm hayal gibi şeyler ,Melek teyze yi görmem ve duymam , bugün ki garson un anlattığı olay aslında o olay da beni tamamen yanlış hatırlıyor olabilir karıştırıyor da olabilir bu ihtimal de vardı . Bunları düşüne düşüne eve kadar yürümüş ama hiçbir şeye varamamıştım. Eve geldiğimde annem yemek hazırlıyordu yemeğimizde mantı vardı. Annem mantıyı yapmaya tabi ki zaman bulamadığı için tanıdığı bir yer olan mantıci vardı odası hem pişmiş hemde çiğ olarak satıyordu annem de arada alıp yapıyordu hızlı bir şekilde ama çok lezzetli olduğunda bende doya doya yiyordum. Anneme selam verdikten sonra odama geçip üstümü değiştirdim yemek hazır olduğunda annem beni çağırdı ve mutfağa doğru gittim. Yemek yerken konu hala aklımda olduğu için anneme fazla odaklanamıyordum.
Annem “ Sinan iyi misin 3 kere seslendim bakmadın birşey ki oldu “
“ ha yok anne birşey yok dalmışım işte yoruldum da bugün ondan dolayı”
“ Anladım canım “
Anneme bu konuları söylesem ne olacağını düşünmediğim için söyleyemiyordum ama bugün ki garsonun anlattığı olayı anlatmak istiyor doğru yada yanlış olabileceğini biliyordum .
Sonrasında ise anneme bakıp “ anne bizim burada yaşlı tanıdığımız yada büyük yaşta birisi var mı “
“ Yani birisi tek vardı o da Melek teyze ydi ”
“ Başka kimse yok mu bildiğimiz sohbet ettiğimiz falan “
“ hayır varsa da ben bilmiyorum yada hatırlamıyorum, neden sordun bunu”
“ bugün biri seni gördüm demişti de geçmiş zamanda falan ondan dolayı emin olmak istedim “
“ Yani tarihi Melek teyze nin ölümünden önceyse yüksek ihtimalle o dur ama sonra ise bilemem “
“ Anladım tamam sağol”
Düşündükten sonra bunun bana yetmediğini hala ihtimalleri azaltabileceğimi düşündüm
Sonra gene anneme dönüp” ben bu aralar hiç bir yerimi falan kestim mi biliyor musun yada bir yerim kan eve geldim mi?”
“ Yok yani ben hiçbir zaman görmedim de , sen neden bunları söylüyorsun bana birşey olmadı dimi “
“ Yok ya bir rüya gördüm de gerçek mi rüya mı anlayamadım geçenlerde ondan dolayı”
“ Emin misin birşey olduğunda söyle bana yardımcı olabileceğim birşey varsa ederim biliyorsun”
“ Sağ ol anne merak etme birşey yok ya hemen endişelenme “
“ Tamam oğlum dikkat et kendine gene de “
“ tamam anne “
Dedikten sonra yemeğe devam ettim . Yemeğim bitine odama geçip orda yatakta uzanmaya başladım olanları düşünerek acaba bu yaşadığım şeyler neden oluyordu hayal gücüm sayesinde mi yoksa başka birşeyin etkisi sayesinde mi anlayamıyordum.
Tek sorun benim ihtimalleri düşünmeyi bırakamamamdı çözümü yada mantıklı birşey bulana dek düşünürdüm. En sonunda ise bulduktan sonra tamamen kafamdan çıkardı. Bunu çoğu kişi saçma buluyor bu kadar düşünmenin gereksiz olduğunu söylüyorlardı. Bana göre ise her ihtimalin doğru olma payı diğer ihtimalleri olma payıyla eşit olduğuydu ve herkesten her şeyi beklediğimiz bir dünya da bir ihtimali atlamak tamamen yanlış bir şeyi bile bile onaylamak gibiydi.