Ben her zaman ki gibi düşüne düşüne uykuya dalmıştım ve sabahta erkenden uyanmıştım. Lavaboya giderken annemin uyanmadığını farketmiş sesiz olmaya çalışıyordum. Saat sabah 7 ye geliyordu annem de yarım saate alarmı çalacağını ve uyanacağını biliyordum. Elimi yüzümü yıkayıp odama doğru yöneldim. Odama geçtiğimde yatağa gene yatmış bir şekilde düşünüyordum ihtimalleri ama hiçbir farklı şey bulamamıştım. Tek ihtimalin gidip garsona ne zaman geldiğimi sormaktı ama öyle yaparsam adam şüphelenebilir hatta sorgulayabilirdi bunun için ne yapacağımı bilemiyordum . Biraz kafam dağılsın diye bilgisayardan oyun oynamaya başlamıştım. Annemin beni uyandırmasına yakın Dirok ta günaydın mesajı atmıştı. Bende annemi görmek için mutfağa geçtim annem kahvaltıyı hazırlıyordu
Anneme “tostu bana bırak ben yaparım “ diye seslendim .
O da “ erkencisin bugün hayırdır”
“ Evet az önce uyandım ya bende “
“ İyi yaptın birazdan hazır olur kahvaltı yersin ben hazırlanıp çıkacam şimdi “
“ Tamam anne “
“ afiyet olsun sana “
Annem mutfakta odasına gitmiş ben ise kahvaltıya başlamıştım kendime bir kahve yaptım yemeğimi yedim ve sonrasında ise odama hazırlanmaya geçtim odamdayken kapı sesini duydum o an annemin dışarı çıktığını farkettim. Bende hazırlanırken aynı anda Dirok la mesajlaşıyordum beraber okula gideceğimiz için haberleşmek amaçlı konuşuyorduk. Bir süre sonra dışarı çıktım ve Dirok larin evine doğru yürümeye başladım kapısının önüne gelince arayıp haber verdim. O da bir süre sonra yanıma geldi . Bana bakıp uzaktan tebessüm etti bende aynı şekilde yaptım yanıma yaklaşıp yanağımdan bir kere öptü
Ve “ tekrardan günaydın” dedi gülümseyerek
Bende “ günaydın yavrum “ dedim.
Selamlasmadan sonra okula doğru yürümeye başladık gene her zaman ki gibi sohbet ediyor dedikodu geçiyordu aramızda yada başka şeyler . Melek teyze nin evinin ordan geçerken artık bahçenin tamamen yok olmuş bir vaziyette olduğunu görmüş ve üzülmüştüm Melek teyze herşeyden çok buna önem verir ve hep o bitkilerle uğraşırdı arada ben ve arkadaşlarım yardım eder o da bize kurabiye bazen de meyve ve ısmarlar ve sohbet ederdi. Melek teyze yalnız yaşamasına rağmen kasabada ki herkes onu tanıyor ve seviyordu ona yardım ediyor ve saygı gösteriyorlardı. Tek olmasının sebebi ise bize birgün anlatmıştı .
O gün de onunla beraber oturuyor ve sohbet ediyorduk aramızda en patavatsız olan kişi Aslan “ neden kimse yok burda senden başka “ diye direk sormuştu.
Melek teyze ise derin derin nefes almış “ uzun ama anlatayım isterseniz” demişti
Biz hep beraber kafamızı sallamış dinlemeye koyulmuştuk
Melek teyze de başlamıştı anlatmaya” Ben aslen buralı değilim zaten bu kasaba da çok eski bir kasaba da değil . Benim buraya gelmem 25 yada 30 sene öncesine dayanıyor daha yeni gelişmeye başlıyordu buralar sesiz sakin bir yerdi düşünün bundan da sesiz sakin en fazla 20 ev vardı herkes birbiriyle samimi ve mutluydu o zamanlar. Benim ailem zamanında varlıklı ve zengin insanlardı bizi iyi yetiştirmiş herşeyi önümüze sererlerdi bizde okumuş iyi işlere sahip olmuştuk bir zaman sonra ben kendime yetecek güce gelmiş evden ayrılmıştım büyük bir şehre taşınmış orda kalıyordum ve birisiyle tanıştım sevdim o beni sevdi güzeldik mutluyduk herşey mükemmeldi işim düzenim mutluluğum bir aradaydık . Zaman geçtikten sonra biz onunla evlenmeye karar verdik ve ailem le tanıştırdım onu ailem benden farklı düşünceler içinde oldukları için ailemize uygun olmadığını felan söylemeye başlamışlardı oysaki biz onunla çoktan kararımızı vermiştik. Aileme isteseler de istemeseler de olacağını söyledim ve ayrıldım o evden o zamandan beri sonrasında ne annem nede babam beni aradı o arada evlenmiş ve düğünümüze ailemden sadece ablam gelmişti. Annem le babamı sorunca ise net olduklarını ve gelmeyeceklerini söylemişler ablam aracılığıyla. Biz onunla evlendik daha da mutlu olduk çalışırken aynı zamanda gezmeye başladık çoğu yeri gezdik sıkılmadan her yeri gezdik mutluyduk yeni yerler yeni insanlar tanıyorduk hiçbiri de kötü değildi bize göre . Bir gün buraya da geldik sahilde yüzmeye tesadüfen geçerken arabadan burayı görmüş ve gelmek istemiştim o zamanlar da Burda sadece 3 tane yazlık vardı hicbirsey yoktu sahile gittik gezdik eğlendik ve burda kaldık bir gece o gece o kadar güzel geçmişti ki hayalimiz belki bir süre sonra buraya taşınıp burda kalmaktır tüm hayatımız boyunca . Sonrasında ise devam ettik başka şeyler gördük gezdik işlerimizi geliştirdik daha refah bir duruma geldik . Ben hala kendi ailemle konuşmuyor o ise ailesiyle çok iyiydi arada bize uğruyorlar ve zaman geçiriyorlardi. Onlar beni sevmiş bende onları sevmiştim yeni ailem gibilerdi . Böyle gel zaman git zaman hayatımızda çok farklı şeyler oldu bir gün ablam bize geldi gelmesinin sebebi ise hayatımda duyduğum en kotu haberlerden biriydi annem ve babamın bir araba kazasına kurban olmaları . O haberden sonra hayatımız çok kötü yerlere gitmiş uzun bir süre toparlanamamıştım. Ama o hep benim yanındaydı bu olayları atlattıktan sonra annem ve babamın tüm maddi durumları ben ve ablam arasında paylaştırıldı ikimiz de bunları tamamen satmıştık çünkü annem ve babamın işlerine hiçbir zaman merak duymamış sadece haberdardık. Evleri ise uzun bir süre öylece bıraktık. Çok uzun süre sonra onları da satacaktık neyse . Bu olaylardan sonra dediğim gibi uzun süre düzene sokamadik hayatımızı işlere çok odaklanamıyordum hiç bir işim iyi gitmiyordu şanssızlık hep yanımdaydı ama o benim arkamda durup hep destekliyordu . Bu olayları atlattıktan sonra gene beraber mutlu olmuş hayatımıza devam etmeye başlamıştık gel zaman git zaman günlerden bir gün ben isteydim telefonum çalmış sekreterim ise birisinin aradığını söylemişti kim olduğunu anlamamıştım ama buraya bağlamasını istemiştim arayan kişi ise onun annesiydi . O o sıralar ailesini ziyaret için gitmiş ben ise işlerim yüzünden gidememiştim ve o an hayatımda ki gene en kötü haberlerden birini duydum ve onun da kaza yaptığını öğrendim hastaneye kaldırıldığını durumunun ise belirsiz olduğunu söylemişti ben ağlayarak hemen işten çıkmış onun yattığı hastaneye gitmiştim. Durumu başlarda iyidi ama sonradan beklenmedik bir durum ile vefat etmişti. Benim işte hayatım o zaman tamamen değişti . İşe bir daha gitmemiş onun ailesinin yanında kalıyor ve onlarla aynı acıyı yaşıyordum. Uzun süre sonra ailesiyle olan ortak kararımızda çalıştığı ve sahibi olduğu şirketi satmış ve ben ve kardeşi arasında paylaştırılmıstı. Bir süre daha onlarda kaldıktan sonra benim çalıştığım ve sahip olduğum firma artık düzeni kaybetmişti ben ise asla dönmek istemiyor sadece bitmesini bekliyordum bunların. Onun ailesinin desteğiyle daha iyi olup bende iş firmamı sattım ve banka hesabına para yatırdım o zamanlar 35 yaşımı geçmiş ve anı bir kararla tüm mal varlığımızı satmıştım herşey onu hatırlatıyor ve her seferinde üzülüyordum. Sattıktan sonra küçük bir araba almış gezmeye başlamıştım onunla gittiğimiz gitmediğimiz her yeri gezdim gene farklı insanlar tanıyıp samimi oldum . Çok gezdim 5 seneden fazlası sadece gezmekle geçti ve birgün gene buradan geçtim ve o an onunla olan hayalimiz geldi . Ondan sonra bende buraya geldim ilk geldiğim zamanlar dediğim gibi en fazla 10 hane vardı burada. Bende buraya gelip arsa aldım ve bir ev inşa ettirip kalmaya başladım. Başlarda düzeni tam oturmadim ama uzun süreler geçince buradaki insanlarla samimi olup bir aile oldum o zamandan sonra burası hızlı gelişip büyümeye başladı önce köy sonra kasaba oldu. Farklı olaylar yaşadım burada da ama hala mutlu olduğumu biliyordum. Artık yaşlanmış bir şekilde insanlara yardım ediyordum sonradan ise onlar bana yardım etmeye başladı yaşım geldikten sonra . Böyleydi işte çocuklar hayatım kısaca böyle geçti size kısaca anlattım ama içinde daha ne olaylar geçti hem burada hemde diğer hayatımda diğer sefere onu da anlatırım “ dedi ve acı bir biçimde gülümsedi.
Emin olamıyordum iyi mi yaptık yoksa kötü mü gözü ağlıyor ama yüzü hafiften tebessüm ediyordu. O gün bir süre daha oturmuş Melek teyze ise uyuması gerektiğini söylemiş içeriye doğru geçmişti. O gün o olanları düşününce hala neden birisinin onu öldürme ihtimalini anlamıyordum tek başına yaşıyor herkes onu seviyor ve mutluydu . O kişi doğru o kişi değilde çok sonradan sevdiği adamın adını sormaya cesaret etmiştim o da gayet normal bir şekilde cevap vermişti adı” Hakan “ dı . Onun ismini söylememesinin sebebi ise üzüldüğünü söylemişti. Ben o gün pişman olmuştum sonrasında.
Dirok bana seslenip “ hey nerelere daldın” dedikten sonra
Bende” hiç Melek teyze aklıma geldi gene “ dedim
O da başını öne eğerek üzülmeye başladı bende onu kendime çekerek sarıldım. Bir süre öyle kaldıktan sonra okula doğru yürümeye devam ettik.
Dirok a “ annesinin durumunun nasıl olduğunu “sordum
O “ iyi her zaman ki gibi hala söylemedi yada öğrenemedin dimi kim olduğunu “diye sordum
“ hayır hiçbir şekilde ne konuşuluyor nede söylüyordu çünkü eğer öğrenilirse olayların çok farklı bir yere gideceğini söylüyordu hep “
“ anladım tamam”
“ Ama annemi hala tam olarak serbest bırakmadılar bu cinayet le ilgili bir komiser görevlendirilmiş hala araştırılıyor neden bilmiyorum ama olay daha farklı olabilir galiba “
“ Komiser mi , acaba bu kadar uzamasında ki sebebi ablası mı?”
“ olabilir o olsa bile normal karşılarım çünkü nede olsa kardeşin ve cinayete kurban gitmiş “
“ yani sende haklısın normal “
“ Peki komiser nasıl biri yani baya cüsseli biri kibar ama işinde iyi olduğu kesin gibi her şeyi en ince ayrıntısına kadar soruyor ve not alıyor adı da Tevfik burada kalıyor zaten bu cinayeti çözebilmek için”
“ Vay be hiç denk gelmedim öyle bir adama “
“ Emin ol eğer denk gelirsen kimin olduğunu anlarsın zaten “
Dirok adamım çok cüsseli olduğunu herkes tarafından farkedildiğini söylüyordu. Ben zaten genelde evde olduğum için emindim kolay kolay ggöremeyeceğime . Okula varmış beraber sınıfa girmiştik gene herkes aynı Özlem le Selin ders başlamadığı için koridordan konuşuyordu ben ve Dirok ise içeriye doğru geçmiştik. Ben bizimkilerin yanına o ise ön sıraya yani yerine geçmişti bir süre sonra zaten hoca gelmiş ve ders işlemeye başlamıştı .
Okulda öğle arasında kantinde bir şeyler yerken Özlem yanıma gelmiş” oturabilir miyim yer bulamadım da “ dedi
Bende “ tabi otur “ dedim.
Sonrasında sohbet etmeye başladı gene samimi bir şekilde hemde ben bu hareketi hiç beklemiyor çünkü Dirok la benim sevgili olduğumuzu biliyordu diye düşünüyordum. Belki konuları karıştırmayıp normal konuşuyordu ben yanlış anlıyordum o ihtimal de vardı ama önceden hiçbir zaman böyle konuşmadığına eminim benimle . Ben yemeğimi yendikten sonra masadan kalktım ve sınıfa doğru yürümeye başladım merdivenden tam geçtikten sonra
Dirok orda sanki beni bekliyormuş gibi duruyor bana bakıp “ napiyorsun sen “ dedi
“ Bende hiç yemek yedim kantinde sen nasılsın, napiyorsun? “ dedim
“ O ise onu kastetmediğimi biliyorsun”
“ Ha Özlem den bahsediyorsan o yanıma geldi yer bulamamış oturabilir miyim dedi bende evet dedim yemeğimi yedim kalktım zaten “
“ ne konuşuyordunuz peki “
“ Valla havadan sudan derslerden felan “
“ Anladım bizim sevgili olduğumuzu bilmiyor mu neden hala senle konuşuyor anlamıyorum”
“ bilmiyorum valla bende aynı şeyi düşündüm ama bulamadım cevabını”
“ Tamam canım “
“ Gel sınıfa geçelim”
“ Yok bizim kızları da bekliyorum lavabodalar da “
“ ha tamam ben geçiyorum sınıfa orda görüşürüz”
“ tamamdır”
Dedikten sonra bende sınıfa geçip bizim çocuklarla sohbet etmeye başladım ve okulda farklı olan tek şey oydu ondan sonra ben bizim çocuklarla evlere dağılmış Dirok ta kızlarla alışveriş merkezine beraber gideceklerdi. Ben eve geçtikten sonra mutfağa geçip kendime bir şeyler hazırladım ve gene telefonumdan videolar izleyip yemeğimi yedim onlar eşliğinde. Yemek bittikten sonra kaldırıp odama geçecekken salonda sehpanın üzerinde annemin geçen aldığı kitaplardan birinin olduğu gördüm elime alıp okumaya başladım bir sayfa kıvrılmış bir şekilde orda duruyordu sayfanın başlangıcında “ şizofreni bir çok şeye sebep verebilir birçok şeyi hatırlamaya yada unutmaya” diyordu . Sonrasında daha fazla bakmadan yerine bıraktım ve odama doğru geçtim. Odamda bilgisayarı açıp telefonumun şarja taktıktan sonra bilgisayardan oyun oynamaya başladım oynadığım oyunda iyi olduğumu biliyor bizim arkadaşların da hepsini yemiyordum beraber oyuna girmemiz genelde sadece akşamları oluyordu ondan çok oynamadan ondan da sıkıldım ve yatağa geçtim.
Yatakta uzanırken dışarıdan bir ses geldi ve kapıyı çalmaya başladı birisi sert bir biçimde bende annem olabilir diye hemen yatakten fırladım ve kapıyı açtım kapıda annem değil başka birileri vardı . Birisi cüsseli bir adam biri de yaşlı birisi anlamadan içeri girdiler ve salona oturdular sohbet etmeye başladık sohbette ise bana soru soruyorlardı
“ o gece nerdeydin “
“ Hangi gece “
Yanındaki kadın ise “benim öldüğüm gece “ dedi ben şok içerisinde kalmış ve bir anda uyanmıştım. Onun rüya olduğunu fark etmiş biraz da korkmuştum saat akşama geliyordu ve gene aynı şekilde ama daha hafif bir biçimde kapı çalındı deliktan baktığımda onun annem olduğunu gördüm ve açtım.
Annem” noldu terlemişsin” dedi
“ Hiç ya kabus gibi birşey gördüm de ondan dolayı herhalde “ dedim
Salona geçip oturduk ikimizde
“ Ne gördün peki “
“ Bir adam ve yanlış anlamadıysam Melek teyze geliyor ve bana sorular soruyorlardı ilk soru ise öldürüldüğü gece neredeydin ondan sonra da işte hangi gece dediktem sonra kadın bana dönük öldürüldüğüm gece diyordu” dedim
“ Anladım boşver düşünme kabus işte olmayan şeyler nede olsa dimi “ dedi
“ Ne olmayan şeyler “ dedim
“ Yani kabus canım başka ne olabilir “
“ anladım evet olmayan şeyler “ dedim
Ama annemin cevabı saçma ve değişik bir biçimde şaşırmıştı rüyamdan buna çok takılmayıp ama başka bir merak ettiğim şeyi sordum
“ Anne ben hiç akşam eve geldiğimde değişik bir şekilde gördün mü ? “
“ Değişikten kastın ne ? “
“ Bilmiyorum kirli ıslak yada “
“ Hayır hiç görmedim yani nasıl göreyim ki dimi “
“ Anladım”
“ Niye sordun ki bunu şimdi”
“ hiç öylesine”
“ Anladım düşünme böyle şeyleri çok Melek teyze nin cinayetine de takılma bu kadar fazla “
“ Anladım denerim ama elimde olduğunu sanmıyorum bu durumun”
“ sende haklısın “
Bu sohbetten sonra annem odasına geçtikten sonra annemin bu konuda neden bu kadar heyecanlandığına yada stres yaptığını anlamamıştım. Annem odadan çıkıp mutfağa doğru yönelmeden önce ona
“ Al kitabını unutmuşsun burada “ deyip kitabını uzattım ona
“ O ise sağol demek buradaymış “ diye söylendi kendi kendine
Sonrasında ise mutfağa geçip ne yemek yapacağına karar veremedi ve bana dışardan sipariş verelim mi diye sordu bu da bir ilkti çünkü maddi durumumuz iyi değildi annem tek çalışıyordu çünkü ama ben tabi olur deyip Hatay soslu tavuk döner sipariş verdim annem de aynısından aldı ve o da çok beğendi bunu çoğu şeyimiz benzerdi annemle zaten huylar istekler zevkler benziyorduk annemle bundan dolayı mutluydum.