Kapıyı açtığımda adamın cüssesini daha iyi anlamış resmen kapıdan zar zor sığardı diye düşünüyordum.
Kapıyı açtığım gibi bana bakıp “ Merhaba ben komiser Tevfik Yalçınkaya , Melek hanımın ölümü hakkında soru sormak istemiştim de sizler girebilir miyim içeri “
“ Tabi bir saniye hemen içeri alacam”
Odaya doğru hızlıca geçip Dirok a haber verdim o da kendine çeki düzen verdikten sonra salona geçti bende kapıdaki kişiye bakıp buyurun dedim ve içeri geçtik düşündüğüm gibi kapıdan zor geçti ve salona doğru yürümeye başladı. Salona doğru geçtikten sonra bana bakıp sonrasında Dirok a bakıp
“Siz Memduh beyin kızı değil misiniz ?”
Dirok bakıp “ evet “
“ Niye buradasınız ve evde annen yada baban yok mu “
Bunları söylerken bana bakıyordu. Adamın bana bu soruları yönelttiğini anladığım an cevapladım
“ Annem çalışıyor şuan işte babam da başka yerde yaşıyor annen ve baban ayrı yani”
“ anladım sana birkaç soru soracam sorun olur mu?”
“ Hayır olmaz “
“ Tamam o zaman ilk sorum Melek hanım in öldüğü gün tam olarak neredeydin “
“ Dışarıda boş boş yürüyordum “
“ Yanında biri var mıydı şahit olacak biri “
Düşündükten sonra Dirok a bakıp o gece beni gören tek kişi o olduğunu hatırladım ama sonradan bira düşündükten sonra
“ evet o akşam beni dışarıda gören samimi bir arkadaşım var “
“ Adı ne acaba”
“ Umut sınıf arkadaşım olur kendisi “
“ Tamam melek hanım la samimi miydiniz “
“ Evet bu mahallede ki herkes öyleydi “
“ Peki ne kadar süredir tanıyordunuz”
“ Buraya taşınalı 2 veya 3 sene oluyor o süre boyunca tanıyorum”
Sonradan aklıma Melek teyze yle tanışma anım geldi . O gün daha yeni tanınmıştık buraya işleri halledip bende yürüyüşe çıkmıştım dışarıda boş boş gezerken Melek teyze nin bahçesinin önünden geçiyordum bahçe o kadar güzeldi ki insan resmen dalıp gidiyordu bende aynı o şekilde daldım bahçeye kısa süreliğine bahçede kimseyi göremiyordum telefonu çıkarıp resim çekmek istedim güzelliği o boyuttaydı. Elimi cebime attıktan sonra telefonumu çıkardım kamerayı açıp resim çekmeye başladım. Bir süre sonra arkamda birisi olduğunu farkettim ve bana
“ Çok güzel bahçe değil mi “ dedi
“ Bende arkama bakmadan evet cidden öyle “
“ keşke şuan şuradaki masada soğuk bir limonata içsek “
Bende arkamdaki sesin kimin olduğunu görmek için arkama döndüm ve gördüğüm kişi yaşlı yüzü buruşmuş çok tatlı birisiydi . Ondan sonra ona dönüp
“ Haklısın teyze keşke içebilsek doya doya “
Biraz durduktan sonra “ Ee hadi gel içelim “ dedi
“ Ben teyze sahibi kızar belki boşver izin alalım bari tanıyor musun ki “
“ Ya sahibi bunağın teki boşver sesimizi duymaz bizim duysa bile benim yaşındaki birine mi söylenecek dimi “
“ Haklısın teyze de ne bileyim ayıp olur izin almadığımiz için “
“ Boşver evde değildir zaten bu saate o “
“ Gerek yok be teyze başka bir zaman izin alıp otururuz daha mantıklı”
“ Oğlum güven bana “
Ben o an ne yapacağımı bilmeden teyzeyle bahçeye girdim ne yapacağımızı bilmeden tanımadığım bir kişiyle gene tanımadığım bir insanın bahçesine giriyordum. Masaya oturmuş duruyorduk
“ Eksik birşey var burada “ dedi
“ Ne teyze “
“ Ha buldum limonata dur ben bir kapıp geliyorum hemen “
“ Ne gerek var teyze ben gidip alayım hemen “
“ Yok yok dur daha kısa sürecek birşey biliyorum bekle sen burada sesiz sakin gelecem 5 dk ya “
Ben ne yapacağımı bilmeden sadece onayladım başımla teyzeyi kısa bir süre sonra arkamdan çok yüksek sesli bir şekilde
“ Sen napiyorsun benim bahçemde izinsiz girmeye utanmıyor musun ha “ diye bir ses yükseldi.
Bende açıklamak için arkamı yavaşça dönüyordum tam döndüğümde ise arkamdaki kişinin az önceki teyze olduğunu gördüm bana bakıp gülüyordu ben şaşırmış bir şekilde durmuş onun elindeki limonatalari görmüştüm sonra gene bana bakip
“ hadi gel al bakalım limonatalarını”
Ben ne diyeceğimi bilmeden şoktan çıktıktan sonra yanına gidip tepsiyi elinden aldım ve masasın üzerine koydum o ise yavaş yavaş masaya yaklaştı ve oturdu
Sonra bana bakıp “ korkma oğlum benim evim burası” dedi
“ Bende anladım teyze merak etme “ dedim gülerek
O da gülüyordu o an sonra sohbet muhabbete dalmış yavaş yavaş ağaçların oluşturduğu gölgede limonatamızı içtik o gün onun hem çok eğlenceli hemde çok iyi biri olduğunu anlamıştım o andan sonra ordan geçtiğimde genelde o bahçe de olur selam verirdim genelde bahçesinde yanında benim yaşımdaki çocuklar olur sohbet ederlerdi yada eğlenirlerdi öyle öyle samimi oldum Melek teyze yle .
Komiser bana sesleniyordu” hey hey duyuyor musun beni “
“ evet noldu kusura bakmayın dalmışım”
“ Diğer soruma cevap alamadım da “
“ Tekrarlar misiniz acaba diğer sorunuzu”
“ Melek hanımı birisi neden öldürür bir ihtimaliniz var mı “
Ben bu soruyu bu adam sormadan en az bin defa düşünmüştüm ama hiçbir şekilde bulamamıştım katil in kim olduğunu bilsem mantıklı birşey yürütürdüm ama yok onu da bilmediğim için birşey düşünemiyordum komiser e dönüp
“ Hayır Melek teyze iyi kimseye zararı dokunmaz hatta yardım etmek için herşeyini verirdi onu neden ve kimin öldürdüğünü çok düşünmeme rağmen hiçbir şekilde bir ihtimal bulamadım yani maalesef bilmiyorum.”
“ anladım peki , annenizle yaşıyordunuz değil mi “
“ Evet sadece ben ve annem”
“ Anne ve babanız neden ayrılmıştı”
“Bunun soruşturmayla ne ilgisi var ki “
“ Kimin şüpheli olduğunu bulmak için herşeyi düşünmeliyiz bu kasabadaki herkes bir şüpheli ve cinayetin olduğu saate bakarsak onu yakından tanıyan biri olduğu için herşeyi bize lazım sizin ve diğer insanlar hakkındaki herşey”
“ Anladım bunu bende tam olarak bilmediğim için annem geldiğinde yani onunla görüştüğünüzde ona söylersiniz “
“ Tamam Teşekkürler cevaplarınız için anneniz ne zaman gelir “
“ Aksam üzeri yüksek ihtimalle”
“ Anladım ben o saatlerde gene uğrarım”
“ Olur tabi merak ettiğim birşey var şuana dek çoğu kişiyi sorgulamışsınızdır sizce neden öldürmüş olabilir birisi Melek teyze yi “
“ Bu sorunun cevabı dan emin olmasam da yüksek ihtimalle para için “
“ Ama Melek teyze nin durumu iyi değil ki nasıl para yüzünden oluyor”
“ Hayır yanlış biliyorsunuz şuan sizin dahil neredeyse 100 evin oturduğu arsa onun ve bu sadece bu kasabada civar kasabalardan da en az bu kadar arsa ve ev var yani düşündüğünüzden çok daha zengin biriydi ve bu daha sadece öylesine soykediklerim daha çok ama çok fazlası var “
Ben ve Dirok çok şaşırmış herşeyin sırf para için olduğunu o an daha da iyi anlamıştım.
Komisere dönüp” anladım bundan haberimiz yoktu cidden “ dedim
Adam bu cevabımı ortada bırakıp ayağa kalktı ve kapıya doğru yöneldi ne bende arkasından gidip ona eşlik ettim ve cüssesine gene hayran kaldım tek kolunun benim kadar olduğuna emin gibiydim bir süre sonra adam dışarı çıkmış bende kapıyı kapatmıştım salona geçmeden mutfağa uğramış içeriden soğuk içecek almıştım dolaptan ve Dirok un yanına oturmuştum . Bir süre oyalandıktan sonra birbirimize bakıp herşeyin sırf para için olduğunu öğrenmiştik gene herşey para içindi cinayet bile belki o garson da birşeyleri gördüğü yada bildiği için öldürülmüştü.
Dirok a “ kim tahmin edebilirdi ki Melek teyze nin bu kadar zengin olacağını “ diye sordum.
O ise “ asla aklımın ucundan geçmezdi benim de “
“ Biz şimdi ne yapalım”
“ bilmem işimize devam etmek saçma olur dimi “ dedim kötü kötü gülümseyerek
“ hayır ya “ dedi utanmış bir şekilde devamında
“ gel biraz yürüyelim sana da iyi gelir ve seviyorsun zaten “ dedi
“ Olur bir saniye ben hazırlanayım iki dk zaten ne giyeceğim belli de gene de biraz bekletecem”
“ Tamam canım bekliyorum burada “
Ben odama doğru geçmiş altımdaki eşofmanı ve üstümdeki üstü çıkardıktan sonra parfüm sıkmıştım odamdaki aynadan saçımı ayarlayıp Dirok un yanına doğru yürüyordum salona geldiğimde Dirok ta minnak minnak içeceğinden yudumluyor aynı zamanda da telefona bakıyordu bende ona öyle bakmaya çalıştım ona bakmak çok güzel hissettiriyordu hep kendimi bu konuda şanslı bulduğumu düşünüyordum, kendi kendime ulan ne sevap işledim de bunu verdin yüce Rabbim diyordum. Bir süre sonra Dirok beni farketmiş
“ neye bakıyorsun gene “ demişti
“ Benim biricik sevgilime bakıyorum” demiştim bundan sonra yanına sokulmuş öpmüştüm onu.
Hazırlandıktan sonra o da yavaşça dış kapıya yönelip ayakkabılarımızı giydik ve dışarı doğru çıktık . Hava çok güzel ikindiye doğru olduğu için de çok sıcak değildi bu sefer sahile gitmek yerine Dirok la beraber gittiğimiz yere gidelim diye düşünmüştük buna karar verdiğimizde ise çoktan yola koyulmuştuk . Ondan önce bir markete girip birkaç şey aldık kendimize sohbet muhabbet ederken yiyebileceğimiz şeyleri kısacası tamamen abur cuburdu hepsi mükemmel bir sağlıklı yaşam yaşamıyor ama bunların da verdiği mükemmel haz insanı alı koyamıyordu bunlardan . Ormana doğru yürürken aynı zamanda Dirok la sohbet ediyorduk . Ormana yaklaştığımızda aynı yeri gideceğimizi kesinleştirip oraya doğru gittik gene oraya vardığımızda bir örtü serip denize bakarak birşeyler yiyorduk. Güneş battıktan sonra yavaşça kalkmaya hazırlandık ve ne yapacağımıza karar veremeden yürümeye devam ettik. Kafamda acaba komiser eve uğramış mı yada ne sormuştu diye çok merak ediyordum bunun için eve geç gitmek istemiyor adama yetişmek istiyordum.
Dirok bana bakıp” ne yapalım “dedi
“ bilmem ne istersin”
“ kafamda birşey yok istersen evlere dağılalım nede komiser senin annene sorgu tarzı birşey yapacak soru soracak yetiş ona”
“ Ya benim de kafamda o vardı biliyor musun yetişsem mükemmel olur “
“ Tamam canım direk evlere dağılalım”
Konuşmadan sonra evlere doğru yol aldık önce bizim eve geldim bizim ev ormana daha yakındı Dirok un ise sahile. Kapıya geldikten sonra Dirok la selamlaşıp eve doğru hızlı adımlarla ilerledim elimi cebime atıp anahtarı çıkardım ve kapıyı bu sefer normalden hızlı bir şekilde açtım. Sadece annemin yeni aldığı ayakkabı vardı adam ya gelmiş ve gitmiş yada hiç gelmemişti. İçeri girdiğimde annem telefonda biriyle konuşuyordu direk salona dalmıştım. Anneme bakıp sadece ağzımı oynatıp komiser geldi mi gibisinden bir işaret ettim o ise başını evet manasında salladı bende içimde yetişemedim ve diyesim geldi ama diyemedim odama doğru geçtim. Odamda kıyafetlerimi değiştirip bilgisayarın başına geçtim oyun oynamaya başladım uzun süre oynamış olacağım ki bir zamandan sonra gözüm ağrıdı o ağrıya dayanamadıktan sonra bilgisayarın başından kalktım ve salona doğru geçtim içeri geçtiğimde annemin odasına geçmiş ve uyuya kalmıştı yüksek ihtimalle . Ondan sonra mutfağa geçip yemek yemeye başladım. Aklımda hep ne sordukları vardı acaba annem birşey farkettirmis miydi yoksa adam birşeyden şüphelendi mi emin olamıyordum tahmin de edemiyordum. Yarın anneme ilk iş soracaklarimi düşünüyordum ama yanlış anlaması yada benim onları duyma ihtimalini de bilmemelerdi bu şeyleri düşüne düşüne odama geçtim ve uykuya daldım sıkıcı ve bilinmez bir gündü ama yarın ne olacağını daha da bilinmezdi.