Uyandığım bugün hepsinden daha farklıydı. Gözlerimi açtığım ilk saniyeden kalp atışlarımı hissetmeye başlamıştım. Yatakta beş saniyeden daha fazla duramazdım. Hızlıca kalktığımda bakışlarımı kıstım. Acele etmiştim, hem de çok. Baş dönmem geçtiğinde gözlerimi ovuşturarak yataktan tamamen kalktım. Perdeyi hafif aralık bırakmıştım. Bir kenarından tutup yavaşça aralarken Arel'in beni bu kılıkla görmesini istemediğimden ancak burnumun ucunu çıkarabilmiştim. Henüz aynaya dahi bakamadan kendimi burada bulmam da epey tuhaf olsa da benim derdim bambaşkaydı. Ufak detayları önemsemeyecek dertlerim vardı. Fakat Arel yoktu. Saçlarımı omzumdan geriye ittiğimde perdeyi daha çok açtım. Güneş ormana bulutların izin verdiği kadarıyla kendini göstermeye çalışıyordu. Göğe uzanan dalların ucundaki yapraklar

