İzay : beni eve bırakır mısın Ertuğrul bey erken bitirdiğimizi söyledi daha sonra ziyaret etmeliyim zaten.
Barış : tamam eve bırakıyım seni .
Eve geldiğimizde şimşek çaktı koşar adım binaya girip anahtarı deliğe taktım arkama bakmadan çıktığım merdiven sayısı artıyor ciddiyetimi korumaya çalışıyordum her an sinirlerimin yerle bir olması ile ağlayabilirdim üzerime hızlıca siyah bir kot pantolon askılı bir krop ve beyaz gömlek giyindim spor ayakkabılarımı da giyinip çantamı aldım saçımı salaş bir topuz yaptım hava kara bulutları ile gökleri inletirken bir taksi çağırdım yaklaşık onbeş dakika sonra geldi çiçekçinin önünde durduğumuzda kır çiçeklerinden oluşan bir buket yaptırdım geçmiş olsun dileklerimi yazdığım notu da içine güzelce yerleştirdim kendimi bir hayli iyi hissediyordum aile hastanelerinin adresini verdim daha önce de hep buraya randevu aldırıyorlardı taksinin ücretini ödeyip hastaneye giriş yaptım kayıt yapılan yere geçip oda numarasını öğrendim kapıya yaklaştığım sıra sesler gelmeye başladı .
Ertuğrul bey : ya Bade zorlama işte kalalım bu gün .
Bade hanım : iyiyim ben bey gidelim işte insanlara zahmet verme .
Bartu bey : yenge son bir kaç test yapsınlar ona göre yolumuza bakalım insanlar kolay kolay fenalık geçirmez .
Murat bey : sevgili kuzenim doğru söylüyor annecim .
İçeri kapıya vurarak girdim Bade hanımın gözleri ışıl ışıl olmuştu bu kadın çok tatlı biriydi samimi gülüşümü aynı şekilde bende sundum ona karşı .
Bade hanım : kızım zahmet etmeseydin .
İzay : ne zahmeti sizi merak ettim de geldim .
Bade hanım : görüyor musun bey işte bu kız benim kızım olucaktı da Allah bana nasip etmemiş bu eşek sıpasını verdi .
Ertuğrul bey : ne diyim hanım haklısın .
Murat bey : İzay hemen yerimi kaptın baksana kuzen görüyor musun karı koca bir olup beni gömüyor bunlar .
Bartu bey : sen hayırsız olduysan kusura bakma kuzencim .
İçeri şen şakrak olunca çiçekleri uzattım Bade hanım bana sarıldı bir anne şevkati ile saçlarımı okşadı beni hiç kızı olmadığı için mi bu denli seviyordu bilmiyordum..
Bade hanım : ay ne dicem hülyanın düğününe İzay da gelsin .
Ertuğrul bey : aslında güzel olur .
İzay : yok efendim rahatsızlık vermeyeyim .
Bade hanım : duymamış olayım benim prensesim olarak geliceksin hem sana ordan kısmet bulurum yabancıya gitmezsin .
Murat bey : anne kızın erkek arkadaşı vardır belki de zorlamasan .
Bade hanım : erkek arkadaşın var mı güzel kızım .
İzay : yok efendim şu an için düşünmüyorum .
Ertuğrul bey koltukta dergiye gazeteye bakıyordu Bartu bey ceketini çıkarmış kollarını bağlayıp pür dikkat bizi izliyordu ben de yatağın kenarına oturmuş yüzü solan bu kadına bakıyordum saçları kumral ve uzundu bakımlıydı .
Bade hanım : yanlış anlama kızım ama ben çok sevindim bir durgun gibisin yoksa yeni mi ayrıldın.
İzay : yok efendim uzun süredir ilişkim yok benim .
Murat bey : anne kızın özeline girmesen mi ne de olsa bizi ilgilendirmiyor .
Bade hanım : o benden çekinmez ki dimi kızım .
İzay : evet efendim çekinmem siz sorun ben cevaplarım .
Bade hanım : ay Ertuğrul bu çok hanım bir kız seni bizim oğlana alırdım da bu eşek seni çok üzer .
Murat bey : anne o benim dünya ahiret bacım ne diyorsun sen .
Bade hanım : seninle evde görüşürüz de şimdilik susuyorum , neyse kuzum annen baban nasıl ?
İzay : iyiler Bade hanım .
Bade hanım : bana hanım manım deme teyze de abla de .
İzay : peki Bade teyzecim .
Bade hanım : ay senin teyzecim diyen dillerine kurban ne de güzel konuşuyor .
İzay : müsaadenizle ben kalkayım artık ikizim merak eder sonra .
Bade hanım : ay senden bir tane daha mı var ?
İzay : evet var ikizim Oğuz .
Bade hanım : bir gün tanıştır bizi eminim sen ne kadar güzelsen o da o kadar yakışıklıdır.
İzay : belki bir gün tanıştırsınız .
Bartu bey : şey benimde gitmem gerek bir kaç işim var , İzay istersen seni ben bırakayım tarif edersin evini .
İzay : zahmet etmeseydiniz .
Bartu bey : yok benim için ufak bir şey sayılır hadi çıkalım .
Bade hanımlar ile vedalaşıp bulutların gizlediği geceye baktım yağmur yavaşlamıştı hastaneden çıkar çıkmaz yavaşladım şans eseri makyajım hiç akmamış çok iyi duruyordu arabaya geldiğimiz de sessizce bindik susuyorduk konuşucak hiçbir şey yoktu..
Bartu bey : izay neden orda yengeme erkek arkadaşın olmadığını söyledin .
İzay : çünkü yok Bartu bey .
Bartu bey : o yakınlaştığın adam kimdi o zaman izay ?
İzay : özel hayatımın sizi ilgilendireceğini düşünmüyorum Bartu bey ama madem merak ediyorsun kendisi uzun yıllardır tanıdığım bir arkadaşım .
Bartu bey : şirket dışı bey muhabbetini bıraksak mı ?
İzay : bence resmi olsak daha iyi .
Bartu bey : pekala İzay hanım evinizin adresini rica edeyim .
İzay : Hanımlar caddesini biliyor musunuz ?
Bartu bey : evet biliyorum .
İzay : oraya gidelim bakkalın olduğu sokaktan ilk sola dönücez .
Bartu bey : tamam , aslında yolumun üzeri oluyor .
İzay : o zaman iyi .
Radyo da Cem Adrian - Ben seni çok sevdim şarkısı çalmaya başladı içimden sözleri mırıldanarak eşlik ettim sonunda evime getiren patronlarımdan biri olan Bartu 'ya döndüm inat olsun diye yapıyordum özel hayatım ile neden ilgileniyordu sonunda evime geldiğimde çöken kızıl göğe baktım arabadan yavaş adımlar ile indim .
Bartu : İzay..
İzay : efendim ?
Bartu : kendine dikkat et olur mu ?
İzay : elbette sizde ,teşekkür ederim.
Bartu : rica ederim iyi akşamlar .
İzay : iyi akşamlar .
Binaya doğru adımlarım yöneldi annemleri özlediğimi fark ettim birden bire arasam fena olmazdı Oğuz acaba evde miydi ? Anahtarı yuvasına sokup içeri girdiğim de içeri karanlık duruyordu perdeler çekiliydi ışıkları yakarak ilerlemeye başladım arkamdan gelen adım sesleri ve ışıkların sönüşünden korkarak ağır ağır döndüm oğuz'un bedenine çarpınca afalladım demek evdeydi .
Oğuz : senin yüzünden elektrik faturası çok gelicek .
İzay : ortak ödemelerimiz var diğil mi canım ikizim neyse evde olduğunu görmek güzel hadi annemleri arayalım .
Oğuz : ben bayadır aramayı unutuyorum ya.
İzay : senden farklı değilim gel buraya.
Onu çekip koltuğa oturttum yanına oturup telefonu açtım annemleri görüntülü ar
ayarak telefonu sehpa'nın üzerinde sabitledim annemle babam beraber açınca durduk .