Aldatıldım

1017 Words
Bütün sinirim Nur' dan çıkmıştı ama sinirim aslen ona değil patronaydı. Üç kuruş para için neler çektim ben az önce. Tabi kendi hakkımı da orada bırakacak değildim. Hemen komodinin üzerindeki parayı aldım ve Furkan ile buluşmak üzere hızlıca müzikholden çıkmaya yeltendim. Kapıda patronla karşılaştım. O esnada parayı çantama koyarken gördü. Onun gözünden de hiçbir şey kaçmaz özellikle de para. "Cemre Hanım, çok çırpındınız ama bakıyorum da parayı cukkaladınız hemen." "Pislik herif." Sinirim hiç azalmamıştı. Arabama onu söverek bindim ve arabayı kullanırken de sövmeye devam ediyordum. Furkan' ın yanına gideceğim için üstüme başıma dikkat ettim. Makyajımı daha sade yaptım. Kimse beni tanımaz umarım diye de içimden fısıltılar yağdırıyordum. Meydandaki cafe de buluştuk. Deri ceket giymiş ve vücuduna pek bir yakışmıştı. Onu çok özlediğimden gördüğüm an sıkıca sarıldım. Bu sarılış sabah yaşadığım travmayı bana unutturmuştu. Efsane parfümüyle beni benden alıyordu. Ses tonu o kadar huzur vericiydi ki anlatamam. Gözleri derya deniz misaliydi. İşte bu adamla evliliği düşünmek muazzam bir şeydi. "Eee küçük hanım nasıl geçti gününüz?" "Sıradan iş günüydü. Öğle vaktine kadar çalıştım patron bana erkenden çıkmama müsade etti." "Ne kadar iyi patronun var öyle ben izin alabilmek için akla karayı seçtim resmen." Ah Furkancığım bir bilsem ben bu gün neler çektim diye. Anlatamıyorum ki. Seni kaybetmekten çok korkuyorum. Merak etme şu borcumu ödiyeyim patrona bu işi bırakıp güzel bir işe gireceğim. Furkan beni sekreter olarak biliyordu. Bu yüzden iş yerime gelmiyor ve bana da çok güveniyordu. Başta ona genelevde çalıştığımı söyleseydim asla benimle birlikte olmazdı ki. Kim sevgilisinin bir s*x işçisi olmasını isterdi. Tabi bunu isteyenlere biz gavat diyoruz ama Furkanım öyle biri değildi. Tam bir küçük kızların hayallerindeki baba adayıydı. "Öyledir canım patronum. Çok iyi biridir." Furkan ile meydanda oturduktan sonra güzel bir yürüyüşe çıktık. O sırada Furkan' daki değişikliğin yani durgunluğun sebebini sordum. Tuhaf gözüküyordu. "İyi misin? Sanki canın bir şeye sıkılmış gibi." "Aslında evet Cemre. Sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Benim yüklü miktarda paraya ihtiyacım var ama bunu senden istemem ayıp olur diye düşündüm." "Senin canın sağolsun. Nakit param yok ama altın bozup verebilirim. Ne kadar lazım ki?" Utanmaya başladığını yüzünün kızarmasından anlamıştım. Bana yabancı gibi davranması bir hayli üzmüştü beni. "Şey, elli bin tl versen yeterli." Miktarın bu derece fazla olması beni düşündürmüştü. Normalde böyle bir şeyi sormazdım ama bunu sormazsam meraktan çatlardım. "Vereyim aşkım ama bu kadar büyük parayı ne yapacaksın?" "Borcum var birine ve ödemekte sıkıntı çekiyorum. İnan ciddi bir mesele olmasa sana konuyu bile açmazdım. Hani arabayı çarptım dedim ya sana dün. İşte ondan masraf çıktı biraz. Bende borç aldım ama adama lazım olmuş para...." "Tamam Furkan bu kadar detay vermene gerek yok ben parayı yarın veririm sana." "Yarın olmaz aşkım şimdi lazım hadi kırma beni." Onunla buluşmanın keyfini çıkaramadan eve gitmek zoruma gitti ama bu onu çokta etkilememiş gibiydi. Sanırım borcu ciddiydi o yüzden olmalı ama bana söyledikleri yalan gibi de hissettiriyordu. “Tamam Furkan ama bu buluşmayı saymıyorum yarın tekrar buluşacağız tamam mı?” “Tamam aşkım sen yeter ki iste.” Benim yarın Furkan ile buluşabilmem için yine çok çalışıp patronun gözüne girmem gerekecekti. İçimdeki kurt beni tırmalıyordu sanki. Sevdiğim adama güvenim sonsuzdu ama beni şüphelendirecek hareketler yapıyordu. Zaten ben işteyken kırk defa arayan Furkan gitmiş yerine beni umursamayan bir adam gelmişti. Bir gariplik olduğunu önceden seziyordum bu da balla kaymağı oldu diyelim. Eve gittim ve altınları alıp bir kuyumcuda tarttırdım. Tamı tamına yirmi gram gelmişti. Altını bozmadan verecektim. Çünkü benim ayrı bir eve çıkmam gerekiyor. Nur ile beraber bir evde yaşamak çok güzel ama bazen özel hayatımızı kısıtlamak zorunda kalıyorduk. Ev, Nur’ undu zaten. Ben ona kira veriyordum. Asla gitmem için bir şey hissettirmedi ama ben rahat edemiyordum. Bu yüzden paraya ihtiyacım vardı. Kiraya çıkmak değil de bir ev sahibi olmak şu andaki en büyük hayalimdi. Bundan ötürü Furkan’ a borç veriyordum. Borç olduğunu ona söylemedim ama bu kadar büyük mevlayı da bir insan hibbe edemez diye düşünüyordur. Kuyumcudan çıkıp Furkan ile buluştum. Gramları teslim ettikten sonra onu gizlice takip edip nereye gideceğini merak ettim. Bir köşeden döner gibi yaptım fakat orada pusuya yatmıştım. Vicdanım sızlıyordu ona güvenmiyormuşum gibi davranıyordum ama benimki sadece merak diye vicdanımı susturmaya çalışıyordum. Yanına bir kız geldi. Gördüklerim şakadır diye düşünüyordum. Biraz daha yakınlaştım. Kızla önce sarıldılar ve Furkan kızın beline tutup onu kuyumcuya götürdü. Belki arabasını çarptığı kişi kızdır. Bence de kızdır yoksa Furkan mümkün değil beni aldatmaz. O öyle bir insan değil. Aldatma kelimesini kendime hiç yakıştıramadım. Ben aldatıldım mı acaba? Biraz daha bekledim. Kuyumcudan çıkınca ayrı yerlere gidiyorlarsa aldatmıyordur diye düşündüm ama madem öyle neden tanımadığı kıza sarılıp belinden tutup kuyumcuya girsin ki? Telefonum çaldı. Arayan Nur. Şu an bakamam diyip telefonu sessize aldım. Kuyumcudan çıktılar. Eli yine kızın belindeydi. Kız parmağındaki yüzüğe bakıp Furkan’ a sarıldı. Ne yani benim verdiğim parayla kıza yüzük mü almış? Ah benim salak kafam. Tam o esnada yanlarına gidesim geldi fakat kendimi zor tuttum. Bakalım yarın bana ne açıklamada bulunacaktı. Arabaya doğru koştum. Binince hemen kapıları kilitledim. Kendimi çok savunmasız hissediyordum. Ağlamaya başladım. Arabesk kadını olma zamanı gelmişti. Açtım ordan bir Ferdi şarkısı. Ağladıkça ağlayasım geliyordu. Sosyal medya hesabına girdim. Takip ettiği kızlara baktım. Bu kuzeni bu akrabası diye diye aşağıya inince kız kalmamıştı. Yani bana yalan söylemişti zaten bir insanın bu kadar çok teyze kızı olamazdı değil mi. Saf Cemre. Sen de söylediği her söze nasıl böyle inanmışsın ya. Tam telefonu kapatacakken biyografisinde B harfi olduğunu gördüm. Takip ettiklerinden b harfiyle başlayan kızlara bakacaktım ki sadece bir tane vardı. Adı Burcu. Hesabı gizliydi ama profil fotoğrafına bakınca bu gördüğüm az önce kuyumcunun önündeki kızdı. Güzel kızmış. Kızım bir suçu yoktu sonuçta belki de benden haberi bile yoktu. Beni sevmemiş ki zaten neden haberi olsun? Param için benimleymiş. Bu daha da derinden yaraladı beni. Ulan ben bu çirkin dünyada ona çok temiz ve saf duygular beslemiştim. Hak etmemiş beni. Ben de çok iyi biri değildim ama ona gerçekten iyiydim. Sevilecek biri değilimdir belki ondan böyle bir şey yapmıştır. Beni kim niye sevsin ki? İşte anca böyle param için severler. O parada temiz bir para değil. Ben erkek olsam ben de beni sevmezdim. Nur’ u aradım. Sesi çok enerjikti onun canını sıkmak istemedim. Bir şey olmamış gibi konuştum. Eve erken gelip sohbet etmeyi özlediğimi söyledim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD