Yalanlar ve Hayatlar

735 Words
4 ~ Yalanlar ve Hayatlar Şaşkınlık… Vücuduma bir ok gibi saplandı. Ne diyecektim? Yalan mı söylüyordu? Biz evlenmiş olamazdık. “ Ne?” Kendimi geri çektim. Babam öfkeyle elindeki cüzdanı bana doğru fırlatıp bardan uzaklaştı. Dışarıda bizi bekleyen Sarp’ın yanına gidip konuşmaya başladı. Çınar’a döndüm. “ Sen ciddi misin? Bu nasıl mümkün olabilir?” Bakışları bir anda koyulaştı. Dibimden bir an olsun ayrılmadı. Arada sırada Sarp’a bakıyordum. Ondan korkuyordum işte. “ Evet karıcığım… Biz evlendik ya. Hatırlamıyor musun yoksa?” Bizi duyduklarını düşünüyordu belki de. Evlenseydik hatırlamaz mıydım? Tamam o gün sarhoştum ama bu kadar önemli bir şeyi yaptığımızı da unutmazdım. Ayrıca tanımadığım bir adamla neden evlenmiş olabilirdim ki? “ Anlamıyorum… Evlenmiş olamayız. Hatırlamıyorum.” Sarp yüzü kaskatı kesilmiş bir halde bize doğru hızla yürümeye başladı. Çınar fark ettiği an kolumdan tutup arkasına çekti. “ Hayır! Evlenmiş olamazsınız! Ben evlenecektim. Alara benim hakkımdı.” Midem bulandı. Ne kadar kolay hakkımdı falan diyebiliyordu? Hak iddia etmek bu kadar kolay mıydı? “ Kes sesini! Karım hakkında doğru konuş. Ayrıca o her şeyden önce bir kadın. Sen istediğin gibi bir kadına malınmış gibi davranamazsın.” En azından düşünceli bir adamdı. Babamda zerre adamlık yoktu. Sarp’ı konuşmak bile gereksizdi. İkiside beş para etmeyen adamlardı. İçimdeki kız çocuğu babasına koşsada aklım engel oldu. Bu sefer değil dedi. Hakkımda bu denli iğrenç konuşan bir adam babam olamazdı. Arkadan adım sesleri geldiği vakit Hasan’ı gördüm. Yanımıza gelip kolunu koluma değdirdi. Çınar’ın kulağına bir şeyler fısıldadı. “ Tamam, Hasan. Sağol. Güvenlikleri buraya yönlendir lütfen.” Hasan kafasını sallayıp yanımızdan ayrıldı. Babam Sarp’ın arkasından gelip koluma yapıştı. Yüzümü ekşitip geriye doğru çekmeye çalıştım. “ Asaf bitti bu adam mı başladı? Başkalarının altına mı yatacaksın? Bir de gelmiş Sarp’ı suçluyor. Yarından tez yok boşanıp Sarp ile evleneceksin. Başımı yere eğdirmenden bıktım, usandım artık.” Kolum acıyordu. Acıyla inledim. “ Baba! Bırak… Canımı yakıyorsun. Seninle gelmeyeceğim. Reşitim ve beni istemediğim bir şey uğruna zorlayamazsın.” Aslında zorlardı. Hem de o kadar kolay bir şekilde yapardı ki bunu… “ Atın bu adamları dışarı!” Korumalar yanımıza ne ara gelmişti? Babamın ve Sarp’ın kolundan tuttukları gibi dışarıya çıkarmaya başladılar. “ Benden kurtulamazsın! Kurtulduğunu sanacak kadar aptal olma, Alara!” Sarp son sözlerini sıraladı. Göz önünden kayboluşlarını izledim. Bakışlarım Çınar’a döndü. Onu tanımıyordum. Biz nasıl evli olabilirdik. “ Korkma. Evli değiliz. En azından şimdilik.” Kaşlarım çatıldı. “ Şimdilik derken?” Omuz silkti. “ Ne anladıysan o. İnanmaları için sahte belge düzenledim. Hasan anlattı. O adamla evlenmene göz yumamam. Sana bir teklif sunacağım ama ilk önce benimle birlikte hastaneye geleceksin.” Yerimde gerindim. “ Anlamadım? Ne hastanesi?” Sıkıntıyla nefes verip telefonuna baktı. Saate bakıyor gibiydi. “ Kızım hastanede. Onu görmem gerekiyor ama seni de yalnız başına bırakamam. O yüzden benimle geleceksin ve biz konuşacağız.” Burada kalmaktansa onunla gitmek daha mantıklıydı. Parmağımı yüzüne doğru salladım. “ Sakın bana yalan söylemeye kalkma. Şu evlilik meselesini de anlatacaksın. Tanımadığım bir adamın yanındayım ya şaka gibi!” Yüz ifadesi değiştiğinde düşündüğü şeyi anladım. “ Sakın ima etme. Gidelim nereye gidiyorsak.” O önde ben arkada beraber arabaya doğru yürüdük. Onu beklemeden bindim. Sinirliydim ve bence haklıydım. Boş yere sinirimi bozuyordu. Arabaya bindik. Birkaç dakika geçtikten sonra telefonu çaldı. Bakmak istemesem de bakmıştım artık. Ekranda Nil yazıyordu. Bakışlarım yüz çehresini buldu. Sevgilisi miydi bu kız? Sevgilisi olan birisiyle saçma bir duruma düşmek istemezdim. Çınar telefonu meşgule attı. Yola devam etti ama kısa bir süre sonra gene çalmaya başladı. Bu sefer sinirle açıp sesi hoparlöre verdi. “ Ne var Nil! Arayıp duruyorsun. Müsait olsam açardım.” Çok kırıcı konuşuyordu. Konuştuğu kadını tanımıyordum ama yakınım olsaydı fena kavga çıkartmıştım. Aslında ciddi anlamda salaktım. O kadar içmenin ne anlamı vardı ki… Üstüne saçmalamıştım bildiğin. Adam kim bilir ne düşünmüştü hakkımda. Ben olsam ben de iyi düşünmezdim. “Abi önemli olmasaydı aramazdım. Konu Başak.” Demek ki insanlar hakkında boş teorilerde bulunmak kötü bir fikirmiş. Başak kimdi bilmiyorum ama içimden bir ses kızı olduğunu söylüyordu. “ Başak iyi mi?” Araba ani bir frenle durdu. Kafamı az daha ön tarafa vuruyordum ancak Çınar yetişerek elini çarpmamam için torpidoya koymuştu. “ İyi ama seni istiyor. Biz sakinleştiremedik. Bugün hastaneden çıktık biz. Seni aradım ama açmadın. Ben de eve getirttim. Zapt edemiyoruz abi. Babam gelsin diyor sadece.” Onu ilk kez çaresiz gördüm. Buğulu gözleri beni buldu. Kızım hasta demişti. “ Tamam geliyoruz.” Beni de kastetmesiyle vücudum gerildi. “ Misafirin mi var abi?” Nil meraklıydı ama merakındada haklıydı. “ Misafir mi değil mi onu zaman gösterecek.”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD