DİLA ''O dairede tek başına duramazsın, bende geleceğim!'' dedi Bihar abla, hiç bir şeyi umursamadan beni kendine çekti. ''Bihar abla...'' diye fısıldadım yüzüne bakarak. ''Benim yüzümden sana zarar gelirse, kendimi asla affetmem!'' Hızlı nefesler alıp verdi, gözlerindeki kararlılık beni ürküttü. Beni korumak istiyordu fakat ona zarar gelirse ne yapardım? ''Sen bana, annenden kalan emanetsin!'' diye kızdı. ''Nasıl o çocuklar sana emanetse, sende benim için öylesin. Bende seninle geleceğim, korkma.'' kirpiklerim titrerken, elimle yüzümü kapattım. Başımı sağa sola hiddetle salladım, hayır, gelmesini istemiyordum. Bir yandan da çok korkuyordum, gerçekten bir yüzük için beni öldürmeyi mi düşünüyordu? O yüzük neden o kadar değerliydi? Sanki dünyada yüzük kalmamıştı, aynısını bir kez da

