"Deniz abi bende sana aşığım..." Sesim sanki boşluğa doğru gitmişti. Önce hiç bir şey söylemedi sonra bana döndü. "Çocuk değilsin artık Akel. Bak etrafında senden hoşlanan erkekler var. Ben senin birlikte olabileceğin biri değilim." "Ama neden?"
"Öncelikle bana hala abi diyorsun. Hemde ben senin abinin en yakın arkadaşıyım. Kendini daha iyi hissettiğine göre ben gidiyorum Akel. Bence de Alp'e şans vermelisin."
Kapı normal bir şekilde kapanmışken sanki ben yüzüme çarpılmış gibi hissettim. Ela'yla uzun uzun konuştuk yine Ela'ya abimin hislerini anlatsam bile "beni boşver şuan önemli olan sensin" diyordu. Bu yüzden benim tek ve en iyi dostum Ela'ydı. Ela bana "madem senin Alp'le olmanı istedi sende olacaksın." dedi ve hemen telefonu kapatıp Alp'i aramam gerektiğini söyledi.
Alp'i arayıp evime çağırdım. Hasta hasta dışarı çıkmayı gözüm yemedi. Alp geldiği sırada telefonum çaldı arayan Deniz abiydi. "Efendim Deniz abi?" "İlaçlarını aksatma iyileşmen için." "Tamam ben kapatıyorum Alp geldi de." "Tamam görüşürüz Akel."
Telefonu kapattım ardından Alp'e tekrardan "Hoşgeldin Alp kusura bakma hasta olduğum için ilaçları içmem için aramış." "Sana bu kadar sahip çıkmaları iyi bir şey öz abinden farksız gibi." "Öyle öz abimden farksız."
"Beni niye çağırdın?" "Artık sana bir cevap vermem gerektiğini fark ettim." "Gerçekten mi Akel? Peki cevabın ne?" "Seninle bir ilişkiye başlayacağım ancak her şeyin yavaş yavaş gitmesini istiyorum." "Sen nasıl istiyorsan o olsun Akel. Sen bana evet diyerek dünyaları verdin şuan."
Alp o günden sonra geceleri gidiyor gündüzleri geliyordu. Okula da beraber gidiyorduk. O gün yine okula beni götüreceğini biliyordum. Kapıyı açtığımda karşımda Deniz abi vardı. "İyileşmissin kontrol etmeye geldim." "İyileştim Deniz abi. Şimdi erkek arkadaşım aşağıda bekliyor izninle okula gitcem." "Gündüzleri sürekli buradaymış. Bende senin iyi olduğuna emin oldum."
"Gayet iyiyim. Ayrıca bu hafta sonu Ela'nın yanında durmak için Marmaris'e de onun yanında gideceğim." "Ela da mı evleniyor?" "Evet ikimizde artık kendi hayatlarımızla meşgul iki genç kızız." "Bende geleceğim marmarise." "Sen bilirsin."
Kapıya yöneldim ve kapının önüne çıktım. "Çocuk aşağıda beni bekliyor hadi Deniz abi." Kapımı çekip kilitledim.
Beraber indiğimizi gören Alp önce şaşırdı. "Deniz abide bana bakmaya gelmiş ama okula gidiyorum diyince öyle ayaküstü bir karşılaşma oldu. Hadi gidelim sevgilim."
Biz Alp'le arabaya bindik ve oda aynı okula gittiği için peşimizden geliyordu. Alp arabayı park etti indik beraber sarılarak fakülteye gittik.
Deniz Arsal'ın ağzından.
Onun benim üniversitemi kazandığını öğrendiğim o ilk an yıllardır yaşının küçüklüğü sebebiyle içime tıkıştırdığım duygular yeniden ortaya çıkmıştı. Akın'ın onu paylaştığı her fotoğrafta her geçen gün ona güzellik katıyordu. Benim gözümde ondan daha güzeli yoktu.
Onunla sevgili olamayacağımın her zaman farkındaydım. Sebebi ise Akın'dı kendisi Ela'ya çocukluktan belli aşıktı ve sürekli yaşının küçük olduğunu söylüyordu. Onu unutmak için milyon tane kızla gezmiştir ama yıllar Akın'ın Ela aşkını elinden alamamıştı. Kendisi Ela'yı her ne kadar çok sevse de kardeşiyle aynı yaşta olduğu için uzak duruyordu. Bana da her zaman diyordu. "Akel seninde kardeşin eğer bizim arkadaş ortamımızdan biri Akel'e sarkıntılık yaparsa onu dövüyoruz."
Arkadaş grubundan birisinin bile bakmasını istemeyen Akın benim kardeşiyle olmama hiç bir zaman izin vermeyecekti. Bu yüzden taşındıktan sonra da Akel'i iyice kalbime gömmeye çalıştım. Akın'da biliyordu aslında aşık olduğunda gönlüne laf geçiremediğini ama ben bunu yaptığım an hem Akel'i hemde Akın'ı kaybedecektim.
İstanbul'a geldiği ilk gün bana küçükken hep büyüyünce senin gibi birine aşık olmak isterdim demesi içimde kocaman bir ışık yakmış olsa da sabahında Akın'ın aramızda bir şey olmaması için ikimizide şakayla karışık uyarması beni kendime getirdi. Akel'den uzaklaşmaya çalıştıkça kendimi onun çok daha yakınında olmaya başladığımı fark ettim.
Ve en sonunda Akel beni öptü. Önce sarhoş olduğu için yaptığını sandım istemsizce öpüşüne karşılık vermiştim. Sonra kendimden kaçmak için ondan kaçtım. Fark etmişti bu kaçışlarımı ama hasta olmuştu burada kimsesi yoktu ilgilenmeye gittim.
Son bir kaç haftada yanımdayken giydiği etekler bile onun o çocukluğunda ki vücudundan çok daha fazla geliştiğini gösterirken. Hasta olduğu için üzerini soyduğumda onunla bir kez daha yüzleştim. Önceden onun güzelliği etkilerdi şimdi cinsel duygularımı da etkiliyordu. Banyodan sonra ona çorba hazırladım çorbasını içirirken kirlenen dudaklarını öpmek istedim ama bir güç beni tutuyordu.
Çorba bittikten sonra kirlettiklerimi temizledim Akel'in yanına gittim. Abisinin ona hastayken sımsıkı sarıldığını annesininde benim gibi çorba yapıp banyo yaptırdığını söyledi. Onunla uyumak istedim. İlk defa onunla uyuyacaktım ayağa kalktım yatağın içine girişime şaşkınca bakınca. "Bakma öyle annenin yaptıkları yaptım abinin yaptığını yapamayacak birine mi benziyorum?"
Kollarımı açar açmaz sokuldu. Teni hasta olduğu için biraz sıcaktı. Ona deliler gibi aşıktım. Kollarımın arasında bütün sevimli haliyle uyuyordu. Uzun zamandır gözüme doğru dürüst uyku girmiyordu. Bu yüzden bende uyuya kalmıştım.
Yanağımda hissettiğim dudaklar beni uyandırmıştı. Bu sefer kaçıp gitmek istemediğim için ne olduğunu sordum. Oda teşekkür öpücüğü olduğunu söyledi. Yanağımdaki öpücüğüne elim gidip "Rica ederim." dedim.
Bana ondan neden kaçtığımı sordu. Kendimce söylediğim bahanelerin ardından ne zaman ona sorarak bir şeyler için karar alacağımı sordu. Ona ufaklık demeyi çok seviyordum ama onu demeyi de kesmiştim. Şimdi de ondan uzak duruyor oluşuma da kızmıştı. Haklıydı telefonu çaldı. Ekranda yine okuldaki o çocuğun ismini gördüm Akel'e fazla yakın olan o çocuk. Kesinlikle Akel'e karşı bir şeyler hissediyordu. Eğer öyle bir şey varsa Akın'la konuşup bu çocuğu Akel'in etrafından uzaklaştıracaktım.
Akel kısa süren telefonun ardından ne istediğini sordum ve bana, onun Akel'e hisleri olduğunu söyledi. Ortaya Akın'ı attığımda ise Akın'ın Alp'i desteklediğini duyunca anladım ki Akın. Akel'in benle olmasındansa Alp'le olmasına tamamdı. Kendimi elleri kolları bağlanmış hissettim.
Canım yanıyordu Akel elbet bir gün onu kabul edecekti. Ağlamak üzere olduğum için içeri geçtim. İçerde ağlıyordum ki yanıma Akel geldi. Ağladığımı fark edince sordu ama bir şey olmadığını söyledim.
Film açtı. Geçen gittiğimiz kafede de Benim küçük sevgilim şarkısını istemişti canlı müzikte. Şarkının içinde Akel'i bulmuştum. Her ne kadar sevgilim olmasada o benim küçük sevgilimdi. Filmde kız ve erkek birbirine basbaya aşıkken kız başka bir erkekle sevgili oluyordu. Hatta o erkek kızın yazmakta tıkandığı için çıplak şekilde yazmasını öneriyordu. Sonra esas oğlan eve yaptığı bir baskın sonrası çıplak yazmaması gerektiğini anlıyordu. Film komik olsa da içine dokunan yerleri vardı. Filmin sonunda çift mutlu oluyordu.
Akel'e baktığımda ağlıyordu. Abisi gibi benimde duygusuz olduğumu söylüyordu. Meğersem Ela'da Akın gibi yıllardır aşıkmış ama Akın'ın etrafında ki kadınlar onun bu aşka olan inancını yitirip nefret beslemesine sebep olmuş. Asıl üzücü olan Ela'ya görücü gidiyor oluşuydu. Ben eğer kankamı tanıyorsam o evliliğe bir şekilde engel olacaktı. İkisinin yıllarca Akın'ın kıskandırmak için o kadar kızla birlikte olduğunu söyleyip anlamamış olduklarını söylediğim için yastık fırlattı. Hasta olduğu için savaşmayacaktım ama o ısrarcı bir şekilde ikinci yastığı fırlattı. "Oo bizim ufaklık iyileşmiş meydan okuyor." Elime yastığı alıp kalktığımda haksızlık dedi.
Küçükken Akel Akın'ı hep sinir ederdi. Akın yastığı eline alınca ben silahsızım haksızlık derdi. Akın ona yastık atar ve kendi elinde ki yastıkla Akel'i pişman ederdi. Bende aynısını yaptım beraber yaptığımız yastık savaşının ardından kazanan ben olmuştum çünkü Akel kendini koltuğa bırakmıştı.
Bir an için korkup üzerine eğilince elim bacaklarındaydı. O an bana "Deniz abi bende sana aşığım..." Ortam bir anda bütün neşesini kaybetmişti kalbim Bende sana aşığım desede Akın gerçeği yine karşımdaydı. Ona bizden olmayacağını söyledim ısrarcı bir şekilde nedenini sordu. Abisi olduğumu asla olamayacağımızı söyledim. Kapıya yönelirkende bir anda "Bence sen Alp'e şans vermelisin." dedim bu dediğime çok pişman olsamda artık demiştim. Hem belkide bu benim ondan vazgeçmem için bir sebebi daha ortaya koyardı.
Aradan bir kaç saat geçince kesin ilaçlarını unuturdu. Onu söylemek için aradığımda aceleci bir tavırla telefonu kapatmaya çalıştı. Zaten sonra da sebebinin Alp olduğunu öğrenmiştim. Alp oradaymış.
Teklifini kabul etmişti. Nerden mi biliyordum? Biraz sonra Akın aradı ve Alp'i tanıyıp tanımadığımı sordu. O gittiğimiz partide olduğunu Akel'e daha o zamandan yakın olduğunu söyledim. "Ara ara Alp'e gözük sahipsiz sanıp kızımıza zarar vermesin" dedi. "Ha bence haberin yok çünkü bana da Akel söyledi. Ela'ya iki hafta sonra görücü geliyormuş." Akın'ın sesi titredi "Ben zaten sana daha en başında demiştim. Ela ve benden olmaz diye. Artık Akel'in en yakın arkadaşı olduğu için her yaşadığına şahit olurum."
"İnsanlar yaşattığını yaşar." "O ne demek kardeşim." "Geçmişte çok kızın canını yaktın acısı çıkıyordur onu diyorum." "Haklısın sen benim gibi olmadın bak mükemmel hayatın var."
Değil mi az önce yıllardır aşık olduğum kız bana aşık olduğunu söyledi bende senin için o kıza git başkasıyla ol dedim.
Bir hafta sonra beni Akın aradı. "Bu çocuk bak Akel'in evinden çıkmıyor. Bir kontrol et sevgililer falan istediklerini yapabilirler de çocuk cahilse falan korunmazlar bir şey olur kardeşim üzülmesin." "Tamam ben şimdi okula giderken uğrarım. Hem Akel'i de okula götürmüş olurum."
Kapıyı çaldığımda yüzü değişti beni beklemiyordu. Kapısında iyileşmişsin falan diyerek saçmalıyordum. Oda birazdan erkek arkadaşının geleceğini söyledi. Güvenliğe sormuştum her gün gündüz geliyormuş geceleri gidiyormuş. Hiç Akel'de kaldığı olmamış. Gerçi herkes gece sevişecek diye bir kural yoktu. Eve baktığımda ondan eşyalar yoktu. Demekki gerçekten sadece geliyor gidiyordu. Saye'ye de kontrol etmeye geldim diyince baktın hadi çık falan yaptı aşağı indiğimizde o bekliyordu.
Selamlaştıktan sonra onlar arabaya bindiler bende arka arabaya. Bana haftaya Ela'nın yanında durmak için Marmaris'e gittiğinde Alp'i de götüreceğini söyleyince kıskançlıkla bende geliyorum demiştim. Sonra Akın'ı aradım olanları anlattım. Haberim var beraber geleceklerinden dedi. Bende geleyim mi hem Marmaris'i de özledim falan diyince Akın çağırdı.
Bakalım orada ikisinin yakınlığına daha fazla maruz kalınca ne olacaktı?