Newburry’e geldiğimizde aldığımız ilk haberler iç karartıcıydı. Kuzey tamamen Charles’ın kontrolüne geçmişti. Önce Ardenia, ardından Yveris… Şehirlerin tek tek düştüğünü izliyorduk. Ama en kötüsü, halkın artık Charles’ı bir kurtarıcı olarak görmeye başlamasıydı. Halkın isyanı, onun safına geçti. Çaresizlik, her geçen gün sarayın duvarlarını biraz daha sıkıştırıyordu. Benim sarayım. Benim halkım artık beni istemiyordu. “James..” Bu ses eşime aitti. “Elara uyudu sonunda.” Uzun siyah elbisesinin etekleri hızla sallanıyordu. Kaşları çatılmıştı, gözleri öfkeyle yanıyordu. Herşeye rağmen yüzünde ki gülümsemeyi kaybetmemesine hayrandım. Nasıl beceriyordu bunu bilmiyordum. Yine de gülümsemesinin ardında ki gülümsemeyi saklayamıyordu. Gözlerinin altında bulunan hafif morluklar, son günlerde uykusu

