Bölüm 47: Sarayın Gizli Bahçesi

2224 Words

Bir insan, ne kadar acı çeker, ne kadar yıkılırsa, o kadar çok gülümsermiş. Derler ki, kahkahalar en derin yaraları saklar; ne kadar neşe saçıyorsa bir insan, içindeki fırtına o kadar şiddetlidir. İç dünyası alt üst olmuş biri, önce başkalarının kasırgasını dindirmeye çalışır. Çünkü umudu vardır; belki bir gün biri de gelir, onun fırtınasına çözüm olur diye bekler. Ama bazen... O beklediği "biri" asla gelmez. Ve insan, sessizce kendi fırtınasında kaybolur. Benim beklediğim kişi, şu an karşımda sessizce kahvaltı yapan kadındı. Onun varlığı, korkularımın ve hüznümün ortasında, kendi içimde verdiğim bu savaşta bana bir soluk olmuştu. Augusta, benim karanlık tünelimin sonunda parlayan umut ışığıydı. Gözleriyle bile her şeyi güzelleştirebilen bu kadın, içimdeki kaosu bir an olsun durdurabiliyo

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD