Her şey bir anda olmadı. Charles’ın sessizliği, aramızdaki buzun kırılacağı günü bekleyen bir fırtına gibiydi. Başta, onun öfkesinin bu kadar derin olduğunu anlamadım. Büyük bir ihtimal anlamamazlıktan geldim. Belki de kardeşliğimizin bizi bir noktada durduracağını sandım. Ama yanıldığımın farkına varmak beni çok zor bir durumda bırakmıştı. O yalnızca krallığımı değil, beni de yerle bir etmeye yemin etmişti. Her geçen gün daha fazla zorlanıyordum. Charles beni yok etmeye and içerek her geçen gün daha güçleniyor, her geçen gün daha fazla bizi sona yaklaştırıyordu. Charles ve Marie Anne... Birbirlerini bulmaları başlı başına bir felaket olmasının yanı sıra birbirlerine destek oldukları her saniye benim için sonuma doğru atılmış bir adım demekti. Marie Anne’in zekâsı ve acımasızlığı Charles’

