1. Bölüm: Lily Enderson
Zamanın nasıl da hızlı geçtiğini hiç düşündünüz mü? Biz zamanlar küçücük, annenizin karnına sığacak kadar minikken, bir zamanlar masaların, yatakların altına sığarken, bir anda kocaman oluveriyorsunuz. Ebeveynleriniz gençken sanki bir anda yaşlanıyor.
Bir anda kafanızda farkındalık yaratıyor, 'Ben kocaman olmuşum' gibi. Bana da aynısı oldu. Ben Lily Enderson. Minik bir kasabada yaşıyorduk. Annem, babam, ben ve kardeşim Helen. Neredeysr hayatımdan memnunum diyebilirim. Arkadaşlarımız, komşularımız, ailem, herkes.
Ama bu mutluluk bir yere kadar sürdü. Bir gün annem babamı işte bir kadınla gördü. Nasıl manzara, bilmiyorum. Sadece salonda tartıştıklarını duyuyorduk. Babam 'yanlış anladın' diyor, annemse boşanmakta ısrar ediyordu.
Sanki zaman o anda değişti. Annemle babam boşandı. Annem eşyalarımızı topladı ve şehire taşınacağımızı söyledi. Babamı sevdiğim için onunla kalmak istiyordum, kararsızdım. Ama daha biz gitmeden o kadını eve çağırması, biz eşyaları yüklerken burbirleriyle cilveleşmeleri babama olan sevgimi tamamen söndürdü. Ben kaldırabilirim, daha 17 yaşındayım. Ama kardeşim 14 yaşında bir çocuk. Annemse… beyin kanseri ilaçlarıyla ayakta kalıyordu. Babamın da haberi yok tabi, gerçek yüzünü görmüş olduk.
Arabaya binip gittik. Nereye gideceğimizi ve ne yapacağımızı bilmiyordum. Akşam akşam bir evin önüne geldik. Annem zile bastığında teyzem açtı. Teyzem şehirde mi kalıyordu? Annemle konuştular biraz. Annem durumu anlatınca teyzem üzüldü tabi. Burada kalmamıza izin verdi. Biz kuzenlerimle, annem de salonda kaldı. Zamanla annem teyzemin yardımıyla işe girip çalıştı. Ben ve kardeşim de yeni okul kaydı için başvuru kağıtlarımızı hazırladık. Babam belki bizi umursamıyordu. Ama büyük bir servet kaybettiğini de bilmiyordu. Bir an önce büyüyüp güçlü olup babama gününü göstermeyi planlıyordum. Şimdi karşımda lise ve üniversite vardı. Yapabilirdim tabi. Ben yapmayacağım da kim yapacak?